T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 İlk d…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde operatörü ile birlikte lastikli kepçe çalışması hizmeti verdiğini, ilgili hizmet ilişkisinin gereği olarak 06/08/2024 tarihli, ... nolu, 238.000,00 TL Bedelli Fatura düzenlendiğini; ancak davalı tarafça ilgili fatura bedelinin ödenmediğini, bunun akabinde ilgili şirket yetkililerinin hizmet bedelinin ödeneceğini söyleyerek ... Bankası/... Şubesi'ne ait 238.000,00TL bedelli çeki verdiğini, sonrasında ise ödeme yapılacağını söyleyerek ibraz edilmemesini istediklerini; müvekkilinin de davalı yanın ticaretinin bozulmaması için iyiniyetli bir şekilde bankaya ibraz etmediğini, ancak neticesinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun akabinde taraflarınca .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile faturaya ve yazılı delil başlangıcı niteliğine gelen 238.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının haksız ve kötüniyetle yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı yana ait taşınır, taşınmaz malvarlığı ile 3. kişiler nezdinde bulunan hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi 13/01/2026 tarihli ara kararında; ihtiyati haciz kararı için muaccel bir para borcu olması gerektiğini, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği, salt faturanın bulunmasının muaccel bir alacağın olduğu anlamına gelmediği, bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2024 yılında konkordato talebinde bulunduğunu; ayrıca hakkında başlatılmış birçok icra takibi ve bu takiplerden kaynaklanan hacizler bulunduğunu, bu hususlara ilişkin delillerinin dilekçeleri ekinde sunulduğunu, talep edilmiş olan alacakla ilgili olarak fatura yanında çek de sunulduğunu, ayrıca ilk derece mahkemesince tarafların bağlı olduğu Vergi Dairesi Başkanlıkları'na müzekkere yazılarak BA-BS formları talep edilmiş olup gelen cevabi yazılardan 2024 yılının BA-BS formlarının birbirini doğruladığı, davalı şirketin müvekkilden hizmet alımını yaptığının aşikar olduğunu, dosyaya sundukları çek, fatura, BA-BS formlarının müvekkilinin alacağı olduğu konusunda ispat sağladığını, ihtiyati haciz kararı verilmemesi durumunda müvekkilinin alacağına kavuşamama ihtimalinin son derece yüksek bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, faturanın ve ibraz süre geçmiş çekin rehinle temin edilmemiş ve muaccel bir alacak bulunduğu konusunda yaklaşık ispata yeterli olmamasına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyasında verilen 13/01/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.02/04/2026 ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.