3. Ceza Dairesi 2022/5041 E. , 2024/11755 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2077 E., 2020/424 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma,kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ve reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2018/2077 Esas, 2020/424 sayılı Kararının sanık, sanık müdafi ve ÖSYM vekili tarafından temyizi üz…
**3. Ceza Dairesi 2022/5041 E. , 2024/11755 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2077 E., 2020/424 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma,kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi ve reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2018/2077 Esas, 2020/424 sayılı Kararının sanık, sanık müdafi ve ÖSYM vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararların; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince katılan ... vekilinin itirazı hususunda bir karar verildiği anlaşılmakla, temyiz incelemesine yer olmadığına, anılan suçlar ve temyiz istemleri yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 2.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı; cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesince verilen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ... müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2018 tarihli ve 2017/239 Esas, 2018/218 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyet kararı, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre beraatine karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2018/2077 Esas, 2020/424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Maliye Hazinesi vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik mahkumiyet kararına, ÖSYM vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine, Maliye Hazinesi vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2021 tarihli ve ÖSYM Başkanlığının nitelikli dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz talebine yönelik ek kararın onanması, sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık, ÖSYM Başkanlığının resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin temyiz taleplerine yönelik onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Teşdidin derecesinde hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiğine, 3.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 5.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 6.Sanığın örgüt içi katalog evliliği yapmadığına, 7.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararları; resmi belgede sahtecilik suçundan, atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Maliye Hazinesi vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik mahkumiyet kararına, ÖSYM vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının reddine, Maliye Hazinesi vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına, ÖSYM vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvuruları yönünden ise İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/1809 Esas, 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi; örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bilirkişi raporunda sanığın sınavdaki başarısının tesadüfi olamayacağına yönelik kuvvetli kanaat oluştuğunun belirtilmesi karşısında; ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca bilirkişi raporunu teyit eder başkaca delil, beyan veya bilgi bulunmadığı gibi bilirkişi raporunda sınav sorularının alındığına dair kesin kanaatin de bildirilmediği, sanığın asker olan eşinin aynı suç nedeniyle görevinden ihraç edilmiş olması sanık yönünden örgütsel faaliyet yahut suç delili olarak kabul edilemeyeceğine, dosya kapsamında sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü kuşkudan uzak, yeterli ve kesin delilin de bulunmadığı gözetilerek, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. ÖSYM vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan ve katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri Ön inceleme bölümünün 2 nci ve 3 üncü paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... vekili, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2018/2077 Esas, 2020/424 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.