(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6250 E. , 2012/26001 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6250 E. , 2012/26001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, 2009 yılı Ağustos, Eylül, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin davacı tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi gereğince haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, genel tatil ücreti, ücret alacağı ile fazla mesai ücreti istemiştir. Davalı vekili, davacının kendi rızasıyla işi bıraktığını, bu sebeple kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, ücretlerinin bir kısmının banka, bir kısmının da elden makbuz karşılığı ödendiğini, fazla çalışma, bayram, resmi tatil çalışması olmak üzere herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. 4857 sayılı Kanun'un 5754 sayılı Kanunla değişik 32. maddesinde, “çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli şartların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır. Somut olayda, davalı vekili, 13.08.2010 havale tarihli delillerine ilişkin dilekçenin 8 nolu bendinde “Fortisbank ..... Şubesinde bulunan davacıya ait .....TRL numaralı maaş hesap hareketlerini” delil olarak bildirmiş ve banka şubesinden celbi için 8,00 TL posta pulu ekli olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, söz konusu banka kayıtları celp edilmemiş, hesap bilirkişisi tarafından davalının ibraz ettiği makbuzlar dikkate alınarak ve makbuz karşılığı ödenen 500,00 TL mahsup edilerek, davacının ödenmeyen ücret alacağı hesaplanmıştır. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu banka hesap bilgilerinde 2009 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin bir kısım ödemeler yer almaktadır. Bu durumda, bilirkişiden ek rapor alınarak ve bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.