1. Hukuk Dairesi 2013/17158 E. , 2014/4081 K. "" MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2013 NUMARASI : 2012/393-2013/227 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, …
**1. Hukuk Dairesi 2013/17158 E. , 2014/4081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BANDIRMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2013 NUMARASI : 2012/393-2013/227 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, temlikin mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; tarafların ortak miras bırakanı Ü. .'ın 20.01.2012 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak çocukları olan davanın tarafları ile dava dışı eşi Ahmet ve çocukları Düriye ile Şenol'u bıraktığı, murisin maliki olduğu 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 nolu bağımsız bölümü 12.10.2000 tarihinde kızı olan davalıya satış yolu ile temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de 4721 s. Türk Medeni Kanunun 706, 6098 s. Türk Borçlar Kanunun 237. (818 s. Borçlar Kanununun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.