14. Hukuk Dairesi 2013/8805 E. , 2013/12738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-karşı davalı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tazminat, alacak istenmesi, davalı-karşı davacı vekili tarafından 16.09.2011 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne dair verilen 21.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekill
**14. Hukuk Dairesi 2013/8805 E. , 2013/12738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-karşı davalı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tazminat, alacak istenmesi, davalı-karşı davacı vekili tarafından 16.09.2011 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne dair verilen 21.12.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuş, karşı davası ile de elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, asıl davada tazminat isteminin kabulüne, karşı davada ise tazminat yatırıldığında elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Davacının iddialarını yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğindeki bir belgeyle ispatlayamadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ancak davacının yemin deliline dayanmış olmasına rağmen yemin hakkı kullandırılmadan yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olarak tescil isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüne, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına , peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.