7. Ceza Dairesi 2022/11539 E. , 2023/752 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık vasisinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen on beş günlük kanunî süre içinde sunulduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir old…
**7. Ceza Dairesi 2022/11539 E. , 2023/752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık vasisinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen on beş günlük kanunî süre içinde sunulduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Lice Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2018/285 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında kamu malına zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerin, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereği kasten orman yakma suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. 2. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2022 tarihli ve 2020/216 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında 6831 Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 3.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarihli ve 2022/1393 Esas, 2022/1331 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın, sanık müdafiiinin ve sanık vasisinin istinaf başvurularının, oy birliğiyle, esastan reddine karar verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2022 tarihli tebliğnamesi temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkindir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık vasisinin temyiz sebepleri, sanığın sigara izmariti atması sonucu otların tutuşması ile rüzgarın da etkisiyle ateşin yayıldığına, sanığın askeri üs bölgesinde darp edildiği için korku ve panik ile yanlış ifade verdiğine, hükmedilen cezanın hukuksuz ve asılsız olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. 08.07.2018 tarihinde Lice ilçesinde orman yangını meydana geldiği ihbarı üzerine yapılan incelemede 15 hektarlık orman alanı ile Tabantepe askeri üs bölgesine ait yer altı kabloları ile projektörün kullanılamaz hale geldiği, sanığın yakalama kararının infazı ile alınan savunmasında ailesi ile tartıştığı için sinirlendiği, sinirli olduğu için hırsını ormandaki ağaçları yakarak çıkardığına ilişkin beyanı ile ilk derece mahkemesindeki söz konusu savunmayı teyit eder şekildeki olay tarihinde ailesi ile tartıştığına, arazilerin ailesine ait olduğuna dair savunması, tanığın sanığa babası tarafından git ateş yak dendiğine dair beyanı, bilirkişi raporu ve kolluk tutanaklarına göre sanığın ormanlık araziyi kasten tutuşturduğu ve bu şekilde 15 hektarlık orman arazisini yaktığı, ayrıca yangının jandarmaya ait araziye sıçraması nedeniyle çevre aydınlatma direkleri ile kablolar gibi kamu mallarının zarar gördüğü, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin aynı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verme şeklinde olduğu anlaşıldığından en ağır cezayı gerektiren kasten orman yakma suçundan cezalandırılması gerektiği, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş ise de eylemin özel kanunda düzenlenmiş olan kasten orman yakma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kasten orman yakma suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. 2.Orman muhafaza memurları ve kolluk tarafından düzenlenen 08.07.2018 tarihli tutanakta, yangın ihbarı üzerine yanan bölgede yapılan incelemede Tabantepe taburunun çevre aydınlatma direkleri ile 15 hektarlık ormanlık alanın yandığı, yangının sanık ...'nın iki ayrı yerde kuru otları tutuşturması ile başladığı, tabur personeli ve jandarma tarafından aynı anda görüldüğü belirtilmiştir. 3.08.07.2018 tarihli, orman muhafaza memurları tarafından düzenlenen suç tutanağında orman yangınının 62, 63, 64 ve 157 numaralı bölmelerde, 15 hektarlık alanda etkili olduğu, bu alanın 10 hektarlık kısmında meşe ve ardıç ağaçlarının büyük kısmının zarar gördüğü, 5 hektarlık alanda ise örtü yangını olduğu, ...'dan yangın sorulduğunda şahsın "tarlamdaki otları tutuşturdum, bu esnada rüzgar hızını arttırdı, yangın büyüdü" dediği tespit edilmiştir. 4.08.07.2018 tarihli kolluk tutanağında askeri üs bölgesine yaklaşık 800 metre mesafede üç farklı noktada ateş yandığının görülmesi üzerine olay mevkiinde yapılan gözetlemede bir erkek şahsın görüldüğü, şahsın ikaz edilmesi üzerine üs bölgesine doğru gelmesi ile kendisine ait araziyi ekip biçmenin kolay olması için yaktığına ilişkin beyanda bulunduğu ve şahsın kimlik tespitinde ... olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 5.09.08.2018 tarihli kolluk tutanağında ... isimli şahsın meşe ağaçlarının bulunduğu ormanlık alanda birkaç noktada orman yangını çıkardığı, orman yangınının rüzgarın etkisiyle büyümesi sonucu askeri üs bölgesi sınırları içine girmesi neticesinde bir takım malzemelerin kullanılamaz hale geldiği belirtilmiştir. 6.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği sabittir. 7.Orman bilirkişi tarafından düzenlenen 29.12.2021 havale tarihli rapora göre suç tutanağında koordinatları belirtilen suça konu yerin 102 ada 1 numaralı orman parseli içinde kaldığı, suça konu alanın 15 hektar olduğu, raporda A ve B harfleri ile gösterilen suça konu yerin çevresindeki arazilerin fiili durumuna göre doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyinin 102 ada 1 numaralı orman parseli ile çevrili olduğu, memleket haritasında yeşil alan, amenajman planında Karadere serisi içinde yer aldığı, suça konu alanın ormanlık alan ile bütünlük oluşturduğu, orman tahdidi ve sınırlandırmasına ilişkin bir çalışma yapılmadığı, evveliyatının ormanlık olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre orman sayılan alan olduğu görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. 8.Dava konusu yere ilişkin hava fotoğrafları dava dosyasında mevcuttur. 9.Tanık Ş.B. ve tutanak tanıkları H.B ile F.H'nin beyanları dava dosyasında mevcuttur. 10.Sanık hakkında olay tarihinde tanzim olunan adlî muayene raporunda darp ve cebir izinin bulunmadığı belirtilmiştir. 11. Sanık hakkında, Diyarbakır 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2021/565 Esas, 2021/788 sayılı kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlama kararı verildiği ve kendisine vasi olarak temyiz edenin atandığı ve kararın kesinleştiği saptanmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara ilişkin temyiz süresinin 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasına göre on beş gün olduğu, sanık vasisinin 12.05.2022 tarihinde tebliğ edilen hükmü 25.05.2022 tarihinde temyiz ettiği tespit edilmekle, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen on beş günlük kanunî süre içinde öne sürüldüğü anlaşıldığından, "...hükmün, sanığın müdafisine 09/05/2022 tarihinde tebliğ edilip sanık müdafisinin temyiz isteğini ileri sürmediği, ancak sanığın vasisi sıfatıyla ...'nın ise 25/05/2022 tarihli dilekçesiyle hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, yasanın öngördüğü süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteğinin 1412 Sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine" karar verilmesi görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanık Vasisinin Temyiz İsteği Yönünden 08.07.2018 tarihli kolluk ve orman suç tutanaklarına göre, sanığın birden fazla yerde otları tutuşturması sonucu 15 hektar orman alanının ve askeri üs bölgesine ait malzemelerin zarar gördüğü, orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu alanın orman parseli olduğunun ve yanan alanın dört tarafındaki arazilerin de orman parseli olduğunun tespit edildiği ve sanığın 08.07.2018 tarihli genel adli muayene raporunda darp ve cebir izine rastlanmadığının rapor edildiği ve sanığın kasten orman yakma suçunu işlediği, dinlenilen tanık beyanlarından, sanığın ikrara yönelik savunmasından, orman bilirkişisi raporundan, kolluk tutanaklarından ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.04.2022 tarihli ve 2022/1393 Esas, 2022/1331 Karar sayılı kararında sanık vasisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2023 tarihinde karar verildi.