17. Hukuk Dairesi 2015/276 E. , 2017/2618 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı asıl, davalı ile karıştıkları trafik kazası nedeniyle açılan ceza soruşturmasında, olayın şoku ve baskı altında uzlaşma tutanağı imzaladığını, bu tutana…
**17. Hukuk Dairesi 2015/276 E. , 2017/2618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı asıl, davalı ile karıştıkları trafik kazası nedeniyle açılan ceza soruşturmasında, olayın şoku ve baskı altında uzlaşma tutanağı imzaladığını, bu tutanak ile davalıya 8.500,00 TL. ödemeyi kabul ettiğini, ancak alınan bilirkişi raporu ile davalının kazada asli kusurlu olduğu belli olduğundan uzlaşmadan caydığını davalıya bildirdiğini, davalının ihtara rağmen alacak var gibi icra takibi başlattığını, davalıya hiçbir borcunun olmadığını belirterek, davalının başlattığı icra takibinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl, kusurlu olarak sebep olduğu kazada yaralanmasına neden olan davacının, ceza soruşturmasında uzlaşma yoluyla kabul ettiği tazminatı ödemediğini, bu yüzden icra takibi başlattığını, davacının dava açmada kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; ceza soruşturması kapsamındaki uzlaştırma faaliyetlerinde, davacının özgür iradesi ile uzlaşma tutanağını imzaladığı, kaza tarihi ile uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarih arasında geçen uzun süre ve soruşturma kapsamında tarafların kusur oranlarını belirleyen raporun alınmış olması nedeniyle, davacının durum hakkında bilgi sahibi olduğu, özgür iradesi ile borç altına giren davacının imzaladığı uzlaşma tutanağının...'nun 253/19. maddesi gereği ilam niteliğinde olduğu ve borcun ancak ödeme ile son bulacağı anlaşıldığından davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu edilen alacak için borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 16.06.2012 tarihinde, davacının aracıyla davalı yayaya çarpması şeklinde trafik kazası gerçekleştiği, bu kazada davalının yaralandığı dosya kapsamıyla sabittir. Olaya ilişkin olarak açılan ... C. Başsavcılığı'nın 2012/12973 sayılı soruşturma dosyasında, savcılık tarafından, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulmuş, kazadaki yaralanma nedeniyle davacının davalıya taksitler halinde 8.500,00 TL. ödemesi konusunda tarafların uzlaştıklarına dair 21.12.2013 tarihli tutanak düzenlenmiştir. Davacının bu tutanak ile 03.01.2014 tarihinde ödemeyi kabul ettiği 3.500,00 TL'nin ödenmemesi üzerine, davalı tarafından icra takibi başlatılmış, davacı ise uzlaşma tutanağının imzalanması sırasında serbest iradesiyle hareket etmediği gerekçesiyle borçlu olmadığı iddiasıyla, ödeme yapmaktan imtina ederek eldeki davayı açmıştır. Mahkeme tarafından, davacının özgür iradesi ile uzlaşma tutanağını imzaladığı hususuna ilişkin gerekçesi yerinde olmakla birlikte; davacının borcunun, CMK'nun 253/19. maddesi gereği ilam niteliğinde sayılan belgeye dayandığı ve bu borcun ancak ödemeyle son bulacağı nitelemesi dosya kapsamına uygun değildir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden taraflar arasında imzalı uzlaşma tutanağı (21.12.2013) ile davacının ödemeyi üstlendiği 3.500,00 TL'lik kısmın, 03.01.2014'te ödenmemesi üzerine, davalı (kazada yaralanan) ...'ın soruşturma kapsamında yeniden ifadesinin alındığı ve bu ifadesinde "davacının ödeme yapmaması ve uzlaşmadan caydığına dair (26.12.2013) ihtarname yollaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı, davacıdan şikayetçi olduğunu" beyan ettiği; ... ... tarafından da, davacının verdiği dilekçeyle uzlaşma şartlarını yerine getirmeyeceğini ve kabul etmediğini beyan ettiği, bu yüzden uzlaşmanın sağlanamadığı gerekçesiyle, 17.06.2014 tarihinde, davacı ... hakkında ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacı ile davalı arasında ceza soruşturması kapsamında imzalanan uzlaşma tutanağının, davacı tarafından kabul edilmemesi ve davacının zararı karşılamayacağı iradesini ortaya koymuş olması; ceza soruşturmasında savcılık tarafından uzlaşmanın sağlanamadığına karar verilmesi ve bu sebeple de davacımız hakkında ceza davası açılmış olması; ceza soruşturmasındaki uzlaşmanın kalkmış olması nedeniyle, uzlaşma tutanağına göre davacının borçlu olduğuna karar verilemeyeceğinin gözetilmeyişi hatalı görülmüş ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.