(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/8252 E. , 2011/418 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TARİH : 22.04.2010 Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 353.022.78 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... A.Ş, ... Ltd. Ş…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/8252 E. , 2011/418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi TARİH : 22.04.2010 Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 353.022.78 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... A.Ş, ... Ltd. Şti. ve ... A.Ş. vekillerince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ...Ltd. Şti. ve ... vekilleri Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... Ağın geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava: 14.01.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yerel mahkemenin kusura ve manevi tazminatın takdirine ilişkin değerlendirmeleri isabetlidir. Ancak hak sahiplerinin maddi zararlarının belirlenmesinde hataya düşüldüğü görülmektedir. Dava, nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle de, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için, hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan katsayı dikkate alınarak, hak sahiplerine bağlanan gelirin, tüm peşin sermaye değerinin, hesaplanan zarardan indirilmesi suretiyle, tazminatın belirlenmesi gerektiği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Öte yandan, SGK’nun, 506 sayılı Yasanın 26 maddesine dayanarak açtığı davada, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin toplam 87.170,96-TL olduğunun bildirildiği dosadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hak sahiplerinin açtığı bu davada ise, SGK tarafından bildirilen tüm peşin sermaye değeri toplam 51.144,60-TL’dir. Hal böyle olunca ve özellikle kat sayı artışları ile hak sahiplerinin gelirlerinin de arttığı, giderek tüm peşin sermaye değerinin ilk peşin sermaye değerinden fazla olması gerektiği dikkate alındığında, ilk peşin sermaye değeri ile tüm peşin sermaye değeri arasındaki farklılığın nedenlerinin araştırılmasının gerektiği ortadadır.