Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5657 E. , 2024/3282 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5657 Karar No : 2024/3282 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Özel güvenlik görevlisi kimlik kartının yenilenmesi istemiyl
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5657 E. , 2024/3282 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5657 Karar No : 2024/3282 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Özel güvenlik görevlisi kimlik kartının yenilenmesi istemiyle başvuru yapan davacı tarafından, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle silahlı ve silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ile çalışma izni verilmemesi ve adına düzenlenen silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve özel güvenlik çalışma izninin iptal edilmesi yolunda tesis edilen Bingöl Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ''silahla tehdit'' suçundan 1 yıl, 8 ay, ''şantaj'' suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezaları ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 23/02/2012 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresi içinde davacı tarafından hiçbir suç işlenmemesi ve denetim süresi içinde uyulması gereken yükümlülüklere uygun davranılması sebebiyle 23/02/2017 tarihinde mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığı, diğer bir deyişle, 23/02/2017 tarihi itibari ile davacının Ceza Hukuku anlamında suç oluşturan bir fiil işlememiş kişi konumuna geldiği ve söz konusu tarihte kişinin bir suç işlediğinden söz etme olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığından, hakkında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sebebiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu tespitinin yerinde olmadığı, davacı hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 23/02/2017 tarihi itibariyle ortadan kalktığı, bu tarih itibari ile davacının suç oluşturan bir fiil işlediği ve cezalandırıldığından söz etme olanağı bulunmadığı, ''özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar'' başlıklı 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yer verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile'' niteliğindeki ifadenin ancak denetim süresi içinde bulunan şahıslar yönünden uygulanma imkanı bulunduğu, denetim süresini hiçbir suç işlemeden geçiren ve denetim süresi sonunda hiçbir suç işlememiş kişi konumuna gelen şahıslar yönünden uygulama imkanı olmadığı, diğer yandan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesine yol açan başka bir tespitin olayda bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırılığının tespit edilmiş olması karşısında, davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı haklar bulunması halinde, bu hakların hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemde davalı idare tarafından 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (d) bendinde belirtilen şartları taşımasına rağmen güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle davacı hakkında çalışma izni verilmemesi yönünden işlem tesis edildiği, işlemde bir yandan davacının; davacı hakkında ceza mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5 yıl denetim süresinin sona erdiği tespit edilerek mevzuatta yer alan şartları taşıdığı belirtilmesine rağmen diğer yandan yukarıda anılan aynı ceza kapsamında "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu"ndan bahisle davacıya çalışma izni verilmemesine ve çalışma izninin iptaline karar verildiği, dava konusu işlemin tutarlı bir halde tesis olunmadığı ve bu sebeple işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk istinafa konu ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (d) bendinde belirtilen şartları taşımadığı, mahkumiyet kararlarının davacının özel güvenlik görevini icrasına mani olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Bingöl Üniversitesi bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta iken; silahlı özel güvenlik görevlisi kimlik kartının yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesince ''silahla tehdit'' suçundan 1 yıl 8 ay, ''şantaj'' suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki ceza yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin tespit edilmesi neticesinde 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (d) bendinde belirtilen şartları taşımasına rağmen hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle başvurusu reddedilerek davacının özel güvenlik kimlik kartının ve çalışma izninin ... tarih ve ... Komisyon kararı ile iptal edildiği, davacı tarafından söz konusu komisyon kararının iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile özel güvenlik izninin verilmesine, bu hizmeti yerine getirecek kişi ve kuruluşların ruhsatlandırılmasına ve denetlenmesine ilişkin hususlar düzenlenmiş; 10. maddesinde, "Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. b) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak. c) 18 yaşını doldurmuş olmak. d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; 1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak. 2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak. 3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak. ... f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak. g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak. h) Güvenlik soruşturması olumlu olmak" hükümlerine; 11. maddesinde, "Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14. maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. Şirketlerde eğitici ve temsilci olacaklar ile şirket ortağı tüzel kişi ortaklarında da kurucularda aranan şartlar aranır ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Göreve başlayan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından onbeş gün içinde valiliğe bildirilir. Yönetici veya özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarını taşımadığı veya bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliği iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; kanun koyucu tarafından Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, özel güvenlik görevlisi olmaya engel suç ve cezalar sayma suretiyle belirlenmiş; aynı fıkranın (h) bendinde ise, özel güvenlik görevlisi/adayı hakkında yapılacak güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olması özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlar arasında sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Komisyon Kararında işlemin sebep unsuru olarak davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında, K:... sayılı kararla "zincirleme şekilde şantaj, şantaj, silahla tehdit, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından sanık olarak mahkeme kararının olduğu ve bu kararla ilgili olarak "silahla tehdit" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, daha sonra CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi, "şantaj" suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, daha sonra CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi ve yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gösterilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesi incelendiğinde; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağının, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verileceğinin hükme bağlandığı görülmektedir. Bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılması için sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediğinin ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığının mahkemece tespit edilerek davanın düşmesi kararının verilmesi gerektiği açıktır. Bu doğrultuda davanın düşmesi kararının, daha önce sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemece yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, söz konusu kararın kesinleşmesiyle başlayan beş yıllık denetim süresi içinde kişinin kasten yeni bir suç işlemediğinin ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığının tespit edilmesi üzerine verildiği sonucuna varılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının aynı iş yerinde çalışan kadın meslektaşına karşı cinsel taciz suçunu sübuta erdirir nitelikte mesajlar attığı, bahse konu cinsel içerikli tehdit mesajlarını attığını ikrar ettiği, mesajların içeriğinde mağduru görüntülerini yaymakla tehdit ettiği, kendisiyle cinsel ilişkiye girerse görüntüleri mağdura teslim edeceğini belirttiği, mağdurun şikayetçi olmaması sebebiyle bu suçla ilgili mahkumiyet hükmü kurulmadığı, şantaj suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına 5 yıl süreyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mağdurenin arkadaşlarına karşı silahla tehdit suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5 yıl süreyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dava konusu işlem tesis edildikten sonra 29/11/2017 tarihli ek karar ile de söz konusu suçlara ilişkin davanın düşürülmesine karar verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda, davacının denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemediği ... Ağır Ceza Mahkemesince, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra 29/11/2017 tarihinde verilen davanın düşmesi kararı ile ortaya çıkmış olup, söz konusu düşme kararı verilmeden önce davacı hakkında verilen ve açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılması için gerekli şartların oluşup oluşmadığı bir başka anlatımla hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ancak henüz davanın düşmesi kararı verilmemiş olan davacının denetim süresini usulüne uygun olarak kasten yeni bir suç işlemeden tamamladığı davalı idare tarafından bilinemeyeceğinden, davacı hakkında düşme kararı verilmeden önce tesis edilmiş olan dava konusu işlemde bu yönden hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, davacının işlediği sabit olan fiillerinin kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyette olan özel güvenlik görevi ile bağdaşmadığı da açıktır. Diğer taraftan, dava konusu işlemin bir diğer sebep unsurunun davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesi olduğu görülmektedir. İşlemin sebeplerinden biri olan güvenlik soruşturması açısından, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde düzenlenen "güvenlik soruşturması olumlu olmak" şartı Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42 K:2022/45 sayılı kararı ile "Mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden" iptal edilmiş, söz konusu karar 30/06/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan iptal hükmünün işleme etkisinin ne olacağı hususuna gelince, söz konusu iptal kararının, 5188 sayılı Kanun'da düzenlenen güvenlik soruşturmasının olumlu olması koşulunun iptali yönünde olmayıp, mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmaları ile sınırlı olarak verildiği görülmektedir. 5188 sayılı Kanun'un çalışma şartlarını düzenleyen 10. maddesinde hangi ceza mahkemesi mahkumiyet kararlarının ve hangi suçlardan soruşturma ve kovuşturma altında bulunmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunun belirlendiği ve 11. maddesinde çalışma izni verileceklere ilişkin koşullara yer verildiği, söz konusu şartların yanında ayrıca güvenlik soruşturması olumlu olmak şartının da sağlanmasının arandığı, dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının işlemin yasal dayanağının kalmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, zira işlemin sebeplerinden birinin dayanağının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasının diğer sebebin iptali sonucunu doğurmayacağı, Anayasa Mahkemesi kararı ile 4045 sayılı Kanuna dayalı olarak yapılan güvenlik soruşturmaları açısından verilen iptal kararı dava konusu işlemin sadece bir sebebini hukuka aykırı hale getirmiş olsa da diğer sebep açısından işlemin hukuka ve mevzuata uygun bulunduğu, başka bir ifadeyle, güvenlik soruşturmasına yönelik verilen iptal kararının işlemi hukuka aykırı kılmayacağı açıktır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.