DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1308 E. , 2024/964 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1308 Karar No : 2024/964 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALILAR): 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2021/9922, K:2022/6429 sayılı kararının, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarc
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1308 E. , 2024/964 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1308 Karar No : 2024/964 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALILAR): 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2021/9922, K:2022/6429 sayılı kararının, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, emniyet amiri olarak görev yapmakta iken, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine dair işlemin, bu sınavın dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının, 29. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2021/9922, K:2022/6429 sayılı kararıyla; Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrası yönünden, Düzenlemede sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğu kuralına yer verildiği, söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu, Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun'a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik hükmü ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı, Bu nedenle, Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, 28. maddesinin 3. fıkrası yönünden, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla fıkranın iptal edildiği ve kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği, 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresi yönünden, Düzenlemenin, 05/05/2016 tarih ve 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/04/2016 tarih ve 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı; bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden, Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, Davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlem yönünden, Dava konusu Yönetmelik'in, sözlü sınava dair 28. maddesinin 3. fıkrasının Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği; anılan kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; bu durumun, davacının yeniden sözlü sınava alınmasını gerektirmesi karşısında, terfi için aranan sözlü sınavdan başarılı olma şartını gündem tarihi itibarıyla henüz yerine getirmeyen davacının, Kurul gündemine alınmasına ve terfi değerlendirmesine tabi tutulmasına hukuken olanak bulunmadığından, davacının terfi ettirilmemesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Kısmen iptale, davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik hükümlerinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu; sözlü sınav yapılması ile yazılı sınavın bir anlamının kalmadığı; sözlü sınavın başarıya etkisinin kanuna aykırı olduğu; yazılı sınavın etkisinin azaltıldığı; sınav komisyonu üyelerinin nesnel değerlendirme yapmaktan uzak olduğu; sınavın ses ve görüntü olarak kaydedilmesi, soruların ve yanıtların tutanakla kayıt altına alınması gerektiği; yazılı sınav puanı ile sözlü sınav puanının uyumsuz olduğu; değerlendirme gerekçelerinin açıklanmadığı; sözlü sınav değerlendirme kriterlerinin ağırlığının belirlenmediği; kısa süren sözlü sınavla liyakat değerlendirmesi yapmanın mümkün olmadığı; iki ayrı komisyon oluşturulmasının hukuka uygun bulunmadığı belirtilerek Daire kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, iptali istenen idari işlemlerin ve dayanağı Yönetmelik hükümlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olduğu, bahse konu Yönetmelik'te, dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olunması şartının arandığı, sözlü sınavında başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, elli puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, sözlü sınavın, adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik'te açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanılarak tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı ile davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale yönelik Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 13/12/2022 tarih ve E:2021/9922, K:2022/6429 kararının ONANMASINA, 3. 06/05/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.