4. Hukuk Dairesi 2009/5061 E. , 2010/2018 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/02/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rap…
**4. Hukuk Dairesi 2009/5061 E. , 2010/2018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/02/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacının annesini tüfekle vurarak ölümüne yol açan davalı, kasten adam öldürmek suçundan dolayı cezalandırılmıştır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; tarafların kusur durumu, davacının ölene olan yakınlık derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 5.000,00 YTL manevi tazminat tutarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 10.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının ikinci paragrafında yer alan “…5.000,00…” biçimindeki sayının silinerek yerine “…10.000,00…” sayısının yazılmasına; harç alınmasına ilişkin üçüncü paragrafın tümden silinerek yerine üçüncü paragraf olarak “Kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 540,00 YTL karar harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına," biçimindeki tümcenin yazılmasına, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin dördüncü ve beşinci paragraflarında yer alan “…600,00…” biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…1.200,00…” sayılarının yazılmasına; altıncı paragrafın tümden silinerek yerine altıncı paragraf olarak “Davacı tarafından yatırılan 405,00 YTL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4 tebligat gideri 16,00 YTL ile yazışma gideri 18,00 YTL toplamı 34,00 YTL yargılama giderinden kabul edilen tutara göre hesaplanan 11,34 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.