1. Hukuk Dairesi 2021/10474 E. , 2022/1958 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/02/2021 tarihli ve 2018/516 Esas - 2021/134 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinafı üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 25/10/2021 tarihli ve 2021/1123 Esas - 2021/1123 Karar sayılı kararı ile istinaf b…
**1. Hukuk Dairesi 2021/10474 E. , 2022/1958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/02/2021 tarihli ve 2018/516 Esas - 2021/134 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinafı üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 25/10/2021 tarihli ve 2021/1123 Esas - 2021/1123 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, dava konusu 268 ada 4 parsel sayılı taşınmazda maliki olduğu 3 no’lu bağımsız bölümün, hasta olmasından faydalanılarak ve kandırılması suretiyle satış işleminin yapıldığını, uzun zamandır bipolar bozukluk ve şizofren tedavisi gördüğünü, akıl hastalığı nedeniyle yaptığı işlemlerin sonuçlarını bilebilecek durumda olmadığını, çocukluğundan beri şizofren ilaçları kullandığını ve akıl hastalığı nedeniyle yurt dışından malulen emekli olduğunu, uzun yıllar yurt dışında bulunduğu için kendisine vasi ya da kayyım atanmadığını, davalının ise başka bir işlem var diyerek tapuda imza attırdığını, satış işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, dava konusu 268 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, işlem tarihinde ehliyetli olan davacının bugüne kadar da fiil ehliyetini kaybetmediğini, davacı veya ailesi tarafından davacının kısıtlanması yönünde bir talepte de bulunulmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, eldeki davada alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre, davacının işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği, ehliyetsizliğin eldeki davada iddia edilmesine rağmen davacının kısıtlanmasının talep edilmediği, davacının ehliyetsizlik nedeniyle kısıtlanıp kısıtlanmadığının Bulancak Sulh Hukuk Mahkemesinden sorulduğu, ancak davacının kısıtlanmasına ilişkin bir davanın olmadığının bildirildiği, eldeki davada alınan Adli Tıp Kurumu Raporuna göre davacının fiil ehliyetine sahip olduğunun belirlenmesi karşısında, davacının kısıtlanması için Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasına gerek görülmediği, ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. İstinaf Nedenleri