Başvurucular, 29/5/2006 tarihinde Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tescil davasının reddedildiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 29/5/2006 tarihinde Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tescil davasının reddedildiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir. Başvurular, 6/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvuruların Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 25/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyaların Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 13/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 9/5/2014 tarihli görüş yazısı, 21/5/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş, başvurucular vekili süresi içinde karşı beyanlarını sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: a. Başvurucu Zeki Demirel, 18/11/2004 tarihinde N.Y. aleyhine Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, 23/5/1985 tarih ve cilt no: 71 sırasında tapuya tescilli taşınmazın ¼ hissesini haricen satın aldığını ileri sürerek adına tescilini talep etmiştir.b. Mahkemece 3/2/2005 tarih ve E.2004/179, K.2005/16 sayılı ilamla davanın kabulüne, taşınmazın ¼ hissesinin başvurucu Zeki Demirel adına tapuya tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. a. Başvurucu Yusuf Demirel, 18/11/2004 tarihinde T. ve arkadaşları aleyhine Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, 23/5/1985 tarih ve cilt no:71 sırasında tapuya tescilli taşınmazı haricen satın aldığını ileri sürerek adına tescilini talep etmiştir.b. Mahkemece 17/3/2005 tarih ve E.2004/178, K.2005/34 sayılı ilamla davanın kabulüne, taşınmazın başvurucu Yusuf Demirel adına tapuya tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro çalışmaları sonunda taşınmaz tespit dışı bırakılmıştır. Başvurucular, 29/5/2006 tarihinde, Maliye Hazinesi ve Tunceli Belediye Başkanlığı aleyhine Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, Mahkeme kararlarıyla adlarına tapuya tescilli taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında ölçüm dışı bırakıldığını ileri sürerek, ada ve parsel numarası verilerek adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece, 22/6/2006 tarih ve E.2006/119, K.2006/144 sayılı kararla başvuruculara ait tapu kayıtlarının dava konusu yeri kapsadığı, ancak miktar olarak 1 dönümlük kısma isabet ettiği, başvurucuların lehine eklemeli zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 318,43 m2 miktarındaki taşınmazın başvurucular adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 31/10/2006 tarih ve E.2006/5156, K.2006/6520 sayılı ilamıyla görev hususunun değerlendirilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmuş, Orman İdaresi davaya müdahil olarak katılmış olup, yargılama sonunda, 18/4/2007 tarih ve E.2006/374, K.2007/79 sayılı kararla, taşınmazın değerinin Mahkemenin görev sınırının üzerinde olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/7/2007 tarih ve E.2007/3727, K.2007/4250 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 20/7/2007 tarih ve E.2007/239, K.2007/245 sayılı kararla tespit dışı bırakılan yer üzerinde, dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/12/2007 tarih ve E.2007/5626, K.2007/7151 sayılı ilamıyla taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 3/4/2008 tarih ve E.2008/1307, K.2008/1862 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya E.2008/122 sayılı dava dosyasında devam edilmiştir. Aynı taşınmaza ilişkin olarak K.Z. ve onbir arkadaşı tarafından, Maliye Hazinesi ve Tunceli Belediye Başkanlığı aleyhine, Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2009/401 sayılı dosyasında açılan tapu tescili davasında, 6 dönüm miktarındaki kısmın adlarına tescili talep edilmiş ve Mahkemece dosyanın E.2008/122 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda yapılan yargılama sonunda, 29/3/2010 tarih ve E.2008/122, K.2010/165 sayılı kararla başvurucuların dayandığı tapu kaydının taşınmazın 919 m2’lik kısmına tekabül ettiği, dava konusu edilen yerin bir kısmının başvurucular adına tescil edilmiş olduğu, 919 m2’lik kısmın taşınmazın bütünü ile birlikte orman niteliğinde olduğu, ayrıca keşif sırasında taşınmazın mayınla kaplı olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla zilyet olunmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak taşınmazın tamamının özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlik de bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, 905,09 m2 miktarındaki kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısım yol ve park alanı olarak ayrıldığı için tescil taleplerinin reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (A.A.Ü.T.) üzerinden hesaplanan 914,00 TL vekâlet ücretinin başvuruculardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 28/12/2010 tarih ve E.2010/14872, K.2010/16891 sayılı ilamıyla taşınmazın orman niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, tapu ya da kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetin kazanılamayacağı, tapu kaydının hukuken değer taşımayacağı gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/3/2011 tarih ve E.2011/3263, K.2011/2807 sayılı ilamıyla başvurucuların taleplerinin harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile sınırlı olmak üzere kabulüne, diğer istemlerinin reddine, katılan Orman İdaresinin talebinin kabulü ile yol ve park olarak ayrılan kısma yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 19/9/2011 tarih ve E.2011/261, K.2011/390 sayılı kararla birleşen davada vekâlet ücreti dışında kalan kısımlar kesinleştiği için yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada başvurucuların taleplerine ilişkin olarak 29/3/2010 tarihli kararın, davanın reddine ve başvurucular tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına dair kısımları kesinleştiği için yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 905,09 m2’lik yerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline dair karar kesinleştiği için yeniden karar verilmesine yer olmadığına, yol ve park olarak ayrılan kısımların da orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın değerine göre eksik harcın tamamının Orman İdaresi tarafından yatırılmadığı gerekçesiyle 194,00 TL vekâlet ücretinin yarısı olan 957,00 TL vekâlet ücretinin başvuruculardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 26/11/2012 tarih ve E.2012/4956, K.2012/13287 sayılı ilamıyla kararda bir isabetsizlik görülmemiş ancak hüküm, vekâlet ücreti olarak 860,00 TL’nin başvuruculardan tahsiline şeklinde değiştirilmiş ve başvurucular lehine düzeltilerek onanmıştır. Karar düzeltme istemi üzerine, aynı Dairenin 4/11/2013 tarih ve E.2013/5273, K.2013/9561 sayılı ilamıyla başvurucuların talepleri reddedilmiş; Maliye Hazinesinin talebi kabul edilerek, düzelterek onama kararının kaldırılmasına ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Karar, başvuruculara 9/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 6/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi, 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesi, 31/8/1956 tarih ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun maddesi, 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun , ve maddeleri.