Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izle
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasında, yazılım hizmeti ve lisans alımına ilişkin 01.05.2017 tarihli Lisans Anlaşması (Sözleşme) imzalandığını, davalı şirket tarafından sözleşmesel yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, sözleşmenin 3.4. maddesi gereği 01.11.2017 tarihinde teslim etmesi gereken projenin teslim edilmediğini, davalı şirkete sözleşmenin 8. maddesine uygun olarak sözleşmeye konu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle 1 haftalık süre verilmesini aksi halde sözleşmesel hakların kullanılacağı ve sözleşmenin haklı sebeple feshedileceği ihtarı ile sözleşme 3.11.B maddesine göre gecikme dolayısıyla ödenmesi gereken gecikme ceza bedelinin 30 günlük hesaplanan 8.100 TL'nin ödenmesi ihtarını içeren Kadıköy ...Noterliği'nden 30.11.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, gönderilen ihtarname sonrasında verilen 1 haftalık süreye rağmen yükümlülüklerin davalı tarafça yerine getirilmediğini ve söz konusu ihtara cevaben, sözleşme sonrası talep edilen modüllerin artmış olduğu ve farklılığı bulunduğu açıklanmalarını içeren İstanbul ... Noterliği'nden 11.12.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin müvekkili şirkete gönderildiğini, cevaben gönderilen ihtarnameden sonradan talep edildiği belirtilen modüller, sözleşme kapsamında bulunan modüllerle ilişkili olup ve ayrı bir modül olmadığı halde verilen süreye rağmen davalı şirket sözleşmeye aykırılığı gidermediğini ve projenin teslimini sağlamadığını, bu sebeple Kadıköy ... Noterliği'nden 15.12.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeden doğan haklı sebeple fesih hakkının kulanılarak sözleşmenin feshedildiğinin ihtar olunduğunu, ayrıca sözleşmeni 3.11.B. maddesine göre hesaplanan 44 günlük gecikme bedeli olan 11.880 TL ile sözleşmenin 8. maddesi gereği sözleşmeyi ihlal eden davalı ... firması olduğundun, ödenen 148.680 TL ile sözleşme bedelinin %50'si olan 88.200 TL cezai şartın 3 iş günü içinde ödenmesinin talep ve ihtar olunduğunu, davalı taraf söz konusu ödemeyi gerçekleştirmediğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu ödemenin gerçekleştirilmesine ilişkin davalı şirkete yapılan uyarılara rağmen borcun ödenmediğini, bu sebeple, taraflarınca 06.03.2018 tarihinde 240.910,21 TL alacağına ilişkin davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibini uzatmak ve yasal işlemlerin engellemesi amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı icra dosyasından yapılan icra takibinde yetkiye ve borca itiraz ettiğini, yetkili icra dairesinin ve mahkemenin İstanbul Adliyesi olup, davalının yetki itirazının yersiz ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, sonuç olarak, davanın kabulüyle, 236.880,00 TL asıl alacağa 15.12.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalı/borçlunun davalı/borçlunun İstanbul ... icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu yetkiye ve borca itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip ile talep edilen asıl alacak tutarının % 20 sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalının kendinden kaynaklı gecikmeleri dile getirmeksizin sözleşmeden doğan yükümlülüklerin vekil eden tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla işbu davayı ikame etmesinin mesnetsiz ve hukuksuz olduğunu, yazılım sektöründeki bu tür hizmetler net bir zaman dilimine yayılamadığından, sözleşmede proje teslim tarihi net bir ifade ile belirtilmek yerine özellikle tahmini denmek suretiyle esnek hale getirildiğini, bu paralelde sözleşmenin 5.2 maddesinde ilk dört taksit dönemi net olarak yazılmışken, son taksit ödemesi için "proje çalışır şekilde teslim edildiğinde" dendiğini, buradan da projenin teslimat süresinin durumun şartlarına göre değişiklik gösterebileceğinin tarafların malumu olduğunu, kaldı ki, projede belirtilenler ile projenin gereksinimleri arasında ciddi derecede farklılıkların olduğu sözleşmenin imzasından sonra davacı/karşı davalı tarafından müvekkili şirkete aktarıldığını ve ortaya çıkan yeni durumların/modüllerin yine müvekkilince hazırlanmasının talep edildiğini, projenin genelinde müvekkiliden istenen, fakat geliştirme sürecinde yapılan karşılıklı görüşme ve toplantılarda ortaya yeni durumların çıktığını, müvekkilinden istenen modüllerin neredeyse üç misli arttığını, üstelik tüm işlemlere ilave olarak her modül içerisinde ayrıca ekstra konuların da ilavesinin gündeme geldiğini, buna rağmen müvekkilinin, sonradan ortaya çıkan modüller de dahil olmak üzere projenin büyük bir bölümünü tamamladığını, gerek tamamlanan modüllerin test edilebilmesi, gerekse diğer modüllerin bitirilmesi için karşı yandan sürekli olarak randevu talep edildiğini ancak ne yazık ki davacı/karşı davalı tarafından kendisine ya randevu verilmediği ya da sınırlı olarak verilen randevulara riayet edilmediğini, geliştirme yapılan işlemlerde hiçbir kötü niyet ve kusurun olmadığını, ve dahi aynı kodlar üzerinde başka bir ekip 5 aydan daha uzun bir sürede ancak geliştirme altyapısını hazırlayabileceğini, müvekkilinin bu hususta gereğinden fazla özveride bulunduğunu, teslim sürecinde yaşanan gecikmenin temel nedeninin iddia edildiği gibi, müvekkili şirketten kaynaklı olmayıp, test makinası kurulumunun davacı/karşı davalı tarafından geciktirilmesi olduğunu, hatta bu aşamanın hızlandırılması adına en son kurulumlar yani bir bilgisayara yüklenerek davacıya teslim edildiğini, (Bu yüklemelerin davacı yanın ekiplerince yapılması gerekirken, işler aksamasın diye müvekkili tarafından yapıldığını ve test için hazır hale getirildiğini) projenin aşamaları hakkında aylık olarak düzenli sunumlar ile davacı tarafın bilgilendirildiğini, bunların yanında projenin devamlığı için müvekkilinin sorumluluğunda olmayan ve Java ile yazılmış uygulamanın akış diyagramının ve metot yapısının davacı/karşı davalı tarafından müvekkiline verilmemesi nedeniyle, ne yazık ki herhangi bir ilerleme de kaydedilmediğini, tüm bu olumsuzluklara rağmen müvekkili şirketin projenin tamamlanabilmesi için davacıdan randevu talep ettiğini fakat bu ihtara dahi olumlu cevap alamadığını, davacı/karşı davalının sürecin her safhasında iyi niyet göstermekten imtina ettiğini, hal böyleyken proje ve sözleşme ile kendisine yüklenen edimlerim, dürüstlük ve iyi niyet kaideleri çerçevesinde fazlasıyla yerine getiren müvekkili aleyhine takip yapılarak, ödenen ücretler ile diğer ceza-i şartları talep etmek, akabinde de huzurdaki davayı açmasının haksız ve hukuksuz olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde taraflar arasındaki ihtarnameler sıralanırken, müvekkilinin davacının ikinci ihtarına (Kadıköy ... Noterliğinin 15.12.2017 tarih ve... yevmiye) cevaben keşide ettiği ihtarnameden bahsedilmemesinin de davacı/karşı davalının kötü niyetinin bir diğer göstergesi olduğunu, görüldüğü üzere ne müvekkiline gönderilen ihtarnamelerde, ne de dava dilekçesinde kendilerinden kaynaklı gecikmelere asla değinme gereğinin duyulmadığını, davacı sözleşmenin ifasını kendi menfi edimi ile sürekli olarak olanaksız hale getirme gayretine girerek, kendince sözleşmenin feshine müvekkilinin sebebiyet verdiğini iddia ettiğini ve ödenen bedelin iadesi ile cezai şarta yöneldiğini ve iyi niyetli olmadığını, davacı/karşı davalı ile müvekkilinin birlikte çalışma yaptığı toplam gün sayısının 27 iş günü olduğunu, çalışma takvimine göre bu sürecin yaklaşık 2 aya karşılık geldiğini, işbu projede müvekkili şirketin 5 personel çalıştırdığını, sadece eleman ücretleri baz alınıp maliyet analizi hesap edilecek olursa dahi, projeden alınan tutardan fazlasının bu giderler için harcandığını, projenin başlangıcından itibaren davacının projeyi durdurma kararı almasına kadar geçen süreçte müvekkilinin sadece personeli için harcadığı maliyetin miktarı yaklaşık 137.500,00-TL olduğunu, bu bakımdan ödenen ücretlerin iadesini istemenin hakkaniyetle bağdaşmadığını, diğer taraftan müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde 4.030,21-TL "işlemiş faiz" talep edildiği; ancak faizin nasıl ve neye göre hesaplandığını, hangi oranda talep edildiğini, hangi tarihten itibaren başladığı yönünde hiçbir açıklama olmadığını, bu sebeplene yapılan takibin usulsüz olduğunu belirterek, asıl davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli olan davacının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, karşı dava yönünden ise; müvekkili şirketin kendisinden kaynaklanmadığı halde, projenin bitirilmesini arzu ettiğini ve bu amaçla davacı/karşı davalıdan, sözleşmenin (5) maddesinde öngörülen 1 haftalık süre içerisinde kendilerine randevu verilmesini-davette bulunulmasını ve randevuda hazır olunmasını talep ettiği, aksi halde işbu madde kapsamında sözleşmeyi haklı nedenle feshedeceklerini ve sözleşme bedelinin %50'sı oranında cezai şart talep edileceğini ihtar ettiğini, ihtarın kendilerine 12.12.2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir dönüş sağlanmadığını, sonrasında İstanbul ... Noterliğinin 28.12.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve sözleşme bedeli olan 176.400,00-TL'nin %50 si oranına tekabül eden 88.200,00-TL cezai şartın, tebliğinden itibaren üç (3) işgünü içerisinde müvekkiline ödenmesi ihtar edilmiş ise de, yine herhangi bir sonuç alınamadığını, sözleşmenin (8) maddesinin açık hükmü tahtında sözü edilen ihtarname ile karşı tarafa bir haftalık süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmesinin ihtar edildiğini ancak sonuç alınamadığını, davacı/karşı davalı çalışma şartlarının sağlanmasına bilerek engel olduğunu, buna bağlı olarak müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkına sahip olduğu ve bu hak kullanılarak davacı/karşı davalıya fesih ihbarında bulunulması ve sözleşmede öngörülen cezai şartın talep edilmesinin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu, bu sebeple sözleşme bedelinin %50'sine karşılık gelen 88.200,00-TL. ceza-i şartın, ihtarnamenin kendilerine tebliğini izleyen üç işgünü sonrasından işleyecek avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsilini vekil eden adına talep ettikleri belirterek, sonuç olarak; asıl davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacının takip miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karşı davanın kabulü ile, 83.200,00-TL cezai şartın, ihtarın tebliğini izleyen üç iş günü sonrasından işleyecek avans faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline, ücret-i vekalet ve yargılama masraflarının davacı/karşı davalıya tahmiline, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.