9. Ceza Dairesi 2012/2458 E. , 2012/7865 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne silah sağlama Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; TCK'nın 315, 62, 53/1-2-3, 58/9, 54, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet Temyiz edenler : Sanıklar ve müdafileri Sanıklar hakkında duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-e, Ceza Muhakemesi Kanununun 202. maddelerinde düzenlenen bir tercümanın yardımından…
**9. Ceza Dairesi 2012/2458 E. , 2012/7865 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne silah sağlama Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; TCK'nın 315, 62, 53/1-2-3, 58/9, 54, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet Temyiz edenler : Sanıklar ve müdafileri Sanıklar hakkında duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-e, Ceza Muhakemesi Kanununun 202. maddelerinde düzenlenen bir tercümanın yardımından yararlanma hakkı, sanıkların mahkemenin kullandığı dili anlamadığı veya konuşamadığı durumlarda geçerlidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3. maddesine göre Devletin dili Türkçe olup soruşturma ve kovuşturma faaliyetlerinde kullanılacak olan dil de Türkçe olmalıdır. Kamusal, kollektif ve aleni bir faaliyet olan kovuşturmanın diğer süjeleri doğal olarak ve kurala uygun biçimde kovuşturma dili olan Türkçe ile konuşurken, Türkçeyi anlayıp konuşabilen sanıkların da mahkeme dilini konuşması, kovuşturma faaliyetinin amacına ulaşması bakımından zorunludur. Savunmanın yeterince anlaşılabilmesi ve gereğince değerlendirilebilmesi için, kovuşturmanın diğer süjelerinin Türkçeyi anlayıp konuşabilen sanıkları mahkemenin dilinde aracısız olarak dinleyebilmeleri, yüzyüzelik ilkesinin de tamamlayıcısı olan bir gerekliliktir. Türk vatandaşı olup, Türkiye’de doğan ve Türkçe dilinde yeterli eğitim gören, savcılık ve sulh ceza hakimliğinde müdafi eşliğinde alınan ifadelerinde bizzat Türkçe olarak ayrıntılı ifade veren sanıkların kovuşturma aşamasında da Türkçe dilini anlamak ve konuşmakta bir engelinin bulunmaması ve meramlarını anlatabilecek ölçüde Türkçe bildiklerinin anlaşılması karşısında, temyiz dilekçeleri ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen bu hususlara ilişkin itirazlara itibar edilmemiş, tercüman talebine yönelik olarak mahkemece yapılan işlem, gösterilen gerekçe de dikkate alınarak, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar müdafilerinin ileri sürdükleri yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. TEFHİM ŞERHİ: 20.06.2012 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'ün huzurunda, duruşmada sanık ...'ın savunmasını yapmış bulunan Av. ... ile sanık ...'in savunmasını yapmış bulunan Av. ...'nun yokluklarında, 11.07.2012 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.