(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14963 E. , 2013/6900 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava haksız feshe dayalı müspet zarar ve alacak istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davalıya ait iki adet tarlayı Kasım/2008’den itibaren …
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14963 E. , 2013/6900 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava haksız feshe dayalı müspet zarar ve alacak istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davalıya ait iki adet tarlayı Kasım/2008’den itibaren iki yıl süre ile ürün ekimi için kiraladığını, ilk yılın kira parası olan 12.000 TL’yi banka havalesi ile ödediğini, tarlalardan yılda iki ürün alındığını, ilk yıl için bir sorun yaşanmadığını, ikinci yılın ilk ürün olan buğday hasadı yapıldıktan sonra, ikinci ürün ekimi yapılmadan davalının taşınmazı üçüncü kişiye kiraya verdiğini, öte yandan davalının arazileri kendi ekiyormuş gibi başvuruda bulunarak doğrudan gelir desteği ödemelerini tahsil ettiğini, bu ödemelerin kiracıya ait olduğunu belirterek destek ödemeleri nedeniyle 8.000 TL, ikinci üründen dolayı mahrum kaldığı kazanç olan 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise taraflar arasında her hangi bir kira ilişkisi bulunmadığını, davacının hukuka aykırı şekilde taşınmazlara el attığını, çevrenin zorlaması ile ilk yılın ecrimisil bedelini ödediğini, davacıya karşı el atmanın önlenmesi istemiyle dava açtıklarını ancak yargılamanın devamı sırasında davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; kira akdinin sözlü olarak veya zımni irade beyanı ile yapılabileceği bu kapsamda başlangıçta taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunmamasına rağmen davalının kullanım bedeline ilişkin olarak davacı tarafından üç taksit halinde ödenen paraları kabul ederek akde icazet verdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kira akdi kullandırma ve yararlandırma akitlerindendir. Bununla taşınır veya taşınmaz bir malın veya bir hakkın belli bir bedel karşılığında geçici bir süre için kullanımının üçüncü bir kişiye bırakılması hedeflenmiş olmalıdır. Kanunda kira sözleşmeleri için şekil şartı öngörülmemiştir. Taşınır olsun taşınmaz olsun kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Ancak kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muameledir). Bu nedenle, 6100 sayılı HMK’nun 200. maddesi uyarınca miktar ve değeri 2500 lirayı aşan kira sözleşmeleri hakkında tanık dinlenilebilmesi mümkün değildir. Bu miktar kira miktarının yıllık tutarına göre belirlenecektir.