3. Hukuk Dairesi 2024/2350 E. , 2025/1227 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/246 E., 2022/818 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekk…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2350 E. , 2025/1227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/246 E., 2022/818 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 19.11.2008 tarihli yazısı ile müvekkilinin Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak sahte reçete ve sahte rapor fatura ettiği gerekçesiyle, 2008 yılı Eczane Protokolü'nün (6.3.19.) maddesi uyarınca sözleşmesinin iki yıl süreyle feshine karar verildiğini bildirdiğini, ancak fesih işleminin sözleşmeye ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurumun fesih işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı eczacının, dava dışı doktorlar ile birlikte hareket ederek, hastaların haberi ve bilgisi olmaksızın düzenlenen sahte ilaç kullanım raporlarına istinaden düzenlediği sahte reçeteleri fatura ederek Kurumu zarara uğrattığını, fesih işleminin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.03.2009 tarihli kararıyla; davacının sahtecilik eylemini gerçekleştiren kişilerle iş birliği içinde olduğunun ya da düzenlenen reçete ve raporların sahte olduğunu bildiğinin davalı Kurumca kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile fesih işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25.01.2010 tarihli ilamıyla; dosya kapsamından, davalının fesih nedeni olarak bildirdiği Kuruma fatura edilen reçete ve raporların sahte olduğu iddiası ile bu raporları ve reçeteleri düzenleyen doktorlar hakkında resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlarından kamu davası açıldığının ve Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/443 E. sayılı dosyasıyla yargılamanın devam ettiğinin anlaşıldığı, davacının işbu dosyada sanık olmasa da iddianamede, davacının sahibi olduğu ... Eczanesinin de içinde bulunduğu bir kısım eczanelerde unutulmuş ya da bırakılmış olan sağlık karneleri ile hastanelere gelen eczane sahipleri veya çalışanlarının talebi üzerine hastaları muayene etmeden rapor ve reçete düzenlendiğinin iddia edildiği, bu hususta eczacılar hakkında da ayrı bir soruşturma yürütüldüğünün anlaşıldığı; hukuk hakiminin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla bağlı değilse de, mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu, bu durumda Mahkemece eczacılar hakkında yürütülen soruşturma dosyasının da getirtilerek, davacının dava dışı doktorlar ile eylem ve işbirliği içinde olup olmadığının ya da reçete ve raporların sahteliğini önceden bilip bilmediğinin, doktorlar hakkında görülmekte olan ceza davası ile birlikte değerlendirilmesi, gerekirse soruşturma dosyası ve ceza davasının neticesi beklenerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumca davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanede yapılan denetimlerde, reçetesi olduğu halde kupürünün kesik olduğu gerekçesiyle birtakım ilaçlara el konulduğu, daha sonra bu ilaçların davacıya iade edildiği, daha sonra davacı aleyhinde sahte ilaç kullanım raporlarına dayalı olarak sahte reçete düzenlendiği iddiasıyla soruşturma başlatıldığı, davalı Kurum tarafından 03.01.2008 tarihli yazıyla davacıya uyarı işlemi uygulandığının, 19.11.2008 tarihli yazıyla da taraflar arasında imzalanan 2008 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19.) maddesi uyarınca sözleşmesinin iki yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiği, ancak davacının üzerine atılı ve fesih işlemine sebep olan eylemler nedeniyle hakkında Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/443 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve kararının 15.06.2022 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla davacının feshe neden olan eylemi gerçekleştirmediğinin ceza yargılaması kapsamında sabit olduğu, buna göre davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan fesih işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan 19.11.2008 tarihli sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hukuk hakiminin beraat kararı ile bağlı olmadığını, kaldı ki davacı hakkında resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarından açılan ceza davası sonucunda delil yetersizliğinden beraatine karar verildiğini; ifadesine başvurulan bazı hasta ve yakınlarının beyanlarından anlaşıldığı üzere, kendilerinde herhangi bir hastalık bulunmadığı ve sanık olarak yargılanan hekimlere muayene olmadıkları halde, adlarına ilaç kullanım raporu çıkartıldığı ve bu raporlara dayalı olarak yine kendilerinden habersiz şekilde düzenlenen reçetelerin Kuruma fatura edilerek bedelinin tahsil edildiğini, hatta bazılarının eczanenin bulunduğu mahalleyi dahi bilmediklerini ve oraya hiç gitmediklerini, ayrıca reçetelerdeki imza, adres ve telefon bilgilerinin kendilerine ait olmadığını beyan ettiklerini, buna göre davacıya ait ... eczanesi ile diğer eczane sahibi ve çalışanlarının, sanık hekimler ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, hastaların haberi olmaksızın onlar adına sahte rapor çıkartmak suretiyle ve yine bu raporlara dayalı olarak muhtelif sağlık kuruluşlarınca düzenlenmiş sahte reçeteleri fatura ederek Kurumu zarara uğrattıklarını, davacı hakkında uygulanan fesih işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2008 yılı Protokolünün (6.3.19.) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, davacı eczacı hakkında sanık olarak yargılanan dava dışı hekimler ile eylem ve işbirliği içinde hareket ederek, hastaların haberi ve bilgisi olmaksızın düzenlenen sahte ilaç kullanım raporlarına istinaden sahte reçete düzenlemek ve bunları fatura etmek suretiyle Kurumu zarara uğratmak iddiasıyla açılan ceza davası sonucunda, davacının her iki suçtan da beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının fesih işleminin konusu olan eylemleri işlemediğinin davalı Kurum tarafından bildirilen deliller ile ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.