11. Ceza Dairesi 2023/5143 E. , 2023/10342 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 23.12.2022 SAYISI : 2019/511 E., 2021/96 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2019
**11. Ceza Dairesi 2023/5143 E. , 2023/10342 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 23.12.2022 SAYISI : 2019/511 E., 2021/96 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2019/511 Esas, 2021/96 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 24.02.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/8640 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90916 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90916 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hâk oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede, 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da birtakım değişiklikler yapıldığı, Bu kapsamda 7394 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un Geçici 34. maddesine eklenen "Hâklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir ... " şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 15/04/2022 tarihinde infaz aşamasında olan dosyalar hakkında, infazı yapan Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından Mahkemesinden infaz durdurma kararı alınmasını takiben, Mahkemeler tarafından uyarlama yargılaması yapılarak, vergi dairelerince belirlenen ödenmesi gereken miktarın, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hükümlüler tarafından Hazineye ödendiği takdirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecekleri yönünde ihtarı müteakip, bir yıl içinde ödeme yapılıp yapılmaması durumuna göre infazın kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğinin düzenlendiği, Sanığın, 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2021 tarihli kararının istinaf incelemesinden geçerek 23/09/2021 tarihinde kesinleştiği ve sanık hakkındaki dosyanın infaz aşamasında olduğu dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemece her ne kadar sanık hakkında defter belge ibraz etmemesi nedeniyle vergi ziyaa oluşmadığından bahisle etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan Haliç Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 02/08/2019 tarihli ve 2019-A-9029/17 sayılı raporunda 2015 yılı Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - ... ve Aralık aylarına ait res'en tarhı gereken KDV farkının 85.232,81 Türk lirası olduğu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341, 344 ve 359. maddeleri uyarınca 3 (üç) katı vergi ziyaa cezası kesilmesi gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında 255.698,43 Türk lirası vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmakla, oluşan vergi ziyaa nedeniyle sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi hususu hatırlatılarak ve sanığın ödeme yapması için gereken sürenin son günü olan 15/04/2023 tarihine kadar beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2019/511 Esas, 2021/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/2033 Esas, 2021/2289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 4. Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine duruşmalı olarak uyarlama yargılamasının yapıldığı ve Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2019/511 Esas, 2021/96 Karar sayılı ek kararı ile "...tarh edilen vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadığı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının da idari yaptırım olup, 213 ve 7394 sayılı yasalar kapsamında vergi, vergi cezası olmadığı, uyap sisteminde yapılan kontrolde 213 sayılı yasanın 359/a2 maddesi kapsamında TCK nun 43. maddesinin uygulanmasını gerektir bir dosyası bulunmadığı, 7394 sayılı yasa ile alt sınır olan 18 ay hapis cezasında aleyhe bir düzenleme yapılmadığı, alt sınırdan hapis cezasına hükmolunması halinde 7394 sayılı yasanın 4/3. maddesindeki cezada 1/2 oranında indirim yapılması düzenlenmesi gözetildiğinde, 7394 sayılı yasanın hükümlü lehine sonuç doğurduğu..." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu belirlenmiştir. 5. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır. " şeklinde düzenlenmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 192 008 6622 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen 02.08.2019 tarihli ve 2019-A-9029/17 sayılı vergi inceleme raporunda, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinin 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca re'sen takdir kapsamında olduğunun, katma değer vergisi beyannamelerinde indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin gerçekten yüklenilip yüklenilmediği, yasal defter ve kayıtlarına kaydedilip kaydedilmediği, indirime hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle 2015/Ocak-Aralık dönemlerine ait indirilecek KDV olarak beyan edilen ve indirim konusu yapılan KDV'nin reddedilmesinin gerektiği belirtilerek, re'sen tarh edilecek katma değer vergileri tablo halinde belirtildikten sonra, 213 sayılı Kanun'un 341, 344 ve 359 uncu maddeleri uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılamasında, sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.