T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/15 KARAR NO: 2025/2285 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/12/2023 NUMARASI : 2022/223 Esas - 2023/1141 Karar ASIL DAVADA DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) DAVA TARİHİ:19/09/2014 BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/844 ESAS 2018/1110 KARAR DAVA TARİHİ: 15/09/2018 KARAR TARİHİ: 18/12/2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/15 KARAR NO: 2025/2285 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/12/2023 NUMARASI : 2022/223 Esas - 2023/1141 Karar ASIL DAVADA DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) DAVA TARİHİ:19/09/2014 BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/844 ESAS 2018/1110 KARAR DAVA TARİHİ: 15/09/2018 KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.06.2013 günü tatil amacıyla Rusya’dan Türkiye’de Antalya’daki ... Hotel ...’e geldiğini, Jip safari gezisine katılmak için Hobi Safari Turizm adıyla faaliyet gösteren ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd Şti’den tur satın aldığını, 07.06.2013 günü 7 kişilik grupla birlikte sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçla tura çıktığını, sürücünün dikkatsizliği sonucu aracın 21 metre uçuruma yuvarlandığını, müvekkilinin yaralandığını, göğüs hizasından ayak parmaklarına kadar felç olduğunu, olayda davalı sürücü ...'un kusurlu olduğunu, işleten olarak ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti'nin sorumlu olduğunu, davalılardan ...Sigorta A.Ş.’nin yolcu bireysel kaza sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu, teminatının 25.000,00.TL. olduğunu, davalılardan ... Sigorta A.Ş.’nin ise aracın ZMMS poliçesini düzenlediğinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin 21 yıldır fitness antrenörlüğü yaptığını, daimi maluliyet zararının olduğunu, bakıcı giderleri olduğunu, ...hastanesinde yattığı süre için 2.670,00.TL. harcama yaptığını, Antalya ...hastanesine 29.614,47.TL. ödeme yapıldığını, ayrıca Rusya’dan gelen doktor ve ulaşım giderleri için 8.209,34.TL. masraf yapıldığını, 27.06.2013 tarihli uçak bileti için 7.284,17.TL. ve doktorun bileti için 1.006,17.TL ödediğini, 6 günlük kalan tatilini yapamadığını, bunun için ödediği 1.445,00.TL.'nin kendisine ödenmesi gerektiğini, trafik kazasında sakatlanarak beden gücü kaybına uğradığını, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00.TL. maddi tazminatın, davalı sürücü ... ve davalı ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd Şti. yönünden olay tarihinden işletilecek avans faizi ile davalı sigorta şirketi bakımından poliçe tutarıyla sınırlı olarak ve temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınmasına, ömür boyu sürecek bakıcı giderlerinin hesaplanarak davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 09/10/2019 tarihli dilekçesi ile davayı, davalı ... yönünden sakatlık tazminatı, ömür boyu bakıcı gideri, tedavi ve bağlı giderler yönünden 100.000,00 TL'ye yükselttiğini, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 250.000,00 TL'ye yükselttiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.(Devreden ...Sigorta A.Ş.) yönünden dava değerini ve talep sonucunu 25.000,00-TL'ye yükselttiğini, asıl dava ve birleşen dava dosyası yönünden toplam 375.000,00 TL ıslah ettiğini beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 07 YDK 51 plakalı aracın ZMMS poliçesi ile 08/10/2012 tarihinden başlayarak bir yıl süreyle temin ettiğini, öncelikle Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına başvurulması gerektiğini ayrıca bu sigortanın limitinin yetersiz kalması halinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına başvurulması gerektiğini, bunların limitinin yetersiz kalması halinde davalı şirketin sorumluluğuna gidilebileceğini, aracın Karayolu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının ...Sigorta A.Ş. tarafından temin edildiğini, tedavi giderleri bakımından sorumlu olmadıklarını, bakıcı ihtiyacı olduğunun somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacının bakımının aile birliği içinde sağlanması halinde bakıcı giderlerinden % 50’sinin indirilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faiz talebinin ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Türk vatandaşı olmadığından teminat göstermesi gerektiğini, ... plakalı aracın davalı şirkete 25/12/2012-25/12/2013 vadeli Sürücü Yolcu Bireysel Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminatının sakatlık için 25.000 TL olduğunu, manevi tazminatların kapsam dışı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kaza nedeniyle maruz kaldığı sakatlık nev'inin Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartları 8/B maddesine göre ispatı gerektiğini, müvekkili şirketin trafik sigortacısı olmadığını, bu nedenle bakıcı giderleri yol ve ulaşım giderleri, hastane ve konaklama masrafları, tatil ücreti, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca işletenin kazanın oluşumunda kusuru oranında indirim yapılması gerektiğini, yolda gevşek malzeme olduğunu, yol sorununa ilişkin olarak işaretleme olmadığını, yolcunun emniyet kemeri takılı olmadığının tutanakta belirtildiğini, safari turunda herkese kemer taktırıldığını, sürücünün virajı fark edemediğini, kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, kazayı yapan sürücünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, davacının Akdeniz Üniversitesinde kalması halinde tüm tedavi giderlerinin Sağlık Bakanlığınca karşılanacağını, davacının Rusya’dan aldığı maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ATK'dan tekrar rapor alınması gerektiğini, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/165-E sayılı dosyasında davacının kızının ev işlerinde annesine destek olduğunu belirttiğini, davacının Rusya’dan maluliyet aylığı aldığını dile getirdiğini, bu nedenle bakıcı gideri istenmeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen davada vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 05/06/2013 tarihinde meydana gelen aynı kaza neticesinde davacının ağır şekilde yaralanarak sürekli maluliyetinin oluştuğunu, öncelikle huzurdaki davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1233 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "2022/223 Esas (2014/1233) sayılı dosya yönünden; Davalı ... Sigorta AŞ hakkında açılan asıl davanın feragat nedeni ile reddine, Mahkememizin 2014/1233 E. - 2020/60 K. sayılı ilamına karşı davalılar tarafından ve davacı tarafından hükümde belirtilen davalılara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından; Davalı ... Sigorta A.Ş. Aliş ... Ltd.Şti. ve ... hakkında açılan davanın dava ve ıslah dilekçelerine göre Kabulü ile; Davalı ... Sigorta A.Ş. açısından 01/04/2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile 25.000 TL' den sorumlu olmak üzere; davalı Aliş ... Ltd.Şti. açısından 07/06/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte 10.000 TL' den sorumlu olmak üzere; davalı ... açısından 07/06/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte 100.000 TL' den sorumlu olmak üzere davalılardan sorumlu oldukları miktarla sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, şeklindeki hüküm kesinleşmiş olmakla bu hususlarda yeniden karar oluşturulmasına yer olmadığına; Davalı Aliş ... Ltd.Şti. hakkındaki talep ıslah edilmiş ise de bu davalı hakkındaki hüküm istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden ve davaya konu geçerli bir ıslah bulunmadığından ıslah dilekçesinde talep edilen bakiye miktar yönünden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına; Asıl davada harç ve yargılama gideri hesaplandığından yeniden hesaplanmasına yer olmadığına,Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/844 esas sayılı dosyası (Bu dosyadan davalı ... Turizm yönünden tefrik edilerek tekrar birleştirilen mahkememizin 2020/106 esas sayılı dosyası) yönünden;1- 431.485,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 139.362,52 TL tedavi gideri, bakıcı gideri ile tatil masrafları olmak üzere toplam 570.848,00 TL'nin (davalı ... Sigorta AŞ poliçe limitine göre 55.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 250.000,00 TL bakıcı+tedavi gideri olmak üzere toplam 305.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... Turizm Seyahat A.Ş.'den 07.06.2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 15.09.2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Tur. Sey. A.Ş vekili ve ... Sigorta A.Ş. Vekili ile davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili de istinaf talep etmiş ise de; Mahkemece HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaftan vazgeçmiş sayılarak istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın verildiği, bu kararın davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği ancak ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebi incelemeye alınmamıştır. Davalı ... Turizm Seyahat A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili hakkındaki birleşen davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, daha sonra davacı tarafça 09.07.2020 tarihli dilekçe ile dosyanın yenilenmesinin talep edildiğini, fakat HMK'nın 150.maddesinde belirtilen 3 ay geçtikten sonra yenileme dilekçesi verildiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, artan maluliyetinin bulunmadığının dosyadaki Adli Tıp Kurul raporları ile de sabit olmasına rağmen Yerel Mahkemece artan maluliyet sebebiyle tazminata hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığını, ayrıca müvekkili şirket yönünden faiz başlangıcı olarak kaza tarihi olan 07.06.2013 tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, maluliyet farkına ilişkin bir tazminata hükmedildiğinden maluliyet farkının tespit tarihinin faiz başlangıcı olması gerektiğini ancak işbu davada artan maluliyetin bulunmasının mümkün olmadığını, nitekim artan maluliyette, kazadan sonra meydana gelen yeni bir durum üzerine davacının maluliyet oranının artması gerektiğini, davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığını, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiğini, diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemli olduğunu, %100 maluliyet oranı her halde kaza tarihinde söz konusu olup, sonradan gelişen bir durum söz konusu olmadığını, müvekkilinin sigorta şirketi ile davacı arasında tanzim edilen sulh protokolü sonradan gelişen bir durum söz konusu olmadığı için artan maluliyet söz konusu olamayacağından, kesin hüküm etkisinin korunacağını, gerekçeli kararda da belirtilen Adli Tıp Kurumu’nda gelişen bir durum olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu husus göz ardı edilerek artan maluliyet sebebiyle hüküm tesis edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; artan maluliyet bulunmadığı ATK raporuyla sabit olmasına rağmen mahkemece artan maluliyet sebebiyle tazminata hükmedildiğini ancak asıl davada taraflar arasında sulh protokolü tanzim edildiğini ve bu protokole istinaden davacıya ödeme yapıldığını, işbu davada artan maluliyetin bulunması mümkün olmadığını, davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiğinin, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığının, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiğinin ve diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceğinin ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceğinin gerçek zararın tespiti açısından önemli olduğunu, %100 maluliyet oranının her halde kaza tarihinde söz konusu olup, sonradan gelişen bir durumun söz konusu olmadığını, taraflar arasında tanzim edilen sulh protokolü sonrasında gelişen bir durum söz konusu olmadığı için artan maluliyet söz konusu olamayacağından kesin hüküm etkisinin korunacağını ve işbu davaya sirayet edeceğinin açık olduğunu, davacı tarafa yapılan ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, mahkemece her ne kadar doğmamış bir haktan feragat edilmeyeceği belirtilmişse de, doğmuş bir hak söz konusu olmayacağından feragatin geçerliliğini koruyacağını, poliçe limitlerini ihlal edecek şekilde hüküm tesis edildiğini, mahkemece 250.000,00 TL bakıcı gideri teminatının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin müvekkil sigorta şirketine tahmil edilmesine olanak bulunmadığın belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İlk Derece Mahkemesinin 06/02/2020 tarih, 2014/1233 Esas ve 2020/60 Karar sayılı kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 28/02/2022 tarih, 2020/2203 Esas ve 2022/393 Karar sayılı kararı ile "...2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.Davacı vekili yargılama sırasında, 24/06/2015 tarihli dilekçesi ile davalı ... Sigorta şirketi ile karşılıklı sulh olduklarını ve ... Sigorta A.Ş hakkındaki davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, 30/06/2015 tarihli celsede beyanını tekrar etmiş, 21/09/2018 tarihli celsede de sulh nedeniyle ödeme yapıldığını beyan etmiştir. 08/08/2014 tarihli sözleşmenin başlığı Sulh Protokolu olarak düzenlenmiş ise de içeriğinde ödemenin yapılması ile birlikte davacı ve vekili, asıl alacak ve tüm ferileri, yargılama gideri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere davaya konu talep nedeniyle ... Sigorta A.Ş.’ni gayrikabili rücu ibra etmiş olup, her ne nam altında olursa olsun başkaca bir alacağı kalmadığını beyan etmektedir." belirlemesi bulunduğundan bu belgenin ibra olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça aktüerya raporu sonrası ve feragat beyanından sonra 15/09/2018 tarihinde artan maluliyet gerekçesi ile belirlenen güncel tazminat istemini içeren dava açmış ve asıl dava ile birleştirilmiştir. Birleşen davanın davalısı ... şirketi ile ilgili dava takipsiz bırakılacağı beyan edildiğinden ayrı bir esasa kaydedilmiş diğer davalı ... Sigorta A.Ş yönünden asıl dava ile devam edilmiştir.Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 10/07/2014 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda; torakal travma (parapleji), yürüme alt ekstremitede ağır etkilenmiş, mekanik destek veya bir cihaz yardımı olmaksızın ayağa kalkamıyor, mesanenin refleks veya istemli kontrolü yok, anorektal refleks regulasyonu veya istemli regulasyonu yok, kişinin özür oranı:%96 olduğu," tespiti ile davacının ilk maluliyeti belirlenmiştir. Davacı hakkında düzenlenen 23/10/2017 tarihli ATK raporunda ise trafik kazasına bağlı maluliyet oranı %100 olarak belirlenmiştir. Feragat tarihinden sonra oluşan zararlar için davacı artan maluliyet nedeni ile birleşen davayı açtığından, ilk dava ile eldeki davanın konusunun farklı olması nedeniyle davanın esasına girilmesi gerekirken davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan birleşen davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesi ile kaldırma kararı verilmiştir. Dosya kapsamından 05.06.2013 günü davacının Jip safari gezisine katılmak için ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd Şti’den tur satın aldığı, 07.06.2013 günü 7 kişilik grupla birlikte sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araçla tura çıktığı sırada aracın tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni asıl davada işleten, ZMMS sigortacısı ... Sgorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den kalıcı işgöremezlik, yol gideri, tedavi giderleri, kalan tur bedeli, bakıcı gideri talep ettiği; Birleşen davada ise jip safari gezisi satın aldığı tur operatörü ... Turizm Seyahat A.Ş.'den ve davalı ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den (yapılan ödeme dışında kalan %100 maluliyet nedeniyle oluşan bakiye) tedavi ve bağlı giderleri, sürekli iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve tatil giderleri nedeniyle maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kazaya karışan ... plakalı aracın işleteninin ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti. olduğu, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 08.10.2012/2013 tarihlerinde ZMMS poliçesiyle, ... Sigorta A.Ş. nezdinde 25.12.2012 / 2013 Sürücü Yolcu Bireysel Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ... Tur. Sey. A.Ş.'nin jip turunu organize eden tur operatörü olduğu anlaşılmıştır. Davacı, davalı ... Turizm Seyahat A.Ş.'den jip safarisine katılmak üzere tur satın almış olup davalı ... Turizm Seyahat A.Ş., hizmet sözleşmesinin ifa sırasında davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulmuş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf başvuru değerlendirildiğinde:Davacı vekilinin asıl dava olan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1233 Esas sayılı dosyasının karar duruşmasında davalı ... Turizm Seyahat A.Ş. hakkındaki davayı takip etmediklerini beyan etmiş olup Mahkemece 06/02/2020 tarihli kısa kararda bu davalı hakkındaki davanın işlemden kaldırılmasına ve dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına dair karar verilmiştir. Daire kaldırma kararından sonra davacı vekilinin yenileme talebi üzerine tefrik edilen dosya asıl dava ile birleştirilmiş ve esastan karar verilmiştir. Davacı vekilinin birleşen dava için 10/07/2020 tarihinde yenileme dilekçesi vermesi üzerine Mahkemece 13/07/2020 tarihinde yenileme tensip tutanağı düzenlenerek harç yatırmak üzere davacı vekiline mehil verilmiştir. Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi (1)Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü haizdir. 2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Durma süresi olan 95 günün, dosyanın işlemden kaldırılma tarihe (06/02/2020) eklenmesi halinde davanın yenilenme talep tarihinin süresinde olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/4. maddesi "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi duruşma, gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yükletilemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." hükmünü içermektedir.Somut uyuşmazlıkta davacı vekilinin birleşen dava için yenileme talebi bir aylık sürenin geçmesinden sonra yapıldığı anlaşıldığından ancak harç yatırılarak yenilme yapılabilir. İlk Derece Mahkemesince 13/07/2020 tarihinde tensip ara kararı ile yenileme harçlarını belirleyerek yatırılması husunda davacı vekiline meşruatlı davetiye çıkarılmasına karar verilmişse de kesin süre ve kesin süreye uyulmamanın sonuçları hatırlatılmadığından verilen sürenin usulüne uygun olmaması nedeni ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 25.01.1985 gün ve 1984/5 esas 1985/1 sayılı kararında da belirtildiği üzere Dairemizce eksik hususun tamamlatılması için tensip zaptı düzenlenerek davacı vekiline mehil verilmiş, verilen kesin süre de eksik harç yatırıldığından usuli eksiklik giderilmiş olduğundan birleşen davanın esastan incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer istinaf itirazları değerlendirildiğinde; Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olduğundan kabul edilen tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen geçici ve bakıcı giderlerinin poliçedeki tedavi giderlerinin 250.000 TL limiti ile sorumlu olacak şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Ancak belgeli/faturalı sağlık giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sorumluluğu devam edecektir. 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderleri yurt içinde olanlardan SGK sorumlu olacak ancak Türkiye'de geçirdiği trafik kazası nedeniyle yurt dışında devam eden tedavilerinin SGK sorumluluğu kapsamında olmadığından yurt dışında devam eden tedavi giderlerinden SGK değil işleten, sürücü, ZMMS sigortacısı ve kusuru olan diğer davalılar sorumlu olacaktır. Bu nedenle yabancı olan ve ülkesinde tedavi gören davacının tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayacaktır. Kaldı ki somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği tedavi gideri belgesiz olduğundan SGK'nın sorumluluğu kapsamında değildir. Dairemiz kaldırma kararından sonra Mahkemece ATK 2. İhtisas kurulundan alınan 30/01/2023 tarihli raporda, "...... ...'nın 07/06/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nun 23.10.2017 tarih, 22727 sayılı kararının yerinde olduğu, kişide gelişen %100 maluliyet oranının 07/06/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olduğu ve bu tarihten itibaren başladığı, yeni gelişen bir durum olmadığı, kişinin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dördüncü bölüm 15-a maddesine göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğu " tespit edilerek bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 30/01/2023 tarihli maluliyet raporuna göre davacının %100 oranında malul olduğu tespit edilmiştir. Birleşen dava için alınan 25/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının %100 maluliyet oranına göre tazminat hesaplaması yapılmıştır. Dosya kapsamından davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacının %96 maluliyet oranına göre yapıldığı ve davacı vekilinin de bu ödeme nedeniyle davadan feragat ettiği sabittir. Bu durumda feragat edilen %96 orandan arta kalan % 4 maluliyet oranına göre hesaplanan 19.459,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı feragat kapsamında olmadığı ancak limiti de aşmadığından davalı sigorta şirketi sorumluluk kapsamındadır. Bu nedenle aksi yöndeki davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Ancak birleşen davada 19.459,41 TL'yi aşacak şekilde 55.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinden davanın kabulü doğru olmadığından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf talebi bu yönden yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Davacı vekilinin davadan feragat beyanı, kalıcı işgöremezlik ödemesi nedeniyle yapıldığından İlk Derece Mahkemesince dava konusu edilen tedavi, bakıcı ve tatil giderleri zararı toplamı olan 389.362,57 TL poliçe limiti aştığından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına ve geriye kalan 139.362,57 TL'den ise aktüerya raporu ve ıslah doğrultusunda taleple bağlı kalınarak davalı işleten, araç sürücüsü (asıl davada) ve tatil şirketi olan ... Tur. Sey. A.Ş.'nin Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin düşülmesi ile kalan miktardan (birleşen davada) müteselsilen sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine Mahkemenin 06/02/2020 tarih, 2014/1233 Esas ve 2020/60 Karar sayılı ilamında istinaf talep edilmediği için davalı sürücü ... ve davalı ...Tur. Tic. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd Şti. hakkında kesinleşen hususlar nazara alınarak hüküm kurulmasında da usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ... Tur. Sey. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı ... Tur. Sey. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 2022/223 Esas (2014/1233 Esas) sayılı asıl dava dosyası yönünden; 1- Davalı ... Sigorta AŞ hakkında açılan asıl davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2- Mahkememizin 2014/1233 Esas - 2020/60 Karar sayılı ilamına karşı davalılar tarafından ve davacı tarafından hükümde belirtilen davalılara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından; Davalı ... Sigorta A.Ş. ...Tur.Tic. İnş.Taah.İth. İhr. Ltd.Şti. ve ... hakkında açılan davanın dava ve ıslah dilekçelerine göre KABULÜ İLE ; Davalı ... Sigorta A.Ş. açısından 01/04/2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile 25.000 TL' den sorumlu olmak üzere; davalı ...Tur.Tic. İnş.Taah.İth.İhr. Ltd.Şti. açısından 07/06/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte 10.000 TL' den sorumlu olmak üzere; davalı ... açısından 07/06/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte 100.000 TL' den sorumlu olmak üzere davalılardan sorumlu oldukları miktarla sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, şeklindeki hüküm kesinleşmiş olmakla bu hususlarda yeniden karar oluşturulmasına yer olmadığına, 3- Davalı ...Tur.Tic. İnş.Taah.İth.İhr. Ltd.Şti. Hakkındaki talep ıslah edilmiş ise de bu davalı hakkındaki hüküm istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden ve davaya konu geçerli bir ıslah bulunmadığından ıslah dilekçesinde talep edilen bakiye miktar yönünden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, 4- Asıl davada harç ve yargılama gideri hesaplandığından yeniden hesaplanmasına yer olmadığına, Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/844 esas sayılı dosyası (Bu dosyadan davalı ... Turizm yönünden tefrik edilerek tekrar birleştirilen mahkememizin 2020/106 Esas sayılı dosyası) yönünden; 1- 431.485,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 139.362,52 TL tedavi gideri, bakıcı gideri ile tatil masrafları olmak üzere toplam 570.848,00 TL'nin (davalı ... Sigorta AŞ poliçe limitine göre 19.459,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 250.000,00 TL bakıcı+tedavi gideri olmak üzere toplam 269.459,41 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... Turizm Seyahat A.Ş, den 07.06.2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş, den 15.09.2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından sürekli iş göremezlik tazminatının fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Birleşen davada karar tarihine göre alınması gereken 38.994,63 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL peşin + 3.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.035,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.958,73 TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş. 15.370,87 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 85.918,72 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta AŞ 45.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL Islah harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 455,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 9.496,10 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş. 4.399,30 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 38.994,63 TL istinaf karar harcından peşin alınan 9.748,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.245,97 TL harcın davalı ... Tur. Sey. A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 400,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025