8. Hukuk Dairesi 2022/7074 E. , 2024/6637 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/122 E., 2021/287 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine …
**8. Hukuk Dairesi 2022/7074 E. , 2024/6637 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/122 E., 2021/287 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, Silifke ilçesi İmamuşağı (Çamlıca) köyü Taşyatak mevkiinde bulunan ve sınırlarını bildirdiği 9284 metrekarelik taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, "tüm tahdit tutanakları en eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve varsa amenajman haritaları getirtilip yöntemince uygulanmak suretiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının, devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olup olmadığının, bu gibi yerlerden değilse 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 17 inci maddeleri koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu (6360 sayılı Kanun) gereğince ...'na da davanın yöneltilmesi gereğine" değinilen bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişi heyetinin 31.10.2013 havale tarihli rapor ve raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6.852,36 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin ve davalı Hazinenin kendi adlarına tescil talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine, Orman İdaresi, ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk 10.03.2021 tarihli ve 2020/3823 Esas, 2021/2209 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "Mahkemece davaya konu taşınmaz hakkında davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, ne var ki 09.11.2007 tarihinde yapılan keşifte çekilen taşınmazı gösteren dosya kapsamındaki fotoğraflardan taşınmazın çok yoğun taşlık ve kayalık yapıda olduğu, üzerinde kaba inşaatı devam eden bir yapı bulunduğu, taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı,sadece ev yapma şeklinde gerçekleşen bir kullanım imar-ihya ve ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak değerlendirilemeyeceği, hal böyle olunca Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Yargılama sırasında davalı Hazine vekili tarafından, 4721 sayılı Kanun'un 713/6 ncı maddesi uyarınca karşı tescil talebinde bulunulduğuna göre, dava konusu taşınmaz bölümü yönünden, davalı Hazinenin tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ve açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.