Ceza Genel Kurulu 2010/5.MD-215 E. , 2011/19 K. "" Tebliğname : 2010/95732 Sanığın ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı TCY’nın 250/2, 53 ve 2802 sayılı Yasanın 89. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 23.06.2010 gün ve 5-4 sayı ile yüklenen fiilin yasada suç olarak tanımlanmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı CYY’nın 223/2-a maddesi gereğince verilen beraat kararının, C.Savcısı tarafından, “somut olayda derhal b…
**Ceza Genel Kurulu 2010/5.MD-215 E. , 2011/19 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname : 2010/95732 Sanığın ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı TCY’nın 250/2, 53 ve 2802 sayılı Yasanın 89. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 23.06.2010 gün ve 5-4 sayı ile yüklenen fiilin yasada suç olarak tanımlanmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı CYY’nın 223/2-a maddesi gereğince verilen beraat kararının, C.Savcısı tarafından, “somut olayda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir halin söz konusu olmadığı, son soruşturmanın açılması kararındaki eylemin, irtikâp ya da görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturmadığı, ancak kişisel ilişkileri çerçevesinde hareket eden sanığın eyleminin, şikâyete tabi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, 5271 sayılı CYY’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat koşullarının da gerçekleşmediği, sanık hakkında şikâyet bulunmaması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği görüşüyle temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığının “bozma” istekli 20.10.2010 gün ve 95732 sayılı tebliğ¬namesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değer¬lendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenecek uyuşmazlık, kovuşturma aşamasına geçildikten sonra suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması üzerine, sanık hakkında öncelikle düşme kararının mı yoksa beraat kararının mı verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. 5271 sayılı CYY’nın 158. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde, mağdur şikâyetten açıkça vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam edilecektir. Bu hüküm gereğince, gerek şikâyete bağlı bir suçta şikâyetin bulunmadığı nazara alınmaksızın kamu davasının açılması, gerekse suçun yargılama aşamasında nitelik değiştirerek şikâyete bağlı bir suça dönüşmesi halinde, açıkça şikâyetten vazgeçilmedikçe, durma veya düşme kararı verilmeyip, yargılamaya devamla esasla ilgili hüküm kurulmalıdır. 5271 sayılı CYY’nın 158/6. maddesindeki bu açık düzenleme karşısında C.Savcısının derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir hal söz konusu olmadığından, sanık hakkında beraat kararı değil, düşme kararı verilmesi gerektiği yönündeki temyiz nedeninin yerinde olmadığı saptandıktan sonra verilen beraat kararının esasıyla ilgili incelemeye geçilmiştir. İncelenen dosyada;