T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:06/11/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:06/11/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine Serik İcra Dairesi kanalıyla ... esas sayılı dosya ile örnek 10 icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takibi geç öğrendiğini ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle avukat yardımından yararlanamayıp süresi içinde takibe karşı itirazda bulunamadığını, müvekkilinin uzun yıllardır ve halen geçimini çiftçilik yaparak sağladığını, bu süreç boyunca yetiştirdiği ürünleri Antalya Toptancılar Hali ... numarada komisyonculuk hizmeti veren ... şirketi aracılığıyla sattığını, müvekkilinin bu firmada ortak olduğunu bildiği davalı ile bu komisyoncuda tanıştığını, davalının adı geçen firmada uzun yıllar çalıştığını ve müvekkilinin getirdiği ürünlerle ilgili tüm ticari işlemleri ve alışverişleri davalı ile yaptığını, zaman zaman taraflar arasında güven ilişkisi olduğu için karşılıksız mal teslimi ve vadeli alışverişlerinin de olduğunu, 2012 yılında müvekkili ile komisyoncu şirket arasındaki yaklaşık 50.000,00-TL bedelli alacak ilişkilerini teminat altına almak üzere müvekkiline boş bir senet imzalatıldığını, müvekkilinin bazen mal getirerek bazen de nakit olarak borcunu peyderpey ödemeye çalıştığını, müvekkilinin ilgili firmaya halen 18.289,12-TL borcu olduğunu ve ödemeye çalıştığını, müvekkilinin bahse konu senedi o dönemde ilgili komisyoncu firmanın ortağı ve yetkisi olarak bildiği davalıya teslim ettiğini, 400.000,00-TL bedelli ve 19/10/2019 ödeme tarihli olarak doldurularak firmanın o dönem ki ortağı davalı lehine takibe koyulduğunu öğrendiğini beyan ederek; davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle ödeme emrine dayanak oluşturan takip konusu alacağın %20 si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacının icra takibini geç öğrendiği, maddi imkansızlıklar nedeniyle avukat bulamadığından bahisle söz konusu takibe süresi içerisinde itirazda bulunamadığı yönünde ki iddiasının tamamen bir mizansen ve borçtan kurtulmaya yönelik bir iddia olduğunu, davacının takip dayanağı olan kambiyo senedine veya imzaya yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, kambiyo senedini açıkça kabul ettiğini ancak davalıya borçlu olmadığı iddiasında bulunduğunu, bahsi geçen komisyoncu şirketin kurulduğu tarihten itibaren ortaksız, tek sahibi ve yetkilisinin müvekkili olduğunu beyan ederek; haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edip dava açmış olması nedeniyle %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı Serik İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Dava, 13/09/2022 tarihinde Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 10/01/2023 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmekle ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı takibe ve davaya konu borcu ödediğini ileri sürmüştür. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü davacıdadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 200. maddesinde belirtilen limitleri aşan bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, senetle ispat olunması gerekir. Davacı dava ve takibe konu borcu ödediğine dair yazılı belge sunamamıştır, davacının delilleri arasında yemin delili de olması nedeni ile bu hakkı hatırlatılmış, davacı vekili yemin metni sunmuş, yemin metni usulüne uygun tebliğ olunmasına rağmen davalı asil duruşmaya katılmamış ve geçerli bir mazeret de sunmamıştır. Yemin için çağrılan taraf, yemin edilecek duruşmaya gelmez ise ve gelmemesi geçerli bir mazerete dayanmazsa veya duruşmaya gelmesine yahut yemin teklif edilen duruşmada hazır olmasına rağmen yemin etmezse ve yemini diğer tarafa iade etmez ise yeminden kaçınmış sayılması, yeminden kaçınan kişinin bu davranışı, yemin konusunun ikrarı olarak değerlendirilmesi nedeni ile davanın kabulü" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm deliller incelenmeden sırası gelmediği halde yemin deliline başvurulmasının usulsüz olduğunu, yemin metninin usulüne uygun olmadığını, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkiline borçlu olduğu yönünde ikrarları bulunduğunu bu nedenle de yemin deliline başvurulamayacağını, sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Somut olayda davacı, dava dışı şirket ile olan ticari ilişkinin davalı üzerinden yürütüldüğünü, boş senede teminat amacıyla imza atıldığını, borcu ödediğini, 18.289,12 TL borç kaldığını iddia ederek eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Mahkemece ön inceleme duruşması yapılmadan tarafların mazaret sundukları duruşmada davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, ardından davacının "Davaya konu Serik İcra Dairesi kanalıyla ... esas sayılı dosyası ile takibe koyulmuş 03.04.2012 tanzim ve 19.10.2019 vade tarihli senet bedeli olan 400.000,00 TL (dörtyüzbintl) nakit olarak davacı ...'e elden teslim ettiğime ve karşılığında .. Senedi aldığıma, davacı ...'in tarafıma 400.000,00 TL (dörtyüzbintl) borcunun olduğuna dair namusun, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim." şeklinde yemin metni hazırlayarak mahkemeye sunduğu ve bu dilekçenin davalı asile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesinde, ticari defter ve kayıtlara, banka dekontlarına dayandığı görülmüştür. Mahkemece davacının ticari kayıtlar delili reddedilerek yemin deliline dayanmaya zorlanması icapsız yemin olup, öncelikle tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerekir. Mahkemece usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşması yapılarak, tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Yine sunulan dekontlar incelenmelidir. Mahkemece bu şekilde yapılacak tahkikat ile davacı davasını ispat edemez ise, bu durumda yemin vakıasının konusunun " kişinin kendisinden kaynaklanan vakıa olması " gerektiğinden öncelikle davacının, davalının söz konusu dava dışı şirketin senedin tanzim tarihinde tek ortak ve yetkilisi olup olmadığı da araştırılmalı, ardından ise " dava konusu senedin teminat senedi olmadığına, dava dışı şirket ile olan ticari ilişki nedeniyle verilmediğine, ... TL ödeme yapılmadığına" şeklinde hazırlanacak yemin metninin davalıya tebliğ edilmesi gerekirken " 400.000 nakit ödemeyi teslim ettim" şeklindeki ibareleri de içerir icapsız yemin metninin davalıya tebliğ edilmesi de hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş, ön inceleme duruşmasının yapılması, tarafların ticari defter ve gerektiğinde banka kayıtlarının incelenmesi ardından usulünce hazırlanmış yemin metninin davalıya tebliğ edilerek sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...