11. Hukuk Dairesi 2021/2433 E. , 2023/257 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili ve ferî müdahil ... (TMSF) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten v…
**11. Hukuk Dairesi 2021/2433 E. , 2023/257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili ve ferî müdahil ... (TMSF) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yurtbank A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off shore hesabına aktarıldığını, yatırılan ana paranın mahkeme kararı ile tahsil edildiğini, faize ilişkin hakların saklı tutulduğunu ileri sürerek, 40.000,00 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığını, husumetin TMSF'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 27.03.2014 tarihli ve 2013/111 E., 2014/36 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı vekili ve ferî müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 10.03.2016 tarihli ve 2016/361 E., 2016/2702 K. sayılı kararıyla faiz hesabının hatalı olduğu ve davalı aleyhine harca hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının mevduatının iradesi sakatlanarak off shore hesabına aktarıldığı, bu hususun ceza mahkemesi kararı ve Yargıtay kararları ile sabit olduğu, faiz alacağından da davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 10.12.1999 tarihinde yatırmış olduğu 7.900,00 TL mevduatın 1.000,00 TL'lik kısmına ilişkin faiz talebinin reddine, 6.900,00 TL'lik kısım için 34.176,62 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve ferî müdahil TMSF vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada husumetin TMSF'ye yöneltilmesi gerektiğini, davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, mahkeme hükmünün maddi gerekçeler, eksik ve hatalı bilirkişi incelemeleri, faiz hesap hatası, sorumlulukların tevcihinde ciddi hatalar bulunması nedeniyle bozulması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.