TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BİRSEN TÜTÜNCÜLER BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/5586) Karar Tarihi: 9/6/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucu : Birsen TÜTÜNCÜLER Vekili : Av. Alper KAZAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; özel şahıslar aras ındaki alacak davas ında eksik incelemeyle itirazlar ı
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR BİRSEN TÜTÜNCÜLER BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/5586) Karar Tarihi: 9/6/2021 Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucu : Birsen TÜTÜNCÜLER Vekili : Av. Alper KAZAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; özel şahıslar aras ındaki alacak davas ında eksik incelemeyle itirazlar ın ve delillerin de ğerlendirilmemesi, hukuka ayk ırı ihtiyati tedbir karar ı verilmesi ve dü şü k vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 14/2/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. Davac ı Birleşik Fon Bankas ı A.Ş. taraf ından başvurucu aleyhine 23/11/2015 tarihinde Gaziantep 2. İş Mahkemesinde (Mahkeme) alacak davas ı aç ılm ıştır. Dava dilekçesinde EGS Yat ırım A.Ş. Gaziantep Şubesi Yat ırım Acentesi mü şterilerinden H.T.nin Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 3hisse senedi al ım emirlerinin mü şteri overall'unda yeterli bakiye olmamas ına karşın başvurucu taraf ından işlemin gerçekle ştirilmesi nedeniyle olu şan 17.007,33 TL zarar ın 27/2/2001 tarihinden itibaren faiziyle ödenmesi talep edilmi ştir. 9. Mahkemece ald ırılan 25/11/2016 tarihli bilirki şi raporunda; i. Zarar ın oluştuğu EGS Yat ırım Menkul De ğerler A.Ş.deki EGS Bank A. Ş. hisselerinin Tasarruf Mevduat ı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildi ği, EGS Bank A.Ş.nin ise önce Bay ındırbank A.Ş. ile birleştirildiği, daha sonra Bay ındırbank A.Ş. unvan ının Birleşik Fon Bankas ı A.Ş. olarak de ğiştirildiği belirtilmi ştir. ii. Raporda ayr ıca söz konusu banka zarar ının müşteriden tahsil edilememesi hâlinde ba şvurucudan tahsil edilece ği, davac ı taraf ından başvurucuya 12/4/2001 tarihinde tebli ğ yap ıldığı ve davac ının 4/6/2015 tarihli yaz ısıyla başvurucuda n 17.007,33 TL ana para ve 54.703,07 TL faizden olu şan alacak talep etti ği beyan edilmiştir. iii. Bununla birlikte zamana şımı yönünden de ğerlendirmenin mahkemenin takdirinde oldu ğu belirtilerek ba şvurucunun banka zarar ından sorumlu görülmesi durumunda 6.716,24 TL banka zarar ı ile dava tarihi itibar ıyla 20.231,33 TL, rapor tarihi itibar ıyla da 20.827,51 TL faiz hesaplanm ıştır. iv. Öte yandan ekonomik kriz dolay ısıyla oluşan zarardan tek ba şına başvurucunun sorumlu tutulmas ının hakkaniyet ilkelerine uygun dü şmeyeceği kanaati aç ıklanarak söz konusu zarar ve faizin %50'lik k ısm ının işletme zarar ı olarak kabul edilerek davan ın 3.358,12 TL as ıl alacak ve dava tarihine kadar hesaplanan 10.115,67 TL i şlemiş faizden sorumlu tutulabilece ği görüşü ifade edilmi ştir. 10. Mahkemece 25/4/2017 tarihinde zamana şımı nedeniyle davan ın reddine karar verilmiştir. Karar ın gerekçesinde; i. Davac ı Bankan ın bankac ılık mevzuat ına göre istekte bulundu ğu ve zamanaşımının gerçekle şmediğini ileri sürdü ğü ancak somut olayda uyu şmazl ığın banka ve mudi aras ında değil işçi ile işveren aras ındaki ilişkiden kaynaklana n zarar ın tazminine yönelik oldu ğu vurgulanm ıştır. ii. Ayr ıca zamana şımı konusunda de ğişen mevzuat hükümleri söz konusu olduğunda sürecin ba şlang ıcındaki mevzuat hükümlerinin esas al ınmas ı gerektiği, zamanaşımı sürenin indirilmesi hâlinde k ısa süreli zamana şımı süresi uygulanmayaca ğı gibi sürenin art ışı durumunda da art ırılan sürenin de ğil ilk baştaki sürenin uygulanaca ğı belirtilmi ştir. iii. Somut olayda faile ve zarara muttali olunan 12/4/2001 tarihinde başvurucudan istekte bulunuldu ğu ve 18/6/1999 tarihli ve 4389 say ılı mülga Bankalar Kanunu'na, 12/12/2003 tarihli ve 5020 say ılı Bankalar Kanunu ile Baz ı Kanunlarda De ğişiklik Yap ılmas ına İlişkin Kanun'un 27. maddesi ile eklenen geçici 3. maddesinde fon alacaklar ında on y ıllık zamana şımı süresinin yirmi y ıla ç ıkar ıldığı ancak olayda uygulanmas ı gereken zamana şımı süresinin 12/4/2001 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre on y ıl olduğu kabul edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 4iv. Buna göre zarara muttali olunan 12/4/2001 tarihinden davan ın aç ıldığı 23/11/2015 tarihine kadar on y ıllık zamana şımı süresinin doldu ğu ve başvurucunun da süresi içinde itirazda bulundu ğu gözetilerek davan ın zamana şımından dolay ı reddine karar verildi ği ifade edilmi ştir. 11. Davac ının, eyleminin haks ız fiil niteli ğinde ve fon alaca ğı olduğu ve yirmi y ıllık zamanaşımına tabi oldu ğuna ilişkin istinaf talebini inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi (Daire) 24/11/2017 tarihinde oyçoklu ğuyla davan ın kesin olarak k ısmen kabulüne karar vermi ştir. Hükümde; 6.716,24 TL tazminat ın talep gibi haks ız fiil tarihi olan 27/2/2001'den itibaren i şleyecek ticari i şlerde uygulanan avans faizi oran ını geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte ba şvurucudan tahsili ile davac ıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmi ştir. Ayr ıca taraflar lehine kar şılıklı olarak 1.980 T L vekâlet ücretine hükmedilmi ştir. Karar ın gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Dava Birle şik Fon Bankas ı A.Ş. ye devredilen banka zarar ından kaynakl ı alacak davas ıdır. Daval ı işçi olarak çal ıştığı banka işlemlerinde H.T. isimli mudiye usulüne ayk ırı yapt ığı işlemle banka zarar ına sebebiyet verdi ğini, yap ılan icra takibinde H. isimli mud i hakk ında aciz vesikas ı al ındığı ve davac ıdan zarar ın tahsilinin istenildi ği anlaşılmaktad ır. Bilirkişi raporundan da anla şılacağı üzere davac ının işlem yapt ığı sırada overall miktar ının 5533,76 TL oldu ğu ve bunun üzerinde i şlem yaparak al ış sat ış değeri aras ındaki 12500 T L ye göre 6716,24 TL usulsüz i şlem yapt ığı anlaşıldığından davac ının bu oranda zarar verdi ği sabittir. İşçi işveren ilişkilerinde zarara sebebiyet veren i şçiden zarar ın tazmini için öncelikle as ıl borçlu olan mü şteriden tahsil yoluna gidilmesi ve aciz vesikas ı verilmesinde n sonra işçiye yönlenilmesi esast ır. Dava d ışı H.T. hakk ında 19/04/2013 tarihinde aciz vesikas ı düzenlenmi ştir. Bu tarihten sonra borç daval ıdan istenebilir hale gelmi ştir. 5411 sayılı Bankalar Kanunu nun 141. maddesi gere ğince, bu kanundan kaynaklanan fon alacaklar ına ilişkin dava ve takiplerde zamana şımı 20 y ıldır düzenlemesi yan ında yine ayn ı yasan ın geçici 16. maddesine göre an ılan kanun ile fon alaca ğının tahsili bak ımından zamana şımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler geriye etkilidir (makable şamildir). Sözü edilen aç ık hükmü kar şısında yürürlük tarihi yay ım tarihi olmakla birlikte, etkisinin yay ım tarihinden önceki alacaklar yönünden hüküm do ğuracağının kabulü gerekir.(9. HD. 2007/30301 E. 2009/6217 K. 09/03/2009) Aç ıklanan nedenlerle Mahkemenin zamana şımının dolduğu yönündeki gerekçesi hatal ıdır. Alacak hüküm alt ına al ınmal ıdır. Her ne kadar bilirki şilerce ülkemizin içine girdi ği ekonomik kriz gerekçesiyle zarar ın yar ısının işletme zarar ı olarak kalmas ı gerektiği ileri sürülmü ş ise de yetkisiz i şlem yap ılmakla daval ıdan zarar ın belirlenen tam zarar üzerinden tahsili gerekir. Davac ı taraf ından alacak hakk ında ticari faiz talep edilmi ş ise de alacak i ş sözleşmesinde n kaynakland ığından yasal faiz ile tahsile karar verilmelidir. Faizin ba şlang ıcı haks ız fiili tarihidir. " 12. Daire karar ındaki az ınlık oyunun gerekçesinin ilgili k ısm ı ise şöyledir: "1-Davac ı tarafça, EGS bank A. Ş. ile EGS Yat ırım Menkul De ğerler A.Ş. aras ında yap ılmış bulunan herhangi bir acentelik sözle şmesi sunulmad ığı, dava dosyas ı içerisinde d e buna ilişkin herhangi bir sözle şme olmad ığı görülmü ştür. Bu şekilde davac ı bankan ın yat ırım şirketindeki zarar ı karşılamakla zorunlu olup olmad ığı hususu ispatlanamam ıştır. 2-Söz konusu olay ın gerçekle ştiği yer EGS yat ırım A.Ş. olup, EGS yat ırım A.Ş. nin Bankalar Kanununa tabi olmayan farkl ı tüzel kişiliğinin bulundu ğu, BDK n ın 26.12.2011 tarih ve 562 nolu karar ı ile banka devrinden bahsedilirken EGS yat ırım A.Ş. nin devrinden Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 5bahsedilmedi ği, bu yönüyle de davan ın husumet yoklu ğu nedeniyle reddedilmesinin gerekti ği anlaşılmıştır. 3-Daval ının kusurlu oldu ğuna ilişkin tek dayanak soyut bir müfetti ş raporudur. Davac ının sorumlulu ğu sadece 'belge ve kay ıt düzeni' ba şlıklı belgede; 'Müşterilerin al ım sat ım emirlerini brokera iletilmeden önce mü şterinin; a) Cari hesap bakiyesib)Repo dönü şleri c)Hisse senedi portföyüKontrol edilmeli ve bu emrin gerçekle şmesinin uygun olup olmayaca ğı tespi t edilmelidir. Bu duruma uygun olmayan mü şteri emirleri kesinlikle kabul edilmemelidir. Müşterilerin sat ışını yapt ığı kıymetlerin mü şteri blokaj ında olmad ığı görüldükten sonra sat ış emri gerçekle ştirilmelidir.' şeklindeki talimata dayand ırılmaktad ır. Söz konusu talimat ın davac ı bankaca daval ıya verildi ğine ve bu talimat uyar ınca gerekli eğitimin işveren banka taraf ından daval ıya verildi ğine dair dava dosyas ı içerisind e herhangi bir kay ıt, belge veya ispat vas ıtas ı da bulunmamaktad ır. Bu nedenlerle daval ının kusurlu oldu ğu hiçbir şekilde ispatlanmam ış olup; en az ından mütefarik kusur durumu dah i değerlendirilmeden daval ının varsay ımsal olarak kusurlu kabul edilmesi nedeniyle say ın çoğunluk görü şüne kat ılmıyorum. " 13. Nihai karar, ba şvurucu vekiline 18/1/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 14. Başvurucu 14/2/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 15. 22/4/1926 tarihli ve 818 say ılı mülga Borçlar Kanunu'nun dava tarihi itibar ıyla yürürlükte olan 125. maddesi şöyledir: ''Bu kanunda ba şka suretle hüküm mevcut olmad ığı takdirde, her dava on seneli k müruru zamana tabidir.'' 16. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi şöyledir: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmad ıkça, her alacak on y ıllık zamana şımına tabidir.'' 17. 4389 say ılı mülga Kanun'a 12/12/2003 tarihli ve 5020 say ılı Bankalar Kanunu ile Baz ı Kanunlarda De ğişiklik Yap ılmas ına İlişkin Kanun ile eklenen Ek Madde 3 şöyledir: "Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklar ına ve bu Kanuna göre Hazine alaca ğı say ılan alacaklara ili şkin dava ve takiplerde zamana şımı süresi yirmi y ıldır." 18. 19/10/2005 tarihli ve 5411 say ılı Bankac ılık Kanunu'nun 168. maddesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 6"Bu Kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere, 18.6.1999 tarihli ve 4389 say ılı Bankalar Kanunu ile ek ve de ğişiklikleri yürürlükten kald ırılmıştır." 19. 5411 say ılı Kanun'un 141. maddesi şöyledir: "Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklar ına ilişkin dava ve takiplerde zamana şımı süresi yirmi y ıldır." 20. 5411 say ılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilmeden önceki hâli ile geçici 16. maddesi şöyledir: "Bu Kanun ile Fon alaca ğının tahsili bak ımından yarar görülerek zamana şımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir." 21. Anayasa Mahkemesinin 4/6/2014 tarihli ve E.2014/85, K.2014/103 say ılı karar ı şöyledir: "... 1.11.2005 tarihinde yürürlü ğe giren 5411 say ılı Kanun'un 141. maddesinde de mülga 4389 say ılı Kanun'un ek 3. maddesine benzer bir hükme yer verilmektedir. Buna göre, 5411 say ılı Kanun'dan kaynaklanan Fon alacaklar ına ilişkin dava ve takiplerde zamana şımı süresinin yirmi y ıl olmas ı kurala ba ğlanmaktad ır. Öte yandan, 5411 say ılı Kanun'un itiraz konusu geçici 16. maddesinde, 'Bu Kanun ile Fon alaca ğının tahsili bak ımından yarar görülerek zamana şımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir.' hükmü getirilerek 141. maddede öngörülen yirmi y ıllık zamana şımı süresinin geçmi şe etkili olmas ı sağlanmaktad ır. Zamana şımına ilişkin hükmün geçmi şe etkili olmas ı gerçek geriye yürümeyi ifade etmektedir. Dolay ısıyla itiraz konusu kural, kural ın yürürlük tarihinden önce dolmu ş olan zamana şımı sürelerini canland ırmaktad ır. İtiraz konusu geçici 16. maddenin yürürlü ğe girdiği tarihte zamana şımının dolup dolmad ığı tespit edilirken mülga 4389 say ılı Kanun'a eklenen ek 3. maddenin de göz önünd e tutulmas ı zorunludur. Zira Fon alacaklar ında zamana şımı süresinin yirmi y ıl olduğu kural ı, ilk kez 1.11.2005 tarihinde yürürlü ğe giren 5411 say ılı Kanun'un 141. maddesiyle de ğil, mülga 4389 say ılı Kanun'a eklenen ve 26.12.2003 tarihinde yürürlü ğe giren ek 3. maddeyle getirilmiştir. Söz konusu maddenin yürürlü ğe girdiği 26.12.2003 tarihinde henüz on y ılını doldurmam ış tüm Fon alacaklar ına ilişkin zamana şımı süresi yirmi y ıla uzad ığından, b u alacaklar yönünden zamana şımı süresinin bitmi ş olduğundan söz edilemez. Bu durumda itiraz konusu kural ın, 26.12.2003 tarihinden önce on y ılını dolduran alacaklara ili şkin zamanaşımı süresini yeniden canland ırarak yirmi y ıla uzatt ığı söylenebilir. Diğer taraftan itiraz konusu kural ın zamana şımını uzatabilmesi için, kural ın yürürlü ğe girdiği 1.11.2005 tarihi itibar ıyla ihtilaf konusu Fon alaca ğının henüz yirmi y ılını doldurmam ış olmas ı gerektiği de aç ıktır. Zira Fon alacaklar ına ilişkin zamana şımı süresi yirmi y ıl olarak belirlenmi ş olup şayet geçici 16. maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten önce yirmi y ıl dolmuş ise zamana şımının uzamas ından söz edilemeyecektir. Şu hâlde itiraz konusu kural nedeniyle yirmi y ıla uzayan zamana şımı, 26.12.2003 tarihinden önce on y ılını doldurup, 1.11.2005 tarihinde ise henüz yirmi y ılını doldurmayan alacaklara ili şkin olanlard ır. Diğer bir ifadeyle, itiraz konusu kural gere ğince, 26.12.2003 Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 7tarihinden önce on y ılını doldurup, 1.11.2005 tarihinde ise henüz yirmi y ılını doldurmayan alacaklara ili şkin zamana şımı süreleri yirmi y ıla uzamaktad ır. ... Kuralla, Fon alacaklar ının daha yüksek oranda tahsilinin sa ğlanmas ı amaçlanmakta ise de borçlunun, zamana şımına uğram ış alacaklar ının yeniden canland ırılmas ı ve bu suretle yürürlükte bulunan hukuk kurallar ına göre do ğmuş ve tahakkuk etmi ş olan zamanaşımı def'ini ileri sürme hakk ının geçmişe yönelik olarak elinden al ınmas ı hukuka olan güven duygusunu zedelemekte ve hukuk güvenli ği ilkesini ihlal etmektedir. Aç ıklanan nedenlerle, Kanun'un geçici 16. maddesinde yer alan itiraz konus u '.zamanaşımı.' sözcüğü Anayasa'n ın 2. maddesine ayk ırıdır. İptali gerekir. ..." 22. Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesinin 9/2/2019 tarihli ve E.2008/13966, K.2009/1856 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Mahkemece davan ın k ısmen kabulüne karar verilmi ştir. Karar taraflarca temyi z edilmiştir. Davac ı banka vekili, daval ılar ın bankadaki görevleri s ıras ında dava d ışı şirkete kulland ırdıklar ı kredide teminat alma kriterlerine uymamalar ı sonucu, banka alaca ğının tahsil edilemedi ğini iddia ederek, daval ılar ın haks ız eylemi ile olu şan banka zarar ının tahsilini talep ve dava etmi ştir. Daval ılar, yasal sürede zamana şımı itiraz ında bulunarak davan ın zamana şımı ve esastan reddini istemi şlerdir. Mahkemece, davada 5020 say ılı Yasan ın Ek 3. maddesi uyar ınca 20 y ıllık zamana şımı süresinin uygulanaca ğı gerekçesiyle daval ılar ın zamana şımı itiraz ı reddedilerek, davan ın kısmen kabulüne karar verilmi ştir. Dava konusu kredi i şlemi, daval ılar ın davac ı bankan ın Heykel Şubesinde Müdür v e Müdür Yard ımc ısı olarak görev ifa ettikleri esnada Şube Kredi Tespit Kurumu Ba şkan ve üyesi olarak gerçekle ştirdikleri i şlemdir. 1997-1998 y ıllar ı aras ında kulland ırılan kredinin tahsili amac ıyla davac ı bankaca kredi hesab ı kat edilerek, kredi kullanan şirket ve kefiller hakk ında icra takibi ba şlat ılmıştır. Takip sonucu borçluya ait gayrimenkul ve menkul ma l bulunamad ığı gerekçesiyle 19/09/2000 tarihli borç ödemeden aciz belgesi düzenlenmi ştir. İdari soruşturma ve disiplin kurulu karar ı uyar ınca daval ılar hakk ında iş bu dava aç ılmıştır. 5020 say ılı Bankalar Kanunu ile Baz ı Kanunlarda De ğişiklik Yap ılmas ına İlişkin Kanun un 21. maddesiyle 4389 say ılı Bankalar Kanununun 15. maddesine eklenen 15/a maddesi ile Bankalar Kanunu na göre hangi alacaklar ın hazine alaca ğı olduğu düzenlenmi ştir. 5411 say ılı Bankac ılık Kanunu nun geçici 11. maddesi uyar ınca yürürlükte bulunan 15/a maddesinde hazine alaca ğı ' bankan ın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yard ımc ılar ı, imzalar ı bankay ı ilzam ede n memurlar ı müdürlerinin kendileri, e şleri ve çocuklar ı, evlatl ıklar ı ile bunlar ın diğer kan v e kay ın h ısımlar ına aktar ılan her türlü kaynaklar ın tümü ba şkaca bir i şleme gerek olmaks ızın Hazine alaca ğı haline gelmi ş say ılır ' şeklinde tan ımlanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 8Ayn ı yasan ın Ek madde 3 de ise 'bu kanundan kaynaklanan fon alacaklar ına ve kanuna göre hazine alaca ğı say ılan alacaklara ili şkin dava ve takiplerde zamana şımı süresi yirmi yıldır ' düzenlemesine yer verilmi ştir. Mahkemece, ad ı geçen yasal düzenlemeler gere ğince somut olayda 20 y ıllık zamanaşımının geçerli olaca ğı kabul edilmi ştir. Yasan ın 15/a maddesinde bankan ın her türlü kaynak aktar ımına ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmi ştir. Yasan ın kapsam ı aç ık ve ayr ıntılı şekilde ifade edilmi ştir. Yasa da banka görevlilerinin kulland ırdıklar ı krediden do ğan sorumluluklar ına ilişkin zarar ın, hazine alaca ğı olacağına dair bir düzenleme mevcut de ğildir. Daval ılar, davac ı bankada atama tasarrufu ile çal ışan memurlard ır. Memurlar ın vermiş olduklar ı zarardan ötürü sorumlulu ğunda haks ız eylem kurallar ı uygulan ır. O halde bu davada B.K.nun 60. maddesinde sözü edilen 1 ve 10 y ıllık zamana şımı süresinin gözetilmesi gerekir. Zamana şımı zarara uğrayan ın zarar ı ve faili ö ğrendiği tarihten itibaren işlemeye ba şlar. Tüzel ki şiler ve özellikle kamu kurumunda zamana şımı, o kurumun dava açmaya emir vermeye yetkili makam ın öğrendiği tarihten ba şlar. Şu halde, mahkemece davac ının dava açmaya yetkili makam ının olur tarihinin araştırılarak davan ın bir y ıllık yasal süre de aç ılıp aç ılmad ığının değerlendirilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekecektir. Somut olayda uygulama imkan ı olmayan yasal düzenleme çerçevesinde davan ın 20 y ıllık zamana şımına tabi oldu ğu gerekçesiyle zamana şımı itiraz ının reddi yanl ış olup bozmay ı gerektirmi ştir." V.İNCELEME VE GEREKÇE 23. Mahkemenin 9/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 24. Başvurucu; Dairece dosyan ın esas ına ilişkin araştırılmas ı gereken birçok husus olmas ına ve özellikle görev, husumet ve taraf s ıfat ının yokluğuyla ilgili itirazlar ının olmas ına rağmen bu hususlar de ğerlendirilmeksizin, gerekçe de belirtilmeksizin ve duru şma yap ılmaks ızın karar verildi ğini öne sürmü ştür. Ayr ıca Mahkemece ald ırılan bilirkişi raporunun aksi kabul edilmesine ra ğmen yeni bilirki şi raporunun ald ırılmad ığı ve rücu şartlar ının oluşup oluşmad ığı ve müşteri hakk ındaki ilgili icra dosyas ının da incelenmedi ği ileri sürülmü ştür. Başvurucu bu ba ğlamda esasa ili şkin hiçbir ara ştırma yap ılmadan, deliller toplanmadan Mahkeme karar ının Daire taraf ından eksik incelemeyle kald ırılarak kesin olarak esastan davan ın kabul edilmesinin savunma hakk ını k ısıtlad ığından yak ınmaktad ır. Başvurucu öncelikle davan ın dava şart ı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekti ğini vurgulam ıştır. 25. Öte yandan ba şvurucu, somut olayda EGS Yat ırım A.Ş. taraf ından yap ılan hisse senedi al ım sat ımına ilişkin işlemin bankac ılık işlemi olmad ığını belirterek 5411 say ılı Kanun'dan kaynaklanan bir davan ın söz konusu olmad ığını beyan etmi ştir. Bununla birlikte başvuru konusu 27/2/2001 tarihli i şlemin gerçekle ştiği dönemde 4389 say ılı Kanun'un yürürlükte oldu ğu, 5411 say ılı Kanun'un ise 1/11/2005 tarihinde yürürlü ğe girdiği açıklanm ıştır. Buna göre haks ız fiil niteli ğinde işlem nedeniyle aç ılacak davan ın bir y ıllık Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 9zamanaşımına tabi oldu ğu hâlde davan ın 14 y ıl 7 ay sonra aç ıldığı belirtilmi ştir. Ayr ıca yirmi yıllık zamana şımı süresinin Anayasa Mahkemesinin (bkz. AYM, E.2014/85, K.2014/103, 4/6/2014) karar ına ayk ırı olduğu ve bilirki şi raporunda da davan ın zamana şımına uğrad ığının belirtildiği ifade edilmi ştir. Başvurucu, bu noktada hatal ı eylemi olmad ığı hâlde -bir an için olduğu varsay ılsa dahi- zarar veren ve zarar bilindi ğine göre haks ız fiil kurallar ına göre değerlendirme yap ılmas ı gerektiğini belirtmi ştir. Buna göre olay ın gerçekle ştiği iddia edilen 27/2/2001 tarihinde yürürlükteki 818 say ılı Kanun'un 60. maddesindeki bir ve on y ıllık zamanaşımı sürelerinin doldu ğunu ve Yarg ıtay kararlar ı ile de davan ın zamana şımı sebebiyle reddinin gerekti ğini iddia etmi ştir. 26. Başvurucu ayr ıca başvuru konusu i şlemin davac ının devrald ıklar ını iddia etti ği bankalarda de ğil de Bankalar Kanun'u ile Bankac ılık Kanunu'na tabi olmayan ve ayr ı tüzel kişiliğe sahip EGS Yat ırım A.Ş. Gaziantep Şubesinde meydana geldi ğini beyan etmi ştir. Öte yandan BDDK'n ın 26/12/2001 tarihli karar ında, Banka devrinden bahsedilirken i şlemin gerçekleştirildiği EGS Yat ırım A.Ş.nin devrinden bahis edilmedi ği belirtilmi ştir. Ayr ıca bilirkişilerin davac ı kuruma giderek kay ıt ve belgeler üzerinde inceleme yapt ıklar ını ancak EGS Bank A. Ş. ile EGS Yat ırım Menkul De ğerler A.Ş. aras ında yap ılm ış olmas ı gereken acentelik sözle şmesinin ibraz edilmedi ğinin rapora şerh edildi ği, acentelik sözle şmesi olmadan banka nam ına hisse senedi i şlemi yap ılamayaca ğı vurgulanm ıştır. Buna göre başvurucu, davac ıya devredilmemi ş ve banka alaca ğı da olmayan haks ız fiilden do ğan alacak nedeniyle aç ılan davan ın husumet yoklu ğundan reddi gerekti ğini öne sürmü ştür. Başvurucu ayr ıca söz konusu i şlemin EGS Yat ırım A.Ş.de gerçekle ştirildiğinden daval ı s ıfat ının olamayaca ğını da ileri sürmü ştür. Diğer bir deyi şle davac ı ve daval ı sıfatlar ının yokluğu ve husumet sebepleriyle davan ın reddinin gerekti ği belirtilmi ştir. Bununla birlikte iddia edilen haks ız fiile konu olayda i ş mahkemelerinin görevli olmad ığı öne sürülmü ştür. 27. Öte yandan ba şvurucu, EGS Yat ırım A.Ş. ayr ı bir tüzel ki şilik olarak varl ığını sürdürdüğü ve davac ı Birleşik Fon Bankas ı'na devredilmedi ği iddialar ının ispat ına yönelik Ticaret Sicil Memurluklar ı ile yaz ışmalar yap ılmayarak eksik inceleme ile karar verildi ğini belirtmiştir. Ayr ıca sunulan Ticaret Sicil Gazetesi belgelerinin dahi ba şvuruya konu alaca ğın fon alacağı olmad ığını ve asla yirmi y ıllık zamana şımına tabi olamayaca ğını ispatlad ığı iddia edilmiştir. 28. Başvurucu, Mahkemece çözümü teknik bilgiyi gerektiren hisse al ım sat ımına ilişkin başvuru konusu i şlemle ilgili rapor al ınarak karar verildi ğini ancak Dairece bu teknik meseleyle ilgili yeni bir bilirki şi raporu da al ınmaks ızın aleyhe karar verildi ğini aç ıklam ıştır. 29. Başvurucu, somut olayda bir müfetti ş raporuna göre on be ş yıl sonra dava açıldığını ve müfetti ş raporunun kendisine tebli ğ edilmediğini belirtmi ştir. Başvurucu en ufak bir ihmali davran ışının olmad ığını ve sorumlulu ğu olsayd ı işlem tarihi itibar ıyla gereğinin yap ılacağını ifade etmi ştir. Başvurucu, kusurunun varl ığı kabul edilecek olsa bile on be ş yıl sonra işlem başlatan davac ı banka yetkililerinin kusurlar ı değerlendirilmeden ve temerrüde de düşürülmediği hâlde olay tarihinden itibaren faize karar verilmesinin hukuka ayk ırı olduğunu öne sürmü ştür. 30. Diğer taraftan ba şvurucu zarara sebebiyet veren ki şinin daha önceden i şlem yapan mü şteri olduğunu, bu ki şinin de borca yönelik bir itiraz ının bulunmad ığını ve söz konusu işlemi yapan mü şteriden/borçludan zarar ın tahsili için gerekenler yap ılmadan kara r verildiğini belirtmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 1031. Başvurucu, tedbir konulan ta şınmaz ın ayn ına ilişkin bir dava olmad ığı hâlde Mahkemece ihtiyati tedbir konulmas ının da hukuka ayk ırı olduğunu beyan etmi ştir. 32. Öte yandan ba şvurucu, k ısmen kabul edilen davada reddedilen miktar üzerinden lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin de do ğru olmad ığını ifade etmi ştir. 33. Sonuç olarak ba şvurucu bu gerekçelerle e şitlik ilkesiyle mahkemeye eri şim, adil yarg ılanma ve mülkiyet ile özel hayat ve aile hayat ına sayg ı haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 34. Başvurucu ayr ıca haks ız fiilden kaynaklanan söz konusu davada kusurlu olduğunu gösteren bir mahkeme karar ı veya kusurlu oldu ğuna delil olabilecek ceza soruşturmas ı veya kovu şturmas ı olmad ığı hâlde tek tarafl ı düzenlenen banka müfetti ş raporu esas al ınarak Dairece tam kusurlu kabul edilmesinin masumiyet karinesini ihlal etti ğini iddia etmiştir. B. Değerlendirme 35. Anayasa n ın "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz. 36. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu; mülkiyet hakk ıyla birlikte masumiyet karinesi ile e şitlik ilkesi ve mahkemeye eri şim, adil yarg ılanma ile özel hayat ve aile hayat ına sayg ı haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ş ise de ba şvurucunun şikâyetlerinin özünün mülkiyet hakk ına ilişkin olduğu değerlendirilerek ba şvuru mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesi uygun görülmü ştür. 37. Başvurucu esas olarak ba şvuru konusu i şlemin yap ıldığı tarihte yürürlükte ola n kanun ve Anayasa Mahkemesi ile Yarg ıtay kararlar ına dayanarak Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davan ın zamana şımı nedeniyle reddedilmesi gerekti ğini öne sürmü ştür (bkz. 25). 38. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi sonucunda verdi ği 4/6/2014 tarihli karar ında 5411 say ılı Kanun'un geçici 16. maddesinde yer bulan zamanaşımı ibaresinin iptal edildiği görülmektedir. Ancak söz konusu kararda da aç ıkland ığı üzere iptal edilen ibare ile 26/12/2003 tarihinden önce on y ılını dolduran alacaklara ili şkin zamana şımı süresi yeniden canland ırılmaktad ır. Zira TMSF alacaklar ında zamana şımı süresinin yirmi y ıl olduğu kural ı, ilk kez 4389 say ılı mülga Kanun'a eklenen ve 26/12/2003 tarihinde yürürlü ğe giren ek 3. maddeyle getirilmi ştir. Sonuç olarak iptal edilen ibare esas ında 26/12/2003 tarihinden önce on y ılını doldurup 1/11/2005 tarihinde ise henüz yirmi y ılını doldurmayan alacaklara ili şkin zamanaşımı sürelerini yirmi y ıla uzatmaktad ır (bkz. 21). Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 1139. Somut olayda ise; 27/2/2001 tarihli i şlemden kaynaklanan tahsil edilmek istenen alacağa ilişkin ödeme talebi ba şvurucuya 12/4/2001 tarihinde bildirilmi ştir (bkz. 9). Dolay ısıyla söz konusu alacak, talep tarihi itibar ıyla zamana şımına uğram ış bir alacak niteliğinde olmad ığından belirtilen Anayasa Mahkemesi karar ı başvurucunun durumunu etkilememektedir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi karar ının dikkate al ınmamas ı ve zamanaşımına ilişkin diğer iddialar ın aç ıkça dayanaktan yoksun oldu ğu değerlendirilmi ştir. 40. Bununla birlikte ba şvurucu; Dairece görev, husumet ve taraf s ıfat ının yokluğuyla ilgili itirazlar ının değerlendirilmedi ğini belirterek eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürmü ştür. Başvurucu ayn ı savunmalar ı Mahkemeye sundu ğu cevap dilekçesinde de dile getirmi ş ve Mahkemece bilirki şi raporu al ınarak zamana şımı nedeniyle davan ın reddine karar verilmi ş, ard ından Dairece alaca ğın zamana şımına uğramad ığı değerlendirilerek davan ın k ısmen kabulüne karar verilmi ştir. 41. Somut olayda özel ki şiler aras ındaki uyu şmazl ıkla ilgili taraflar ın mülkiyet hakk ını korumakla yükümlü bulunan devletin maddi ve usule ili şkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirip getirmedi ği hususunda ilk olarak belirli, ula şılabilir ve öngörülebilir bir kanun hükmünün mevcut oldu ğuna işaret etmek gerekir. 42.İkinci olarak taraflar ın etkin bir biçimde itiraz edebilme, savunma ve iddialar ını yetkili makamlar önünde ortaya koyabilme olana ğının başvuruculara tan ınıp tan ınmad ığı incelenmelidir. Ba şvurucu cevap dilekçesiyle söz konusu itirazlar ını Mahkemeye sunma imkân ı bulmuştur. Derece mahkemeleri kararlar ında uyuşmazl ığın temeli olan zamana şımına ilişkin itirazlar de ğerlendirilerek sonuca ula şılm ıştır (bkz. 10-12). 43. Derece mahkemeleri ba şvurucunun görev, husumet ve taraf s ıfat ının yokluğuyla ilgili itirazlar ı hakk ında aç ık bir değerlendirmede bulunmam ış ise de Mahkemece ald ırılan bilirkişi raporunda bu hususlara ili şkin aç ıklamalara yer verilmi ş ve derece mahkemelerince de bu rapor esas al ınarak karar verilmi ştir. Buna göre hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin söz konusu itirazlar hakk ında derece mahkemesi kararlar ında bariz takdir hatas ı veya açık bir keyfîlik olu şturan bir hususun bulunduğu söylenemez. 44. Başvurucu ayr ıca yeni bilirki şi raporu al ınmad ığını, müterafik kusur durumu araştırılmad ığını ve as ıl borçlu mü şteri hakk ındaki icra dosyas ının incelenmedi ğini iddia etmiştir. Öncelikle Mahkeme gerekçesinde, an ılan icra dosyas ının getirtilip incelendi ğinin belirtildiğini vurgulamak gerekir. Öte yandan bilirki şi raporunda esasa ili şkin tespitler esas alınarak karar verilmi ş, ancak hesaplanan zarardan tek ba şına başvurucunun sorumlu tutulmas ının hakkaniyet ilkelerine uygun dü şmeyeceği değerlendirilmesine kar şılık Dairenin, başvurucunun yetkisiz i şlem yapt ığı gerekçesiyle zarar ın tamam ının tahsiline dair karar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik olu şturan bir hususun bulunmad ığı sonucuna ulaşılm ıştır. 45. Başvurucu, tedbir konulan ta şınmaz ın ayn ına ilişkin bir dava olmad ığı hâlde Mahkemece ihtiyati tedbir konulmas ının da hukuka ayk ırı olduğunu ve reddedilen miktar üzerinden lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin de do ğru olmad ığını iddia etmi ş ise de bu hususlarda yeterli gerekçe ve delil sunulmad ığı anlaşıldığından ba şvurucunun bu iddialar ını temellendiremedi ği değerlendirilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/5586 Karar Tarihi : 9/6/2021 1246. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 47. maddesinin (3), 48. maddesinin (1) ve (2) numaral ı fıkralar ı uyar ınca bireysel ba şvuruda, kamu gücünün neden oldu ğu iddia edilen ihlale dair olaylar ın tarih s ıras ına göre özeti yap ılmal ı, bireysel ba şvuru kapsam ındaki haklar ın ne şekilde ihlal edildiği ve buna ili şkin gerekçeler ve deliller aç ıklanmal ıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, 19, 20). 47. 6216 say ılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre Anayasa Mahkemesince aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın kabul edilemez oldu ğuna karar verilebilir. Ba şvurucunun ihlal iddialar ını temellendiremedi ği, iddialar ının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ili şkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmad ığı veya müdahalenin me şru olduğu aç ık olan ba şvurular ile karma şık veya zorlama şikâyetlerden ibaret ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 48. Buna göre somut olayda, yap ılan aç ık yarg ılama sonunda taraflar ın davan ın sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalar ının tart ışılarak verilen kararlarda hükme ulaşılmas ı için yeterli gerekçe bulundu ğu görülmektedir. Derece mahkemelerinin gerekçelerinin hukuka ayk ırı olduğu iddias ı ise delillerin de ğerlendirilmesi ve hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin olup mahkeme kararlar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik olu şturan bir hususun bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. 49. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddialar ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 9/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN