2. Hukuk Dairesi 2007/5356 E. , 2008/2693 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna…
**2. Hukuk Dairesi 2007/5356 E. , 2008/2693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.03.03.2008 Davacı kadın tarafından boşanma davası açıldığı; davalı kocanın süresi içinde yetki itirazında bulunduğu konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır. Çekişme nedir?; Boşanma davası, davacı kadın tarafından sürekli kalma niyetiyle oturduğu/kaldığı/geldiği baba evinin bulunduğu yerde açılamaz mı? Ülkemizde koca evinden uzaklaştırılan her kadının sürekli kalma niyetiyle gidebileceği doğal tek adres baba evidir. Aralarında meydana gelen olaylardan sonra kocası ile oturamaz duruma gelen ve ekonomik ya da sosyal zorunluluklar sebebiyle gidecek başka yeri de bulunmadığı için baba evine dönen/dönmek zorunda kalan her kadın boşanma davasını ertesi günü bile sürekli kalma niyetiyle geldiği/oturduğu/kaldığı baba evinin bulunduğu yerde açabilir. Yeter ki davacı kadının gidecek ve gitmesi daha doğal olan bir yeri bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmış olmasın. Kadının sürekli kalma niyetiyle oturacağı yeri kocası belirleyemez. Aksi düşünce Kocanın yerleşim yeri kadının da yerleşim yeri sayılır kabulünü zorunlu kılar ki hiç de böyle olmadığı TMK. m. 168 metninde yer alan eşlerden birinin yerleşim yeri anlatımıyla açık seçik bellidir. Eşlerden birinin yerleşim yeri ifadesi ile kadının ve kocanın yerleşim yerlerinin bir ve tek olmadığı gerçeği hiçbir farklı düşünmeye/yoruma sebebiyet vermeyecek kadar açık ve seçik olarak düzenlenmiştir. Temyiz konusu dava Yüce Hukuk Genel Kurulu emsal kararı ile “aynı özellikleri” taşımaktadır.Yüce Hukuk Genel Kurulu’nun daha önceki benzer boşanma davalarında yer alan karşı oylarımdaki gerekçeleri ile verdiği “emsal kararına” göre;