9. Hukuk Dairesi 2011/27704 E. , 2013/23423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, izin ücreti, prim alacağı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinl
**9. Hukuk Dairesi 2011/27704 E. , 2013/23423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, izin ücreti, prim alacağı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının davalı şirkete ait işyerinde 28/04/2006-30/06/2009 tarihleri arası çalıştığını, iş akdinin davacının ücretlerini istemesi üzerine haksız sona erdirildiğini, alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili, fazla mesai, prim ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile fazla çalışma, genel tatil ve ücret alacaklarının tahsiline, diğer taleplerin reddine hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş, davalı vekili davanın reddini savunmuş, davalı vekili tanıklar dinlendikten sonra sunduğu 10/12/2010 havale tarihli dilekçesinde ise davacının şirket müşterilerine hatalı ve eksik mal gönderdiğini, şirketin zarara uğratıldığını, davalının işverenden habersiz kendi adına fason iş yapıp menfaat elde etmek istediğini, işyerinde ahlak dışı internet sitelerine girip şirkete yüklü fatura gelmesine sebebiyet verdiğini, iş akdinin bu nedenle haklı nedenle feshedildiğini belirtmiştir. Davalı taraf tanık beyanlarına ve telefon görüşme ayrıntılarını içeren belgelere dayanmıştır. Sunulan telefon dökümlerinde görüşmelerin neye ilişkin olduğu anlaşılamadığı gibi, bu faturaların 2008 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait olup, feshin 1 yıl sonra olduğu anlaşılmaktadır.. Ayrıca davalı taraf diğer haklı fesih iddialarını da somutlaştırıp, yer , zaman ve miktar belirterek kanıtlayamamıştır. Bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davalı işveren haklı feshi ispatlayamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatları talebinin kabulü yerine reddi hatalıdır. 3-Davacının ıslah dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen ıslah ile attırılan miktarlara faiz yürütülmesi taleple bağlılık kuralına aykırıdır. 4-İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz. Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir. Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.). İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda, günlük 8,5 saat olarak belirlenen çalışma süresinden 1 saat ara dinlenme süresi yerine 0,5 saat düşülerek yapılan fazla çalışma hesabı hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.