4. Hukuk Dairesi 2023/8056 E. , 2023/13987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR: 1) ... 2) ... 3) ... 4) ... 5) ... 6) ... 7) ... 8) ... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1) ... vekili Avukat ... 2) Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti. vekili Avukat 3) ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti. vekili Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ka
**4. Hukuk Dairesi 2023/8056 E. , 2023/13987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR: 1) ... 2) ... 3) ... 4) ... 5) ... 6) ... 7) ... 8) ... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1) ... vekili Avukat ... 2) Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti. vekili Avukat 3) ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti. vekili Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.08.2009 tarihinde davalılardan ...’ın sevk ve idaresinde bulunan aracın, Haymana istikametinden Ankara istikametine doğru seyir halinde iken davalılardan ... tarafından yönlendirilen araç ile çarpıştığını, çarpışmanın etkisiyle davalılardan ...’ın kullandığı aracın orta refüjü aşarak karşı şeride geçtiğini ve karşı şeritte seyir halinde olan dava dışı ’nin kullandığı araca çarptığını, çarpma sonucu dava dışı ’nin kullandığı aracın takla attığını ve araçta bulunan ... ile kızı ’nin vefat ettiklerini, müteveffa ...’nin davacılardan ...’ın kızı, diğer davacıların kardeşi olduğunu, müteveffa ’nin ise davacılardan ...’in torunu, diğer davacıların ise yeğeni olduğunu, ceza dosyasında yapılan yargılama sonunda davalılardan ... ve ...’ın kusurlu bulunarak mahkum edildiklerini belirterek davacılardan ... için 30.000,00 TL, davacılardan ... için 25.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından aynı olaya ilişkin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/261 Esas sayılı dosyasında da dava açıldığından davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, olay tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ceza dosyasında alınan kusur raporunun olayın oluşuna uygun olmadığını, ceza mahkemesince takdir edilen kusur ile hukuk hâkiminin bağlı olmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen olayda kusuru olmadığını, ceza dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi nedeniyle hukuk hâkimini bağlamadığını, asıl kusurlu tarafından diğer davalı ... olduğunu, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılardan ... davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.02.2015 tarihli, 2014/263 Esas ve 2015/43 Karar sayılı kararıyla; aynı kazaya ilişkin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/261 esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda davalılardan ...’ın %65, davalılardan ’ın %35 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalıların cezalandırılmalarına ilişkin ceza dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, meydana gelen kazada yakınlarını kaybeden davacıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... yönünden 20.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000,00’er TL manevi tazminatın 15.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 05.07.2021 tarihli, 2020/1061 Esas ve 2021/4171 Karar sayılı ilamıyla; davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in tüm, diğer davacı ... ve davalılar n Petrol Ltd. Şti. ve ...'ın diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Davaya konu olayda; davacılardan ...’in aynı kazada hem kızını hem de küçük yaştaki torununu kaybetmesi, olayda davalıların kusurlu olup müteveffaların ve müteveffaların yolcu olduğu aracın sürücüsünün hiç kusurunun bulunmaması, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılardan ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Anılan davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Davalılar Petrol Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ...’ın temyiz itirazlarına gelince; Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'nun 47. maddesinde manevi tazminat istemi düzenlenmiştir. Anılan maddede sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil, ruhsal ve sinirsel bütünlüğün de korunduğu doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Bir kimsenin cismani zarara maruz kalması durumunda onun (ana, baba, eşler, kardeş, nişanlı gibi) yakınlarından birinin aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da manevi tazminat talep edebilirler. Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerekir. Somut olaya gelince; müteveffa ’nin, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in yeğeni olduğu anlaşılmaktadır. Anılan davacılar ile arasındaki yakınlık ilişkisi dikkate alındığında mahkemece davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için müteveffa ’nin ölümü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir; gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; davacılar vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 03.03.2022 tarihli ve 2021/27343 Esas, 2022/3996 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılardan ...'in hem kızını hem torununu aynı kazada kaybetmesi dikkate alındığında davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verildiği, müteveffa 'nin, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in yeğeni olduğu, söz konusu davacıların nin vefatı sebebi ile yakınlık durumları göz önüne alındığında manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiği, diğer müteveffa ...'nin anılan davacıların kardeşleri olduğu ve ...'nin vefatı sebebi ile manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davacılardan ... yönünden davanın kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 15.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davacıların müteveffa ...'nin vefatı nedeniyle açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00’er TL manevi tazminatın 15.08.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu davacılar yönünden fazlaya ilişkin istemlerin ve müteveffa 'nin vefatı sebebiyle talep edilen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen olayda vefat eden ... ve 'nin kusuru olmadığını, kaza tarihi üzerinden uzunca bir yıl geçmesine rağmen müvekkillerine ödeme yapılmadığını, mahkemenin ... dışındaki davacılar yararına takdir ettiği manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu, kardeşleri ve yeğenleri vefat eden davacılar yönünden de davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminatın davacıların zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile yetinilmesinin hatalı olduğunu, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları araçlar ile ... ve nin yolcu olduğu aracın karıştığı 15.08.2009 tarihli trafik kazası sonucunda ... ve 'nin vefat etmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 41 ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 88 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Gerekçeli karar başlığında davalı şirketin adının yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş bu nedenle bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalılar ... ve Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti'ne yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacılar 269,85 TL 0.H. 179 ,90 TL P.H. 89,95 TL Kalan Davalılar: ... vekili ve davalı Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti. 4.781,70 TL 0.H. 2,226,00 TL P.H. 2.555,70 TL Kalan