12. Ceza Dairesi 2024/2685 E. , 2025/887 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/787 E. 2023/1312 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama 1-Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Suçtan doğrudan zarar gören sıfatına ölenin eşi ve çocuklarının 03.01.2013 tarihinde sanık ile imzalanan ''sulhname'' ve 06.01.2014 tarihinde savcı tarafı…
**12. Ceza Dairesi 2024/2685 E. , 2025/887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/787 E. 2023/1312 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama 1-Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Suçtan doğrudan zarar gören sıfatına ölenin eşi ve çocuklarının 03.01.2013 tarihinde sanık ile imzalanan ''sulhname'' ve 06.01.2014 tarihinde savcı tarafından havale edilen dilekçe ile sanıktan şikayetçi olmadıklarının, maddi manevi zararlarının karşılandığının belirtilmesi karşısında, 22.08.2014 tarihinde Iğdır 1. Noterliği'nin 10353 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edip, sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmiş ve Mahkemece davaya katılmasına karar verilmiş ise de şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, ... ..., ... ..., ... ...,... ...,... ... ve ...'ün katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısında katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinde '' Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.'' denilmekle ve Mağdur eylemden ilk etkilenen olup suçtan zarar gören ise, ... nedeniyle hakkı zedelenen ve hak ileri sürebilecek kimse olması nedeniyle ölenin uzaktan akrabası olan ..., ..., ..., ... ve ... ...'ün katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısından katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1- Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan ilk derece yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Iğdır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 29/02/2016 tarihli ve 2015/49 E - 2016/370 K sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10/05/2023 tarihli, 2020/11857 E. 2023/1566 K. sayılı kararı ile, "Sanık müdafiinin, 29.02.2016 tarihli duruşmaya katılamayacağına dair mazeret dilekçesini dosyaya ibraz ettiği ve mazeretini belgelediği halde mahkeme tarafından mazeret hakkında bir karar verilmeksizin sanık hakkında hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üçüncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığının ve dosyada bulunan adli sicil kaydına göre, engel sabıkası bulunmayan, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uygulanan sanık hakkında, kişilik ve sosyal ekonomik durumu ve ölenin ailesinin, sanık ile 03.01.2013 tarihinde imzaladığı sulhname ile 06.01.2014 tarihli savcı tarafından havaleli dilekçe ile sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri de dikkate alınarak, tayin edilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca paraya çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedenleri ile esastan bozulmasına karar verilmiştir. 2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Iğdır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4-1-a, 52/3, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 36.450,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebebi; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile beraat yerine mahkumiyet verilmesinin ve sanık hakkında fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Ölenin Iğdır ili Karakoyunlu ilçesinde faaliyet gösteren Hürgaz isimli dolum tesisinde işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde tesise tankerlerden LPG gazı boşaltıldığı esnada patlama meydana geldiği, patlama neticesinde müteveffanın ağır şekilde yaralandığı ve tedavi amacıyla Iğdır Devlet Hastanesine sevk edildiği, yine Iğdır Devlet Hastanesi tarafından Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı ancak yapılan tüm tedavilere; rağmen müteveffanın 13/11/2013 tarihinde öldüğü, dosya kapsamından dinlenen tanık beyanlarından tanker boşaltım işleminin akşam saatlerinde müteveffanın tek başına gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, olayla ilgili fotograflardan da havanın kararmış olduğu bir zamanda bir patlamanın olduğu, patlamanın akabinde yangın çıktığı, bir süre sonra müteveffanın alevlerin içinden alev topu şeklinde yuvarlanarak çıktığının görüldüğü, tehlikeli bir işinin akşam saatlerinde ve yeterli personel olmadan yapıldığının anlaşıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 29.09.2014 tarihli inceleme raporunda işveren konumunda olan sanık ...'nin % 90 oranında birinci dereceden ağır kusurlu olduğunun ve 09.07.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, sanığın, işyerinde gerekli önlemleri almamış, izleme, denetleme ve uygunsuzlukların giderilmesi sağlamamış olması nedeniyle asli kusur olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1- Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden, Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Suçtan doğrudan zarar gören sıfatına ölenin eşi ve çocuklarının 03.01.2013 tarihinde sanık ile imzalanan ''sulhname'' ve 06.01.2014 tarihinde savcı tarafından havale edilen dilekçe ile sanıktan şikayetçi olmadıklarının, maddi manevi zararlarının karşılandığının belirtilmesi karşısında, 22.08.2014 tarihinde Iğdır 1. Noterliği'nin 10353 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edip, sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmiş ve Mahkemece davaya katılmasına karar verilmiş ise de şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmaması karşısında, ... ..., ... ..., ... ...,... ...,... ... ve ...'ün katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısında katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesinde '' Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.'' denilmekle ve mağdur eylemden ilk etkilenen olup suçtan zarar gören ise, ... nedeniyle hakkı zedelenen ve hak ileri sürebilecek kimse olması nedeniyle ölenin uzaktan akrabası olan ..., ..., ..., ... ve ... ...'ün katılma kararları hukuki dayanaktan yoksun olup adı sayılan kişiler açısından katılanlar vekilinin hükmü temyiz yetkisinin bulunmadığı bu cihetle; 5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan vekili sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak,oy birliğiyle REDDİNE , 2- Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Iğdır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi.