7. Hukuk Dairesi 2013/19675 E. , 2013/13711 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kaza…
**7. Hukuk Dairesi 2013/19675 E. , 2013/13711 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte ödenen kıdem ve ihbar tazminatının sosyal hakların dikkate alınmaması nedeni ile eksik hesaplanarak ödendiğini, davacının yaz kampı niteliğindeki davalı işyerinde yazın ve kışın fazla mesai yaptığını, milli ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını ayrıca sık sık görevli olarak Adana, Mersin, Ankara gibi İllere gönderildiğini ancak karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek fark kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davacıya tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, fazla mesai, hafta tatili, milli ... ve genel tatil mesai ücretine ilişkin iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2011 tarihli kararı ile özetle kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki feshe bağlı olmayan alacaklar bakımından gerekçesiz hüküm kurulması, kabule göre de dava ve ıslaha karşı yönelen zamanaşımı def'inin değerlendirilmemesi, fazla mesai ve tatil ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmaması, davalı kurumun 6245 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı, işverenin harcıraha dair yönergesine göre harcıraha hak kazanıp kazanmadığı hususlarının araştırılmaması nedenleri ile bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme tarafından başka bir bilirkişiden zamanaşımı def'ini de kapsayacak şekilde rapor alındıktan sonra 29/05/2012 tarihinde fazla mesai, milli ... ve genel tatil mesai ücretleri, harcırah alacağı bakımından davanın kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı hakkında ise bozma kararı dışında kalıp kesinleşmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu kararın da temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24/09/2012 tarihli kararı ile özetle "...Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda bütün talepler hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken “Kıdem ve ihbar tazminatı yönünden karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verilmesi hatalı olduğu" gerekçesi ile yeniden bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkeme, davacının fark kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, milli ... ve genel tatil mesai ücreti, harcırah alacağı bakımından taleple bağlı kalarak kabulkararı vermiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının tanık anlatımlarına istinaden tüm yıl boyunca 08.00-18.00 saatleri arasında bir hafta 4 gün, bir hafta 5 gün çalışarak aylık 67 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiş ve fazla mesai ücreti hesap edilmiştir. Dosya arasında davacının yıllık izin belgeleri, vizite kağıtları mevcut olup bunların tetkiki ile davacının yıllık izin, rapor ve sair nedenlerle fiilen çalışmadığı günlerin tespiti ve çalışılmayan bu günlerin fazla mesai ile milli ... ve genel tatil çalışma ücretinin hesabında dışlanması gerekirken davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı nedensiz şekilde yerinde bulunmayarak hesaplama yapan rapor hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır. 3-Harcırah alacağı ile ilgili ihtilaf bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan görev belgelerine itibar edilerek davacının Mersin, Adana ve Ankara gibi illere gidişleri için davalı işverene ait yönerge hükümlerine göre 600 gösterge rakamı esas alınmak sureti ile 2005-2009 arası dönem için harcırah alacağı hesap edilmiştir. Dosya içinde bulunan görev belgelerinden hangilerinin hesaplamalara esas alındığı, hesaplamaya esas alınan iç ve dış harcırah günlerinin hangileri olduğu, başka bir anlatımla hangi tarihte nereye yapılan görevlendirmenin dikkate alındığı rapor içeriğinden anlaşılamamakta olup rapor bu hali ile denetime elverişli değildir. Öte yandan davacının harcırah alacağı 600 gösterge rakamına göre hesap edilmiş ise de, dosya arasında bulunan uygulama esasları ve yönergelere göre “diğer personel için“ görevlendirmelerde esas alınacak 600 gösterge rakamı 1/10/2009 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile gterilmiştir. 18/4/2005 tarihinde yürürlüğe giren yönergede ise “diğer personel için” gösterge rakamı 500'dür. Bu durumda tüm dönem için 600 gösterge rakamının esas alınması doğru olmamıştır. Harcırah alacağı hesaplamasına esas alınan tüm dönemi kapsayacak yönerge ve uygulama esasları davalı işverenden getirtilmelidir. Yapılacak iş, yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı konularda bilirkişiden ek hesap raporu alınarak bir değerlendirme yapıldıktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalıya iadesine, 03.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.