8. Hukuk Dairesi 2022/5204 E. , 2024/8043 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/7 E., 2020/13 K. DAVA TARİHİ : 1955 KARAR : Davanın reddine TEMYİZ EDENLER : Davacı-davalı Hazine vekili,davacı ... ve ark. vekili Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda birleştirme kararı öncesi çekişmeli 1080 ve 1124 parseller hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından ayrı ayrı verilen kararlar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hu…
**8. Hukuk Dairesi 2022/5204 E. , 2024/8043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/7 E., 2020/13 K. DAVA TARİHİ : 1955 KARAR : Davanın reddine TEMYİZ EDENLER : Davacı-davalı Hazine vekili,davacı ... ve ark. vekili Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda birleştirme kararı öncesi çekişmeli 1080 ve 1124 parseller hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından ayrı ayrı verilen kararlar, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak ve dava konusu diğer taşınmazlar hakkındaki dosyalar da birleştirilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı-davalı Hazine vekili, davacı ... ve arkadaşı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A Kadastro sırasında, Ankara ili Bala ilçesi Derekışla Mahallesi çalışma alanında bulunan 606 parsel sayılı 23700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 292 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak tarla vasfıyla Hazine adına; Ankara ili Bala ilçesi Belçarsak Mahallesi çalışma alanında bulunan 1070, 1072, 1073, 1075, 1076, 1077, 1078, 1079, 1080, 1081, 1082, 1084, 1086, 1088, 1089, 1091, 1101, 1124, 1129, 1130,1140 parsel sayılı sırasıyla 18900, 13100, 14250, 14650, 15000, 35450, 17700, 17650, 22200, 18450, 19250, 20100, 15450, 15600, 17200, 20000, 20600, 9100, 4000, 17050, 8900 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1070 parsel ...., 1072 parsel ..., 1075 parsel .... 1076 parsel ..., 1077 parsel ... ...1078 parsel ..., 1079 parsel ..., 1084 parsel ..., 1089 parsel ..., 1101 parsel ..., 1124 parsel ........, 1130 parsel... 1140 parsel ....adlarına; satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1073 parsel ..., 1080 parsel 1/2'şer hisseyle ... .... 1082 parsel ..., 1091 parsel ... adlarına; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1081 parsel ... 1086 parsel ..., 1088 parsel ... adlarına; tapu kaydı, irsen intikal, harici taksim ve zilyetlik nedeniyle 1129 parsel ... adına tespit edilmiştir. Murislerinin itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... mirasçıları, 606 parsel sayılı taşınmaz hakkında, tapu kaydına dayanarak; davacı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... (dava tarihinde velisi K....), ... ...... ..... ..... .... vekili, 1070, 1072, 1073, 1075, 1076, 1077, 1078, 1079, 1080, 1081, 1082, 1084, 1086, 1088, 1089, 1091, 1101, 1124, 1129, 1130,1140 parseller hakkında tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak; davacı Hazine, 1070, 1072, 1073, 1075, 1076, 1077, 1078, 1079, 1080, 1081, 1082, 1084, 1086, 1088, 1089, 1091, 1101, 1124, 1130 parseller hakkında taşınmazların Hazine adına tespiti gerektiği iddiasına dayanarak; davacı ..., 1082 ve 1140 parseller hakkında miras yolula gelen hakka dayanarak; davacı ... Yücel, 1084 parsel hakkında miras yoluyla gelen hakka dayanarak ayrı dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesince, 1077 ve 1080 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Tapulama Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş olup, Tapulama Komisyonunun itirazların reddine dair kararı üzerine davacı Hazine, 1077 ve 1080 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılama sırasında, müdahil ..., 1075 parsel hakkında irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine; müdahil ... ise, 1101 parsel hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Davaların birleştirilmesinden önce dava konusu 1080 ve 1124 parsel sayılı taşınmazlar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen kararlar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince ayrı ayrı bozulmuş olup, dava konusu 1080 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.06.1983 tarihli ve 1983/3951 Esas, 1983/9535 Karar sayılı bozma ilamında özetle; "01.03.1975 günlü Tapulama Komisyonu kararının tüm ilgililerine tebliğinin sağlanması, tebliğ belgelerinin evrakı ile birleştirilmesi, dava süresinin beklenmesi ve kendilerine tebligat yapılmayan ... mirasçıları tarafından da tebliğ üzerine dava açıldığı takdirde davalara birlikte bakılması" gereğine, dava konusu 1124 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.02.1981 tarihli ve 1981/1442 Esas, 1981/2097 Karar sayılı bozma ilamında ise özetle; "Tespitin 1955'te yapıldığı, 1937-1938 yıllarında yapılan vergi yazımında dava konusu yerin vergi dışı bırakılmasının bir nedeni bulunması gerektiği, Mahkemece Özel İdareden gerektiğinde vergi defteri getirtilip, bilirkişi aracılığıyla incelettirilmesi, zilyet ya da miras bırakanı adına vergi kaydı bulunup bulunmadığının araştırılması, vergi kaydının sınırı bakımından Hazine yararına da delil olabileceğinin düşünülmesi, vergi kaydı yoksa zilyedden nedeninin sorulması, kabule elverişli bir neden ileri sürülmediği takdirde tanık sözlerinin değerlendirilmesi, diğer yandan komşu parsellere ait tutanaklar ve varsa dayanakları getirtilip dosyaya konulması ve dayanak kayıtların arazi başında uygulanması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak ve dava konusu edilen diğer taşınmazlar hakkındaki dosyalar da birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... Dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadıkları, kadimden beri kullanılan tarım arazisi vasfında oldukları, davacı Hazine'nin iddialarının keşfe katılan ziraat bilirkişi raporu ile ispatlanamadığı, davacı şahısların iddialarını dayandırmış oldukları Temmuz 1329 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydının ise hudutları itibariyle dava konusu taşınmazları kapsamadığı, kaydın dava konusu taşınmazların bulunduğu köye ait olmayıp, başka parsellere uygulandığı; dava konusu 606 parselin ise evveliyatından beri davacı şahıs ve aileleri tarafından kullanıldığını beyan etmiş iseler de, tapulama çalışmaları sırasında 292 parselin adlarına tescili ile Kanunda zilyetlikle kazanımdaki 100 dönümlük miktar sınırını doldurmuş oldukları, miktar fazlasının ise 606 parsel olarak Hazine adına tespitinin yapılmasında isabetsizlik olmadığı ..." gerekçesiyle davaların reddine Belçarsak Mahallesi 1070, 1072, 1073, 1075, 1076, 1077, 1078, 1079, 1080, 1081, 1082, 1084, 1086, 1088, 1089, 1091, 1101, 1124, 1129, 1130, 1140 ve Derekışla Mahallesi 606 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; işbu karar, davacı-davalı Hazine vekili, davacı ... ve arkadaşı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu 606 parsel sayılı taşınmaz hakkında ... mirasçıları tarafından; dava konusu 1070, 1072, 1073, 1075, 1076, 1077, 1078, 1079, 1080, 1081, 1082, 1084, 1086, 1088, 1089, 1091, 1101, 1124,1129, 1130,1140 parseller hakkında .... mirasçıları ..., ..., ..., ... .....(dava tarihinde velisi ...., ... ......... .... (....) .... ...., ... ... vekili tarafından; dava konusu 1070, 1072, 1073, 1075, 1076, 1077, 1078, 1079, 1080, 1081, 1082, 1084, 1086, 1088, 1089, 1091, 1101, 1124, 1130 parseller hakkında Hazine tarafından; 1082 ve 1140 parseller hakkında ... tarafından; 1084 parsel hakkında ise ...tarafından, 5602 sayılı Tapulama Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu tarihte, tespite itiraz etmek suretiyle dava açıldığı ve yargılama sırasında da, 1075 parsel hakkında ...' in, 1101 parsel hakkında ise ...'ın davaya katıldıkları anlaşılmaktadır. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, karar başlığında sadece ... ve ... mirasçıları ile Hazine davacı olarak gösterilmiş, gerekçeli kararın içeriğinde de yalnızca adı geçen gerçek kişiler ve Hazinenin davalarından söz edilerek onların davaları hakkında hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesi uyarınca, davanın taraflarının kararda doğru ve eksiksiz şekilde gösterilmeleri zorunludur. Öte yandan; nüfus kayıtlarının ve dosyanın incelenmesinden, ....kızı ... ....'nun (T.C. No:....) mirasçıları olduğu anlaşılan davacılar ... ...., ... .... .... ....), ........ ve ... 'ın veya mirasçılarının, davacı ...'ın mirasçılarından kendisinden sonra ölen eşi ...'nin ...den olma çocukları ... Ünal (T.C. No: ....) ve .... (T.C. No: ...) mirasçılarının, davacı ... ..... (T.C. No: ...) mirasçılarının yargılama sırasında 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun davetiye çıkartılarak davadan haberdar edilmedikleri halde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğu ve kararında bu kişilere tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Yine, davacılar ..., ... ve ... ile müdahiller ... ve ...' ın mirasçılarının bir kısmına tebligat yapılmış ise de, tamamının karardan haberdar edilmediği görülmüştür. Bu haliyle, davada yöntemince taraf teşkilinin sağlandığını söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması, yargılamanın her aşamasında resen gözönünde bulundurulması gereken dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca; 1077 ve 1080 parsel sayılı taşınmazlar hakkında İlk Derece Mahkemesince 30.01.1974 ve 30.12.1974 tarihli kararlarla, itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Tapulama Müdürlüğüne iadesine karar verildiği ve bunun üzerine Tapulama Komisyonunun 07.03.1975 ve 01.03.1977 tarihli kararları ile itirazların reddedildiği ve buna karşı yalnızca Hazine tarafından dava açıldığı görülmüş ise de, dava konusu 1080 parsel sayılı taşınmaz hakkında Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.06.1983 tarihli ve 1983/3951 Esas, 1983/9535 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, Komisyon kararının tespite itiraz eden ... mirasçılarına usule uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşılmakta olup, söz konusu bozma ilamında Komisyon kararının tespite itiraz eden ... mirasçılarının tümüne tebliğinin sağlanarak, ... mirasçıları tarafından da tebliğ üzerine dava açıldığı takdirde davalara birlikte bakılması gereğine değinilmiş olmasına rağmen anılan bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş, ilk derece mahkemesince tebliğ için Komisyona yazı yazılmış ise de, Komisyonca tebligat eksiği giderilmeden mahkemeye gönderildiği tespit edilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu 1077 ve 1080 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen Komisyon kararının, tespite itiraz edenlerin veya mirasçılarının tamamına usulünce tebliğinin sağlanarak dava açma süresi beklenmeli, dava açıldığı takdirde birleştirilmeli, yukarıda adı geçen taraflara veya mirasçılarına 7201 sayılı Kanun ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı; bundan sonra işin esasına girilerek açılan tüm davalar hakkında ayrı ayrı karar verilmeli ve davanın tarafları karar başlığında eksiksiz ve doğru şekilde gösterilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi ve tarafların bir kısmı karar başlığında taraf olarak gösterilerek tüm davacılar hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı - davalı Hazine vekili, davacı ... ve arkadaşı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarına iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.