Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2228 E. , 2024/4239 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2228 Karar No:2024/4239 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin 48. maddesinde belirtilen mesle…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2228 E. , 2024/4239 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2228 Karar No:2024/4239 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin 48. maddesinde belirtilen mesleki özen ve titizliği göstermemiş olmasının Yatırım Kuruluşları Tebliği'nin 21. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 2016 yılı için belirlenen asgari tutar olan 26.049,00-TL; genel yatırım tavsiyesi niteliğindeki yorum ve tavsiyelerin sunulmasında dikkate alınması gereken ilke ve esaslara uyulmamasının Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin 48. maddesine aykırılık oluşturduğundan bahisle davacıya 26.049,00-TL olmak üzere toplam 52.098,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin hemen ardından 941 kişilik müşteri listesine elektronik posta ile gönderilen 18 Temmuz 2016 tarihli "Türkiye-Cuma Geceki Korku Filmi Sonrası, İşbaşı" başlıklı bilgi notunun "Darbenin arkasında kim vardı?" bölümündeki ifadelerin kendi yorumları olmadığı ve darbe girişimi sonrasındaki iki günde yerli ve yabancı medyayı ve internet bilgi kaynaklarını geniş tarayışı sonucunda elde ettiği haber ve diğer içeriklerden objektif bir bakışla derlediği alıntıları harmanlayarak bir özet çıkarmaya çalıştığı iddia edilmiş ise de, notta yer alan ifadelerin alıntı olduğuna dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi alındığı belirtilen herhangi bir kaynağa da atıf yapılmadığı, içerikte bulunan ifadelerin kim ya da kimler tarafından sarfedildiğinin isim verilmek suretiyle ortaya konulmadığı, dolayısıyla yorum ve ifadelerin kimlere ait olduğu somutlaştırılmadığı gibi davacının yorum ve ifadeleri olduğu izleniminin yaratıldığı, anılan bilgi notunun gerekli mesleki özen ve titizlik gösterilerek objektif bir şekilde hazırlanmadığı, güvenilir kaynak, belge, rapor ve analizlerle desteklenmediği hususlarının subuta erdiği açık olmakla birlikte, davacı tarafından gerçekleştirilen tek bir fiil ile iki farklı yönetmeliğin iki farklı maddesinin ihlal edildiğinden bahisle iki ayrı idari para cezası verilmesi hususunun davalı idarece gerekçelendirilemediği, bu nedenle tek bir fiil nedeniyle iki ayrı idari para cezası verilmesine yönelik Kurul kararında bu bakımdan hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından gerekçe yönünden, davalı idarece esas yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında taraflarınca ileri sürülen iddiaların hiçbir şekilde dikkate alınmadığı, söz konusu kararda bu iddialara ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığı, istinaf isteminde bulunulmasına rağmen yalnızca "Karşı Taraf (Davalı)" olarak kararda yer alındığı, İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptaline karar vermesine karşın temyize konu kararda davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, bu bağlamda İdare Mahkemesince verilen kararın yanlış değerlendirildiği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin hukuka uygun olmadığı, idari işlemin tek bir eylem ile iki ayrı idari para cezası uygulanmış olması nedeniyle değil, idari para cezası uygulanmasını gerektirecek herhangi bir mevzuat ihlali bulunmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, dördüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." düzenlemelerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince davacı tarafından gerçekleştirilen tek bir fiil ile iki farklı yönetmeliğin iki farklı maddesinin ihlal edildiğinden bahisle iki ayrı idari para cezası verilmesi hususunun davalı idarece gerekçelendirilemediği, bu nedenle tek bir fiil nedeniyle iki ayrı idari para cezası verilmesine yönelik Kurul kararında bu bakımdan hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından gerekçe yönünden, davalı idarece esas yönünden istinaf talebinde bulunmuş olmasına karşın temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında yalnızca davacının istinaf istemine ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, temyize konu kararda davalı idarece süresinde istinaf başvurusunda bulunulmasına rağmen bu istem hakkında karar verilmediği anlaşıldığından, davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan, davalı idarenin istinaf başvurusu hakkında Bölge İdare Mahkemesince değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verileceğinden, davacının temyiz başvurusu hakkında bu aşamada bir karar verilmesine imkan bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Davacı tarafından temyiz aşamasında yatırılan ve kullanılmayan toplam ..-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.