7. Hukuk Dairesi 2010/1591 E. , 2011/1252 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında 101 ada 28 ve 197 parsel sayılı 3498.10 m2 ve 2223.56…
**7. Hukuk Dairesi 2010/1591 E. , 2011/1252 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü; Kadastro sırasında 101 ada 28 ve 197 parsel sayılı 3498.10 m2 ve 2223.56 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., 106 ada 13 parsel sayılı 770.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak 1/2 şer payla ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın, davalının zilyetliğinin malik sıfatıyla olmadığını kanıtlayamadığından söz edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların kendi zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirtmiş ise de mahkemeye sunduğu belgeler arasında tapu kayıtları da bulunmaktadır. Mahkemece, davacı tarafın sunduğu tapu kayıtları ile ilgili olarak yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın sunduğu tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon gördüğü parseller varsa bunlara ait kadastro tutanak örnekleri istenmeli, davacıya, tapu kayıtları malikleri ile akdi ya da ırsi irtibatlarını kanıtlaması için olanak tanınmalı, bundan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan yaşlı ve ehil kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, üç kişilik uzman fen bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişilerden tapu kayıtlarında yazılı köy, mevki ve sınırlar hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı, tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca ve sınırlarının gayri sabit sınırlı ya da sabit sınırlı olup olmadıkları dikkate alınarak belirlenmeli, fen bilirkişi kurulundan yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen noktaları, tapu kayıtlarının kapsamlarını gösterir ve keşfi izlemeye olanak tanır şekilde rapor ve harita düzenlemeleri istenmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalması halinde tapu kayıtlarının davalı taraf yönünden hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği hususu, davalı tarafın zilyetliğinin niteliği de değerlendirilerek tartışılmalı, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybetmediğinin ve çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde tapulu taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin değer taşımayacağı düşünülmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde davalı tarafın sürdürdüğü zilyetliğin malik sıfatıyla olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, zilyetliğin davacı tarafça ya da davacı taraf adına sürdürüldüğünün belirlenmesi halinde davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların kesinleşme tarihlerini gösterecek şekilde tespit tutanak suretleri ile varsa dayanağı belgeler, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen kısıtlamalar yönünden denetleme yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; esas hakkında hüküm verilip davadan el çekildikten sonra miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılması; Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazı yazmak ve cevaplarını dosya içine koymak suretiyle delil ikame edilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 03.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.