11. Ceza Dairesi 2019/5993 E. , 2021/5236 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi 5580 sayılı yasanın 9. Maddesi gereğince motorlu taşıt sürücüleri kurslarında görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacağı belirtilerek motorlu taşıt sürücüleri kurslarının kur…
**11. Ceza Dairesi 2019/5993 E. , 2021/5236 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi 5580 sayılı yasanın 9. Maddesi gereğince motorlu taşıt sürücüleri kurslarında görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacağı belirtilerek motorlu taşıt sürücüleri kurslarının kurucuları hakkında özel düzenleme yapılmadığı anlaşılmakla tebliğnamede, suça konu kurumun kurucusu olan sanıklar ... ve ... hakkında soruşturma izni alınması gerektiği yönündeki, bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanıklardan ... ve ... ... Sürücü Kursunda kurucu diğer sanıkların ise müdür olduğu ve bu kurumdan 31/05/2005 tarihinde ayrılan şikayetçi ...'ın kurumda ayrıldığı tarihten sonra da görevli olarak gösterildiği ve buna ilişkin olarak iş sözleşmesi ve taahhütname düzenledikleri ve müşteki adına adına sağlık raporu, adli sicil belgeleri aldıkları ayrıca kişinin mezuniyet belgesini izinsiz kullanarak sahte evrak tanzim ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında : 1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı konusundaki takdirin hakime ait olması karşısında, mahkemece iddianamede belirtilen suça konu tüm belgelerin asıllarının getirtilip incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması, 2-Suça konu belgeler sanıklara gösterilerek müşteki adına ve kendi adlarına atılı bulunan imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; sanıkların ve müşteki ...'ın, suç tarihine yakın tarihlerde atılmış bol miktarda samimi imza ve yazı örneklerini içerir belgelerin çeşitli kurum ve kuruluşlardan araştırılarak temin edilmesi, ayrıca huzurda bol miktarda yazı ve imza örnekleri alınarak, suça konu belgelerdeki tüm imzaların aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, 3-..., ... ve ... ...'ın Sağlık Mesleği Mensuplarının Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesi suçu açısından , Şüpheli ... Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Sicil Bürosunda Görevi Yapan ... Sicil Numaralı Personel'in Görevi Kötüye Kullanma suçu, Şüpheli ... Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Sicil Bürosunda Görev Yapan ... Sicil Numaralı Personel'in Görevi Kötüye Kullanma suçu açısından yapılan ve tefrik edilen soruşturmaların akıbetinin araştırılarak, dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, 4-Dosya içinde sanık ...'ın benzer eylemleri sebebiyle açılmış birden fazla kamu davası bulunduğu, bu davaların iddianamelerinde ve eldeki dosyanın iddianamesinde aynı fiile yönelik ... Sürücü Kursunda kurucu ve yöneticilik yapan diğer kişilerin de sanık olarak yer aldığı görülmekle davanın mükerrer olup olmadığının tespiti için, sanık ... hakkında açılan ilgili dava dosyasının araştırılıp celbi sağlanarak, derdest olması halinde birleştirilmesi, aksi taktirde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya kapsamına alınması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı, 5- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... müdafii ve ... ile ... müdafinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.