12. Ceza Dairesi 2020/11805 E. , 2024/4667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/752 Esas, 2016/73 Karar SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Y
**12. Ceza Dairesi 2020/11805 E. , 2024/4667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/752 Esas, 2016/73 Karar SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 02.02.2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 12.04.2015 tarihli kasıtlı suç olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, mahkemece hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluğuna karar verilmiş olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; dosyada vekalet bulunmasına rağmen taraflarına duruşma gününün tebliğ edilmediğini, sanığın da vekili olduğu düşüncesiyle duruşmasını takip etmediğinden verilen kararın bozulması istemiyle temyizine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.10.2012 tarih saat 20:00 sıralarında sanık sürücü ...’nin sevk ve yönetimindeki 34 GU ... plaka sayılı otomobil ile Kartal istikametinden Pendik istikametine seyir halinde iken Kordonboyu mahallesi sahilyolu kumcular mevkiinde bulunan trafik sinyalizasyon ışıklarını 100 metre geçtikten sonra, aydınlatmanın mevcut, yol şerit çizgisinin mevcut, asfalt kaplama, düz eğimsiz yol, havanın açık yolun kuru ve gece vakti, üç şeritli tek yönlü yolda, kavşak ve yaya geçidinin olmadığı yerden karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...’a çarptığı ve bu çarpma neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı yönde seyir halinde olan ...’in sevk ve idaresindeki 34 FTT ... plaka sayılı otomobille çarpması ile sonuçlanan trafik kazasında yaya ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kazası tespit tutanağında, sahil yolunda meydana gelen kazada ...'ın yolu karşıdan karşıya geçtiği esnada 34 GU ... plakalı aracın seyir halinde iken önce ...'a sona 34 FTT ... plakalı araca çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği, yaya ...'ın yola aniden çıkmak suretiyle asli kusurlu olduğu, araç sürücüsü sanığın ise yolun gerektirdiği şartlara uygun hızla araba kullanmadığından tali kusurlu olduğunun belirlendiği, soruşturma aşamasında dosya üzerinden trafik bilirkişisinden alınan 09.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda; sanık ...’nin sürücü belgesi olmadığı halde mesleki acemiliği ile gerekli özeni göstermeden, dikkatsiz seyir ederek, sevk ve idaresindeki aracı ile 2918 sayılı KTK’nın 52/1-b.maddesindeki hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ederek tali kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece dosya üzerinden trafik bilirkişisinden alınan 24.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...'nin meydana gelen trafik kazasında aracı yol ve trafik koşullarına göre durdurabilecek şekilde kullanmadığından aynı oranda asli kusurlu olduğunu bildirmiş, Yerel Mahkemece alınan rapor olaya uygun ve yeterli görülerek ölen yayanın ve sanığın olayda kusur derecelerinin eşit olup, her ikisinin de asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için; sanığa “usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği” şerhine yer verilerek sanığın duruşmalardan haberdar edilip, gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, sanığa çıkartılan tebligatın ... isimli kişiden sorulduğunda, sanığın taşındığının sözlü beyanı üzerine, gösterilen adresin kişinin kayıtlı adresi olduğundan Fatih Mahallesi muhtarlığına tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı ve duruşma gününün sanık müdafine duruşma davetiye tebliği sağlanmadığı anlaşılmakla, duruşmada hazır bulunmayan savunması alınmayan sanık hakkında hükmün açıklanması ile mahkumiyet kararı verilmek suretiyle CMK’nın 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.