11. Hukuk Dairesi 2011/9266 E. , 2012/16255 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2004/340-2009/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalı ... vekili, ... mirasçıları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9266 E. , 2012/16255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2004/340-2009/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalı ... vekili, ... mirasçıları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Turz. Ltd. Şti.'nin işleteni ve taşıyıcısı, davalı ... adına tescilli, davalıların murisi ... yönetimindeki araçla Datça'dan Ankara'ya seyahat ettiği sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını, tedavi gördüğünü, davalı şirket unvan değişikliği yaptığından Pamukkale Turizm'e izafeten iki ayrı şirket hakkında dava açtıklarını, aracın davalı ...Ş. nezdinde trafik sigortası ve otobüs zorunlu koltuk sigortası, davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş. nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, zararlaının tazmin edilmediğini ileri sürerek, 30.000 TL maddi, 10.000 TL manevi taminatın kaza tarihi olan 30.06.2002 tarihinden itibaren ticari temerüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Turz. Ltd. Şti. vekili, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, zira aracın müvekkili şirket adına taşıma yapmadığını, A Pamukkale Turz. Ltd. Şti. adına taşıma yaptığını şirketlerin farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, sigorta şirketinin tedavi giderlerini ödediğini, kusur oranının doğru olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... mirasçıları, davaya cevap vermemişlerdir. Davalı ...Ş. vekili, davacıya 9.600 TL ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, kazaya karışan... plakalı arcın davalı ... adına tescilli olduğu, aracı sürücünü ... olup bu aracın A Pamukkale Turz. Ltd. Şti. tarafından taşıma işinde kiralanarak kullanıldığı, davalı ... Turz. Ltd. Şti ile İzturtaş Turz. Ltd. Şti. 'nin araç ile ilgisinin bulunmadığı, tazminatların davalı Generali Sigorta A.Ş.'nin sigorta teminat limitlerinin altında kaldığından sorumluluğunun bulunmadığı, araç sürücüsü ...'nin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, davalılar İzturtaş (Pamukkale Turizm) Taşm. Ltd. Şti. ve Pamukkale Turz. Seyahat Ltd. Şti. ve Türkiye Genel Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın husmetten reddine, 2.782,78 TL sürekli iş göremezlik zararı ile 888 TL geçici iş göremezlik zararları toplamı 3.370,78 TL'nin olay tarihi olan 30.06.2002 tarihinden itibaren (davalı ...Ş. için dava tarihinden itibaren) yasal faiziyle davalılardan tahsiline, 4.000 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ... miraçılarından 30.06.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... mirasçıları temyiz etmiştir. 1-Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. HUMK'un 388. maddesi uyarınca mahkemelerin, kararı gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu 389. madde hükmünde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ancak uygulamada, yasanın 381/son fıkrası hükmüne dayanılarak, zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde HUMK.'un 389. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HUMK.'un yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Somut olayda, mahkemece kısa kararda "2.782,78 TL sürekli işgöremezlik, 880 TL geçici işgöremezlik zararları toplamı 3.670,78 TL'nin bir kısım davalılardan tahsiline" karar verilmiş olup, iş göremezlik tazminatları toplamının 3.662,78 TL'ye tekabül ettiği, mahkemece bu şekilde maddi hata yapıldığı, gerekçeli kararda bu maddi hatanın düzeltildiği belirtilerek, gerekçeli kararın hüküm kısmında, "2.782,78 TL sürekli işgöremezlik, 888 TL geçici işgöremezlik zararları toplamı 3.370,78 TL'nin bir kısım davalılardan tahsiline" karar verildiği, halbuki hükmedilen işgöremezlik tazminatları toplamının 3.670,78 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu şekilde yukarıda anılan hükümlere aykırı olarak, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı gibi, gerekçe ile hüküm arasında da çelişki oluşturulduğundan 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme kararı çerçevesinde hükmün bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı ... vekili ile davalı ... mirasçılarının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) mumaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ... vekili ile davalı ... mirasçılarının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.