6. Hukuk Dairesi 2011/6257 E. , 2011/11520 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, süre bitimi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekki…
**6. Hukuk Dairesi 2011/6257 E. , 2011/11520 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, süre bitimi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkili idareye ait sosyal tesisin, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre davalıya devredildiğini sözleşmeye göre tesisin boşaltma tarihinin 19.03.2010 olmasına ve kira süresinin bitmiş bulunmasına, akdin yenilenmeyeceği ve uzatılmayacağı ihbarının 26.03.2010 tarih, 2059 sayılı yazı ile davalı kiracıya bildirilmesine rağmen, davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiğinden bahisle, kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi gereğince davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 18.03.2003 başlangıç ve 18.03.2010 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda, taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre kiraya verilen taşınmaz hakkında, aynı yasanın 75.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75.maddesindeki düzenleme, devletin özel mülkiyetinde ya da devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine tahliyesini sağlamaya ilişkin bir düzenlemedir. 2886 Sayılı Kanunun 75. maddesi tahliye yönünden münhasıran “Hazine” tarafından kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanmakta iken 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 15/p-3 maddesi hükmüyle 2886 Sayılı Kanun hükümlerine göre kiraya verilen Belediye taşınmazları ve 5538 Sayılı Yasanın 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ile son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malları hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler bu yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazların süre bitimi sebebiyle kiralananın 6570 Sayılı Kanuna ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın 2886 Sayılı Kanunun 75. maddesine göre mülki amirden tahliyesini isteyebilecekleri gibi mahkemeye de başvurarak sözleşmenin bitimi üzerine “fuzuli şagil” durumuna düşen kiracının tahliyesini sağlayabilirler. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler dışındaki diğer kamu kuruluşları, taşınmazlarını 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar bile bu kanunun 75. maddesine dayanarak süre bitimi sebebiyle idareye ya da mahkemeye başvurmak suretiyle kiralananın tahliyesini sağlayamazlar. Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler dışındaki diğer kamu kuruluşlarına ait kiralanan taşınmaz 6570 Sayılı Yasa kapsamında bir yer ise, bu kanunun 14. maddesi hükmüne göre; kira verme 2490 şimdi 2886 Sayılı Devlet İhale Kanuna tabi olsa da bu taşınmazlar hakkında da 6570 Sayılı Yasa hükümleri uygulanır. Sözleşme süre sonunda 6570 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca kiracı tarafından feshedilmedikçe aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılacağından ancak yasanın 7. maddesinde yazılı tahliye nedenlerine dayanılarak kiralanan taşınmazların tahliyeleri sağlanabilir. Kiralanan 6570 Sayılı Kanuna tabi olup da sözleşme, süresiz yapılmış ise bu durumda Borçlar Kanunu’nun 262. maddesindeki feshi ihbar sürelerine uyularak yine 6570 Sayılı Kanunu’nun 7. maddesindeki sebeplere dayanılmak koşuluyla tahliyeleri sağlanabilir.Borçlar Kanunu’na tabi süreli sözleşmelerde kiralayan idare, süre sonunda bir ay içinde, süresiz sözleşmelerde ise Borçlar Kanunu'nun 262. ve 285. maddelerindeki feshi ihbar sürelerine uyulmak suretiyle açılacak dava sonunda kiralananın tahliyesi sağlanabilir. Bu durumda davanın süresinde açılmış olması yeterli olup, ayrıca tahliye sebebi gösterilmesi de gerekmez. 6570 Sayılı Yasa Kamu düzenine ilişkin bir yasa olduğundan, bu yasaya tabi bir taşınmaz ile ilgili olarak yapılan sözleşmelerde, bu yasanın ya da Borçlar Kanunu’nun uygulanamayacağına ilişkin düzenlemeler hüküm ifade etmez. Davacı idarenin sıfatına göre olayda, 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; kiralananın 6570 Sayılı Yasa kapsamında ya da Borçlar Kanunu hükümlerine tabi yerlerden mi olduğu saptanarak uygulanması gereken yasa hükmünün belirlenmesi, bu belirleme yapıldıktan sonra varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan mahkemece davalının kira borcunu ödemediğinden bahisle temerrüde düştüğünden sözedilerek de tahliyesine karar verilmiş ise de 2886 Sayılı Yasanın 62.maddesi genel hükümlere ilişkin bulunduğundan kira parasının sözleşmede yazılı sürede ödenmemesi bu madde uyarınca sözleşmenin feshini gerektirmez. 3.3.2010 keşide 4.3.2010 tebliğ tarihli ihtarname Borçlar Kanunu'nun 260 ya da 288. maddelerine uygun olarak da düzenlenmediğinden tahliye yönünden sonuç doğurmaz. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.