3. Hukuk Dairesi 2021/2233 E. , 2021/5652 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava ile birleşen 2015/439 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/93 Esas sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... asıl davada feri müdahil, birleşen 2015/439 Esas sayılı davada ihbar olunan ... tarafından temyiz ed…
**3. Hukuk Dairesi 2021/2233 E. , 2021/5652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava ile birleşen 2015/439 esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2015/93 Esas sayılı davada karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... asıl davada feri müdahil, birleşen 2015/439 Esas sayılı davada ihbar olunan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; oğlu ...'ın 05.05.2007 tarihinde, ... Köyündeki evlerinin terasında gezmekte iken, evin üzerinden geçen elektrik telleri nedeniyle elektrik akımına kapılarak, kolu ve iki ayağının yandığını, yanıklar sebebiyle iki ayağının kesildiğini, oğlunun yaralanmasına bina üzerinden hatalı olarak nakil hattı geçiren davalı şirketin sebep olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere, 30.000 TL maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 218.883,18 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacı; asıl davaya ek olarak 40.179,03 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; kazanın meydana geldiği evin iki katlı olup, ikinci katın sonradan yapıldığını, ikinci kat yapılmadan önce geçirilen nakil hattının yönetmeliğe uygun yükseklikte olduğunu, ikinci katın yapıldığının yazılı ya da sözlü olarak bildirilmediğini, davaya konu olayda kusuru bulunmadığını, davacının iki ayağının değil iki parmağının kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne 218.883,18 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 40.179,03 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine Dairece verilen 03.07.2017 tarihli ve 2016/849 Esas 2017/10883 Karar sayılı kararla; meydana gelen zarardan birden fazla kişinin değişik sebeplerle mesul tutulmasının gerekmesi halinde, bu kişilerin müteselsil sorumlulukları cihetine gidilmesi gerektiği, kaza tarihinde yedi yaşında olan davacıya atfedilecek kusur bulunmaması ancak zararın meydana gelmesinde ve artmasında kazazedenin yaşadığı evdeki hane halkının kusuru oranında takdir edilen maddi tazminat miktarından indirim yapılması, davacı ailesinin kusur oranı da gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmayacak miktarda fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.