4. Hukuk Dairesi 2010/3480 E. , 2010/6185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/09/2005-14/10/2005 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davada manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili tara
**4. Hukuk Dairesi 2010/3480 E. , 2010/6185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/09/2005-14/10/2005 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davada manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/12/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/05/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ve vekili Avukat ... ile karşı taraf davacılar vekili Avukat ... (kendisine asaleten, diğer davacıya vekaleten) geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; asıl ve birleştirilen dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalı tarafından temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda; taraflar arasında süregelen olaylar, kullanılan sözler, olay günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, asıl ve birleştirilen davada takdir edilen 2.500,00’er TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, asıl davanın davacısı ... yararına 1.000,00 TL, birleştirilen davanın davacıları ... ile ... yararına 1.000,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle karar gerekçesinde ve hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 ve 2 nolu bentlerinde yer alan “…2.500,00…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…1.000,00’er…” sayı dizilerinin yazılmasına; asıl davada harç alınmasına ilişkin (b) nolu bendin tümden silinerek yerlerine (b) nolu bent olarak “b)Alınması gereken 54,00 TL karar harcının önceki kararda alınan 135,00 TL harçtan indirilerek artık 81,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; birleştirilen davada harç alınmasına ilişkin (b) sayılı bendin tümden silinerek yerine (b) nolu bent olarak “b)Alınması gereken 108,00 TL karar harcının önceki kararda alınan 270,00 TL harçtan indirilerek artık 162,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacılara geri verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacıların tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 750.00 TL duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/05/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, tarafların temyizi üzerine karar düzeltilerek onanmıştır. Onama kararına katılamıyorum, Şöyle ki; davalı, ... Barosu Başkanlığı’na verdiği dilekçelerde olayları anlatmış ve değerlendirmelerde bulunmuştur. Taraflar arasında uzun zamandır süregelen olaylar ve somut olayın özellikleri gözetildiğinde davanın tümden reddi gerektiği görüşünde olduğumdan onama kararına katılamıyorum. 25/05/2010 KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 25/05/2010