11. Hukuk Dairesi 2012/17774 E. , 2013/15903 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2012 tarih ve 2012/121-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17774 E. , 2013/15903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2012 tarih ve 2012/121-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 29.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırım kararı alındığını, bu kararın tescili talebinin davalı ... Memurluğu tarafından reddedildiğini ileri sürerek, red işleminin iptaline, 29.11.2011 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı şirkette birden fazla imtiyazlı grup hisseler mevcut olduğundan genel kurulca verilen sermaye arttırım kararının her imtiyazlı grup hisse senedi sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda verecekleri karar ile tasdik edilmedikçe tescilinin yapılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, imtiyazlı pay sahiplerinin şirketin olağanüstü genel kurul kararında sermaye arttırımını kabul etmelerinin yeterli olmadığı, ayrıca A grubu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda da bunun onaylanması gerektiği, aksi bir uygulamanın imtiyazlı pay sahiplerinin korunmasına ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 389 ve 391. maddelerine aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Ticaret Sicil Memurluğu işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde şirketin yerli ortaklarının %49 payla A grubunu, yabancı ortakların da %51 payla B grubunu oluşturdukları belirtilmiştir. Tescili istenen sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının %51 hisse sahibi B grubu yabancı ortakların kabul oyu ile alındığı, %49 hisse sahibi A grubu yerli ortakların ise red oyu kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin 2'sinin A grubu, 3'ünün B grubu hisse sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceği belirlenmiştir. Şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde ise lüzumu halinde şirket sermayesinin TTK ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak genel kurul kararıyla artırılıp eksiltilebileceği belirtilmiştir. Açıklanan bu hükümler itibariyle, imtiyazlı hisse sahiplerinin.6762 sayılı TTK 391. madde uyarınca kullanma hak ve yetkileri bulunan imtiyazları yönetim kurulu üyeliği seçimi ile sınırlı olup, sermaye artırımına yönelik böyle bir imtiyaz hakları bulunmamaktadır. O halde uyuşmazlığın şirket ana sözleşme hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekirken, her iki imtiyazlı grubun sermaye artırım kararının onaylanması konusunda ayrı ayrı karar almasının zorunlu olduğu, bunun sonucunda, A grubu pay sahiplerinin de yapacakları özel toplantıda bu kararı onaylaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.