11. Hukuk Dairesi 2019/4405 E. , 2020/2819 K. MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/02/2018 tarih ve 2016/421 E- 2018/35 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/1285 E- 2019/697 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dav…
**11. Hukuk Dairesi 2019/4405 E. , 2020/2819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/02/2018 tarih ve 2016/421 E- 2018/35 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/1285 E- 2019/697 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından yapılan 2015/24683 sayılı başvurunun davalı itirazı üzerine reddine karar verildiğini, dava konusu marka ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin bulunmadığını, tarafların markalarını farklı sektörlerde kullandığını, müvekkilinin markasının oluşturuluş biçimi, barındırdığı ibareler ve görsel yönden kısmi redde mesnet gösterilen davalı markalarından farklı olduğunu, markaların bütünsel kompozisyonlarında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davalı yan markalarının esas unsurunun “logo” ibaresi olduğunu, “tiger” sözcüğünün yardımcı unsur olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği sektörün davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörden farklı olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2016/M-10623 sayılı kararının iptaline ve başvuru tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin markalarında “tiger” ibaresinin ön plana çıkartıldığını, “logo” ibaresinin arka planda bırakılması gerektiğini, bu nedenle iltibas değerlendirmesinin “tiger” ibaresi üzerinden yapılması gerektiğini, dava konusu markada “tiger” ibaresine eklenen “case” ibaresinin “kılıf, kutu, kaplama, örtme” anlamlarına geldiğini ve tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler yönünden nitelik bildirdiğini, markalar görsel olarak benzer olmalarının yanı sıra aynı zamanda işitsel olarak da okunuşlarının aynı olduğunu, markaların üzerinde kullanılacakları mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, her iki taraf markası arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, ilgili tüketici açısından da dahi bu durumun mevcut olduğunu, dava konusu markanın, müvekkili markalarının bir serisi olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunduğu, dava konusu marka ile davalı şirket markalarının benzer oldukları, taraf markalarının ortak ve öne çıkan, akılda kalır unsur olarak “TIGER” ibarelerini içermesi ve benzer/aynı emtialarda taraf markaları ile karşı karşıya kalacak olan tüketicinin, önceden bildiği ve tanıdığı “TIGER” markasını, dava konusu markanın ön ve vurgulu bölümü olarak görmesi halinde, sonraki markayı, davalı markaları ile ilişkilendirme yanılgısına düşebileceği, tüketicinin söz konusu markaları birbirinin devamı şeklinde algılayabileceği ve işaretler arasında en azından iktisadi ve idari bir bağ kurma eğiliminde olabileceği, dava konusu markadaki figüratif unsurlar ile ek sözcük unsurlarının bu algıyı dağıtmakta yeterli olmadığı, bu nedenle markalar arasındaki bu düzeydeki bir benzerliğin karıştırılma ihtimaline neden olabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "Tigercase" ibareli marka başvurusu ile davalının "Tiger" esas ibareli mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.