3. Hukuk Dairesi 2024/2747 E. , 2025/3156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2863 E., 2024/702 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/206 E., 2022/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo
**3. Hukuk Dairesi 2024/2747 E. , 2025/3156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2863 E., 2024/702 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/206 E., 2022/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurum tarafından hiçbir yasal dayanak gösterilmeksizin 20.10.2016 tarihinde müvekkilinin işlettiği ... Eczanesinin kurum ekranının kapatıldığını, bilahare davalı Kurumun 01.12.2016 tarihli yazısıyla protokolün (5.1) maddesini gerekçe göstererek keyfi ve tek taraflı olarak müvekkilinin sözleşmesinin sonlandırılacağına dair yazı gönderdiğini, davalının bünyesinde müvekkilinin ekranı kapalı olduğu için miktarını tespit edemediği ve faturasını kesemediği birikmiş alacağının bulunduğunu, bu nedenle 01.10.2016 ila 20.10.2016 tarihleri arası faturası kesilmeyen ilaç bedeli alacaklarının tespitinin gerektiğini, davalı Kurumun 20.10.2016 tarihinden itibaren müvekkili aleyhine gerçekleştirdiği tüm idari işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; davalı Kurumun usul ve yasaya aykırı bulunan 01.12.2016 tarihli sözleşmenin feshi ve ekran kapatma işleminin müvekkili yönünden iptalini, taraflar arasındaki sözleşmenin sürdürülmesini, Mahkemece feshin iptali kararı verilmemesi halinde, davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen 20.10.2016 tarihli ekran kapatma işleminden 05.01.2017 tarihine kadar geçen süreçte mahrum kalınan kazanç kaybının Mahkemece tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybı alacağının 20.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle, davalı Kurum tarafından halen müvekkiline ödenmemiş olan ilaç bedeli alacağının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL ilaç bedeli alacağının ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; 15.07.2016 sonrasında kamu zararı oluşması veya artmasına mani olmak amacıyla, müvekkili Kuruma iletilen bilgiler doğrultusunda tedbiren bazı eczanelerin Medula sistemlerini kullanmalarının engellendiğini, 20.10.2016 tarihinde Medula ekranı kapatılan eczanelerden biri olan ... Eczanesinin, 2016 TEB-SGK Protokolünün (5.1) maddesi uyarınca, fesih bildirimini 05.12.2016 tarihinde teslim aldığını, 05.01.2017 tarihinde de sözleşme fesih işleminin yapıldığını ve Medula ekranının kapatıldığını, yapılan işlemlerin hukuka ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 20.10.2016 tarihinde Medula eczane sisteminin kapatıldığı, bilahare davalı Kurum Başkanlığının 24.11.2016 tarihli ve 6333789 sayılı yazısına istinaden fesih bildiriminin 05.12.2016 tarihinde teslim alındığı, 05.01.2017 tarihinde Protokol'ün (5.1) maddesi gereğince, sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiği ve Medula sisteminin kapatıldığı, bu işlemle protokolde belirtilen bir ay öncesinden yazılı bildirim koşulu ve savunma olarak belirtilen prosedürün gereklerinin yerine getirilmediği, protokolün davalı Kurum tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 01.12.2016 tarihli sözleşmenin feshi işleminin iptaline, davacının 20.10.2016-05.01.2017 tarihleri arasındaki kazanç kaybı alacağının kabulü ile taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL kazanç kaybının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 01.10.2016-31.10.2016 dönemine ait ilaç bedeli alacağına ilişkin olarak, davalı Kurumun 17.02.2020 tarihinde davacıya ödeme yaptığı, bu nedenle talebin konusuz kaldığı anlaşılmakla bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacının FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma bulunması sebebiyle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (5.1) maddesi gereğince sözleşmenin davalı Kurum tarafından feshedildiği, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/434 E. sayılı dosyasında, davacı hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı kamu davası açıldığı ve örgüt üyeliği suçundan dolayı cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16.07.2020 tarihinde kesinleştiği, Burdur Valilik makamının 24.04.2019 tarihli ve 4366 sayılı oluru ile davacının eczane ruhsatnamesinin iptal edildiği, eczanenin Medula ekranının 20.10.2016 tarihinden bu yana kapalı olduğunun anlaşıldığı, sözleşme gereğince taraflara tek taraflı olarak fesih hakkı verildiği, fesih işleminin sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, davacının kurum işleminin iptali ve kazanç kaybından kaynaklı tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden Kurum işleminin iptali ve kazanç kaybı talebinin reddine, 01.10.2016-31.10.2016 dönemine ait ilaç bedeli alacağına ilişkin davacıya ödeme yapıldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı Kurumun hiçbir suç dosyası bulunmamasına ve yasal işlem başlatılmamasına rağmen müvekkilinin Medula sistemini kapattığını, taraflar arasında imzalanan protokolün maktu bir sözleşme olduğunu, davalı Kurumun müvekkilinin gönderdiği ihtarname sonrasında yaptığı hatalı işlemin farkına vararak bu kez de 24.11.2016 tarihli yazıyla fesih bildiriminde bulunduğunu, 05.01.2017 tarihinde protokolün (5.1) maddesi gereğince sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilerek Medula sisteminin kapatıldığını, savunma alma prosedürünün gereklerinin yerine getirilmediğini, 20.10.2016 tarihinden 05.01.2017 tarihine kadar geçen sürede müvekkilinin ekranının açılmayarak zarar gördüğünü, dava konusunun da bu döneme dair hukuka aykırı uygulamaya ilişkin olduğunu, sonradan gönderilen ihtarnamenin haksız işlemi hukuka uygun hale getirmediğini, müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını ve manevi olarak yıprandığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptali, kazanç kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı hakkında terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı kamu davası açıldığı ve örgüt üyeliği suçundan dolayı mahkumiyet aldığı gözetildiğinde, davacının Medula eczane ekranının kapatılmasında hukuka aykırılık görülmediği, davalı Kurumca, taraflar arasındaki Protokol'ün (5.1) maddesi gereğince sözleşmenin fesih edileceğine ilişkin bildirimin 05.12.2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 05.01.2017 tarihinde de ilgili Protokol hükmünde yer alan düzenlemeye uygun olarak sözleşmenin feshedildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.