6. Ceza Dairesi 2013/18885 E. , 2013/21386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ...
**6. Ceza Dairesi 2013/18885 E. , 2013/21386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmaktadır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamakta ve bu durumda failin malı doğrudan alması söz konusudur. Yani mağdur malı teslim etmektedir. Yani fail mal sahibinin malı dilediği şekilde kullana bilme olanağından fiilen yoksun bırakıp mal edinme ve/ veya maldan yararlanma kastı ile hareket etmektedir. Manevi unsur mal edinme, faydalanma kastıdır. Failin haksız sahiplenme düşüncesi içinde başkasına ait olduğunu bildiği bir maldan yararlanmak niyetinde bulunma halinde ise özel kastı da gerçekleşmiş olacaktır. Cebir, tehdit (şiddet) maldan faydalanmak için eğilse yani başka maksat için kullanılmış ise yağma suçu oluşmaz. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5237 sayılı TCK.nun 21.maddesinde yer almıştır. Kast, suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast; failin olay öncesi iç dünyasını, olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenebilir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça failin zihni ve ruhi durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. Kişilerin içinde bulundukları psikiyatrik koşullarda yaşamlarının her alanında oransız endişe duymalarına neden olmaktadır. Çevresel bazı faktörler insanı modellemekte, suç korkusu da bundan nasibini almaktadır. Toplumdaki şiddet eylemleri de genel güvensizlik duygusunu etkilediği de bir gerçektir. Suç; ceza müeyyidesi ile yasaklanan bir haksız fiildir. Hukuka aykırılığın özelliği, unsurlar, tipiklik ve ceza müeyyidesidir. Kanundan kaynaklanan her hangi bir hukuka aykırılık nedeni bulunmadığında failin yöneldiği amacı dikkate alınarak fiilin hukuka aykırılığı konusunda bir sonuca ulaşılabilir. Hukuka aykırılık salt biçime indirgenemez. İhlal olunan normun amacı asıldır. Ceza adalet sistemi suç korkusunun ekonomik, sosyal mahiyetini azaltma suçluyu cezalandırmak aynı kişideki insanı da kazanmak olduğu gerçeği dikkate alınmalıdır. Ayrıca hakim dosyaya yansıyan iddia, savunma ve delilleri değerlendirerek olayın gerçekte nasıl olduğunu saptar. Öncelikle eylemin bir suç teşkil edip etmediğini; ediyor ise uygulanacak normu belirler. Hal böyle olunca; Olay tarihinde mağdurun, babasının işletmekte olduğu Akhisar Devlet Hastanesi kantininde babasına yardım etmek için çalıştığı, sanığın tanık Mehmet Eren Uluğ ile birlikte kantinin bahçesine gelip masalardan birine oturup iki adet çay ve su siparişi yaptıkları, bir süre oturduktan sonra adı geçen tanığın masadan kalkıp gittiği, sanığın hesabı ödemek için mağduru çağırdığı, mağdurun 2,5.-TL borcunun olduğunu söylemesi üzerine sanığın tamam diyerek ayağa kalkıp, kafası eğik bir şekilde mağdurun yakınına yaklaşıp elini iç cebine atıp, bir anda bıçağı çıkarıp mağdurun yüzüne bakmadan ve hiçbir şey söylemeden karın bölgesine doğru bir defa saplayıp mağduru hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı; sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadede; çay siparişi verdikten sonra iki çayın ücretini vermek amacıyla mağdura 200.-TL verdiğini, daha sonra mağdurun elindeki ekmek bıçağı ile gelerek kendisine bıçak salladığını ifade etmesine karşın kovuşturma aşamasında bu sefer, olay gecesi çok alkol ve uyuşturucu içeren hap aldığını sabah ayılmak için arkadaşı ile çay ocağına oturup çay içtikten sonra kendisine doğru gelen şahsın bıçak çıkararak kendisini bıçaklamak istediğini zannederek belinde bulunan bıçağı çıkarıp mağdura doğru salladığını mağdura 200.-TL vermediğini olay anında çok alkollü olduğunu, belirttiği, tarafların önceye dayalı bir husumetlerinin bulunmadığı, sanığın Akhisar merkezde Tuhafiye üzerine iş yerinin bulunduğu ve düzenli gelirinin olduğunun anlaşılması karşısında; olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinde önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın içtiği çayın çok düşük miktardaki bedelini almak için yanına gelen önceden husumeti bulunmayan mağduru hiçbir şey söylemeden bıçakla yaralaması şeklinde icrai hareketlerinin yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, ihtimal ve varsayımına dayanılarak suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.