10. Hukuk Dairesi 2024/2669 E. , 2024/4136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/97 E., 2018/1093 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen, hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer
**10. Hukuk Dairesi 2024/2669 E. , 2024/4136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/97 E., 2018/1093 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen, hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 2000 yılından itibaren usta öğretici olarak çalıştığını, bu süre içerisinde aylık maaş almasına ve tam gün çalışmasına rağmen part-time çalışmış gibi gösterildiği ve sigorta primlerinin bu nedenle eksik yatırıldığı iddiasıyla, müvekkilinin çalıştığı dönemlerde aylık 30'ar gün çalıştırıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, davacının Halk Eğitim Merkezinde hizmet akdine göre değil, valilik-kaymakamlık onayına istinaden saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştığını, bu nedenle dava ile ilgili görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, ayrıca davacının çalışma şeklinin part-time olduğunu, davacının hizmetlerinin buna göre bildirildiğini ve yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddiasıyla davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı SGK'nın vekili ise davacının eylemli olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması ve buna göre karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Özetle “Davanın kabulüne" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. “...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait Halk Eğitim Merkezi işyerine 05.12.2000 tarihinde girişi, 2000yılında 14 gün; 2001’de 256 gün, 2002’de 206 gün , 2003’te 247 gün, 2004’te 184 gün, 2005’ te 229 gün, 2006’da 230 gün, 2007’de 251 gün, 2008’de 269 gün, 2009’da 360 gün, 2010’da 320 gün hizmetinin bildirildiğinin göründüğü; ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının ve görevlendirme çizelgelerinin , dava konusu dönemin tamamına ait devam-devamsızlık çizelgesi, ders programları ile kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin dosyada bulunmadığı, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı ve öğretmenlerin dinlenmediği, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. İnceleme konusu olayda, davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Hal böyle olunca, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlemek için davalı işyerinden ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, görevlendirme çizelgelerinin davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve usta öğreticileri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, dosyada bulunan diğer belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Özetle “Davanın kabulüne” karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme Davanın 5510 sayılı Kanun’un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7’nci maddesi hükmünde “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Kanunu’nun 79 uncu maddesi ile 1739 sayılı Milli Eğitim ... Kanunu’nun 47 nci maddesidir. Milli Eğitim ... Kanunu’nun 47 nci maddesi; “Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir.” düzenlemesini getirmiş, bu yasal düzenleme uyarınca çıkarılan Yönetmeliğin 5 inci maddesi “ Uzman ve Usta Öğreticiler aşağıdaki şekillerde görevlendirilirler. 1 - Geçici personel olarak: Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 15.05.1975 gün ve 1897 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile değiştirilen 4’üncü maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır. 2 -Ek ders görevi verilmek yoluyla: 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 89 uncu maddesi uyarınca 02.12.1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ... Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir.”; aynı yönetmeliğin 8’inci maddesi; “Geçici sözleşmeli olarak görevlendirilen uzman ve usta öğreticilerin haftalık çalışma süresi 40 saattir.” ve 9 uncu maddesi; “Uzman ve usta öğreticilerin günlük çalışma süresi en fazla 8 saattir. Kurum Müdürü, Cumartesi, Pazar günleri de dâhil olmak üzere, uzman ve usta öğreticilere günün 8.00-23.00 saatleri arasında görev verebilir.” hükümlerini içermektedir. Davacının, çalışma esasları ile çalışması sırasında tabi olacağı statü yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuş olup; anılan düzenlemelere egemen ilkeler ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13 üncü maddesinde yer alan “İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir.” hükmü de gözetildiğinde; çalışma ilişkisinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelenmeye olanak verecek bir bağımlılık ilişkisinin bulunmadığı, usta öğreticilerin öngörülen ve önceden belirlenen süre dâhilinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıklarını göstermektedir. Bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlık sonucu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen 17.09.2008 gün 2008/10-555 Esas 2008/530 sayılı kararda da “dinlenen tanıkların da aynı davacı gibi başka köylerde usta öğretici olarak çalışan kişiler olduğu, resmi belgeler ve davacının imzasını taşıyan belgelerle çelişkili tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından; tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek gerektiği” belirtilmiş olup, bu şekildeki bir çalışma ilişkisinde, tam süreli çalışmaya ilişkin hakların doğduğunu kabule olanak yok ise de; yasa ve sözleşmelerde belirtilen sınırlamalara aykırı, tam süreli hizmet sözleşmesinin unsurlarının gerçekleştiği bir çalışma durumunun, eylemli olarak oluştuğunun iddia edilip kanıtlanması olanak dâhilinde bulunmaktadır. Ancak bu yöndeki iddia, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği gözetilerek kanıtlanmalı; işverenin resmi kurum niteliği, ücret ödemelerinin kayıtlara dayalı olma gerekleri dikkate alınarak; Kurum kayıtlarına yansıyan bilgilerin aksinin kanıtlanmasına yönelik kanıtların hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı, sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik davanın özelliklerinin gerektirdiği duyarlılık uyarınca denetlenmelidir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezinde 2000 tarihinden beri usta öğretici olarak tam gün ve sürekli olarak çalışmasına rağmen, çalıştığı sürelerin eksik şekilde Kuruma bildirildiğinden bahisle eksik günlerin tespitini talep etmiş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının resmi kayıtlarda ay içinde kısmi süreli bildirimlerinin bulunması karşısında, belirtilen sürelerde tam gün çalıştığı tespitinde tanıkların soyut düzeyde kalan beyanlarına dayanılmıştır. Bu nedenle dosya kapsamında dava konusu dönemlere ilişkin sadece 2007 ve 2008 yıllarına ait ders ve yoklama defterleri, ek ders ücret bordrolarının dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, bu yıllara ilişkin anılan belgeler getirtilmeli, belgelerde noksanlık varsa bunun nedeni araştırılmalı, hüküm altına alınan süreler yönünden resmi kayıtların aksinin tanık delili ile kanıtlanamayacağı göz önünde bulundurularak ve 7,5 saatlik çalışmanın karşılığı 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.