Başvuru, telefon, ziyaret ve havalandırma haklarından haftalık yararlandırılmaması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; telefon, ziyaret ve havalandırma haklarından haftalık yararlandırılmaması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/5/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, İzmir (kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 24/11/1998 tarihli kararıyla Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmının devlet idaresinden ayırmaya çalışma suçundan,1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi uyarınca ölüm cezasına hükmedilmiştir. 7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle Anayasa'dan ölüm cezası ile ilgili maddelerin çıkarılması üzerine 21/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanunu'nda yer alan ölüm cezası ile ilgili maddeler de çıkarılarak bu suçlara verilen cezalara karşılık müebbet ağır hapis cezası öngörülmüştür. 5218 sayılı Kanun'un geçici maddesi ile de müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen kesinleşmiş cezalar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülmüştür. 1/6/2005 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi ile suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezaları şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasal değişiklikler gözetilerek ölüm cezasının kaldırılması nedeniyle Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2002 tarihli müddetnamesi ile başvurucunun cezası müebbet ağır hapis cezası olarak belirlenmiştir. Başvurucunun Adana F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesinden sonra yaptığı başvuru sonucu Adana Cumhuriyet Başsavcılığı 2/7/2007 tarihli müddetname ile başvurucunun cezasını müebbet hapis cezası olarak tespit etmiştir. Başvurucunun ziyaretçi görüş hakkı ile havalandırma hakkını kullanma talebi Adana İnfaz Hâkimliğinin 14/11/2007 tarihli kararıyla başvurucu hakkında düzenlenen müddetnamede cezanın müebbet hapis cezası olarak belirlenmiş olduğu vurgulanarak kabul edilmiştir. Başvurucu 10/11/2014 tarihinde Bolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiş; Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 24/11/2014 tarihli müddetname ile başvurucunun infaza esas cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak tespit edilmiştir. Başvurucu; infazın müebbet hapis cezasına göre gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek telefonla görüşme, ziyaret ve havalandırma haklarından haftalık olarak yararlandırılmasını ve lehine olan hakların iade edilmesini Bolu İnfaz Hâkimliğinden (İnfaz Hâkimliği) talep etmiştir. İnfaz Hâkimliğinin 6/3/2015 tarihli kararıyla başvurucunun talepleri reddedilmiştir. Anılan kararda, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 tarihli müddetnamesiyle hükümlünün cezasının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak belirlendiği vurgulanarak talebin reddine, 13/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un maddesinde yer alan yasal hakların kullandırılmasına hükmedilmiştir. İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı yapılan itiraz ise Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 16/4/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Mahkeme, kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirtmiştir. Nihai karar başvurucuya 24/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.Başvurucu, 18/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5218 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"A) 1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun;...3) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.Ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya muvakkattir.Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ve müebbet ağır hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder....24) 125 inci maddesinde yer alan 'ölüm' ibaresi, 'ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis' olarak değiştirilmiştir.'' 5218 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"Ölüm cezaları 2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenlerin kesinleşmiş cezaları, bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüşür. Bu hükümlülerin, ceza infaz kurumunda geçirecekleri süre ile infaz usulü, hükmü veren mahkeme tarafından ve dosya üzerinden saptanır." 5237 sayılı Kanun'un "Cezalar" kenar başlıklı maddesişöyledir:"Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır. " 5275 sayılı Kanun'un "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir:a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.b) Hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınır. c) Risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebilir.d) Hükümlü, yaşadığı yerin olanak verdiği ve idare kurulunun uygun göreceği bir sanat veya meslek etkinliğini yürütebilir.e) Hükümlü, kurum idare kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir kez olmak üzere (f) bendinde gösterilen kişilere, süresi on dakikayı geçmemek üzere telefon edebilir.f) Hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilirler.g) Hükümlü hiçbir suretle ceza infaz kurumu dışında çalıştırılamaz ve kendisine izin verilmez.h) Hükümlü, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor ve iyileştirme faaliyetine katılamaz. ı) Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez. Hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirleri, tıbbî tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkûm koğuşlarında uygulanır." 5275 sayılı Kanun'un "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1)Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir."