8. Hukuk Dairesi 2022/2889 E. , 2024/5167 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmak suretiyle davanın Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, asli müdahil vekilinin istinaf başvu…
**8. Hukuk Dairesi 2022/2889 E. , 2024/5167 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi KARAR : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmak suretiyle davanın Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, asli müdahil vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, Muş ili Merkez ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 9 parsel sayılı 17.757 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine " İşbu parsel ... oğlu ...'ün tarafından ev, ahır ve bahçe olarak kullanılmaktadır." y önünde şerh verilmiştir. Davacı ... 24.06.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Kadimden beridir çayır vasfıyla kullandığı arazinin yapılan kadastro çalışmalarında ikiye bölündüğünü, 1010 ada 8 nolu parselin kendisine, 101 ada 9 nolu parselin ise ...'e verildiğini, kendisinin 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazı kadimden beri kullandığını, davalı ...'ün söz konusu bu taşınmaz üzerinde bir köm inşa ettiğini, söz konusu bu kömü de kendi rızaları doğrultusunda yaptığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında 02.08.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle, Hazinenin davalı olarak dosyaya dahil edilmesini talep etmiştir. Asli Müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; müvekkili olan müdahilin dava konusu taşınmaz üzerinde ot biçmek ve her türlü tasarrufla uzun yıllar tarım faaliyetleri gerçekleştirdiğini, yaklaşık 100 yıldan beridir de müdahilin eklemeli zilyetliğini sürdürdüğünü belirterek, taşınmazın müdahil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " orman mühendisi bilirkişinin dava konusu 101 ada 9 nolu parselin orman arazisi olduğu yönündeki raporu da göz önüne alındığında, belge karşısında beyana üstünlük tanınmayacağı " gerekçesiyle, davacı ... ve asli müdahil ...'ün davalarının ayrı ayrı reddine ve dava konusu Muş ili Merkez ilçesi ... Köyünde kain 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile dava konusu Muş ili Merkez ilçesi ... Köyünde kain 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Davacının zilyetliğinin bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığı, asli müdahil / davalı vekilinin istinaf istemine yönünden, mahkemece taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı belirlenerek asli müdahilin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Hazine ve Orman Yönetimi tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde mahkemece çekişmeli taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği, belirlenen bu eksiklikler yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği açıklanarak, kararın düzeltilmek suretiyle; davacının istinaf isteminin reddine, asli müdahil ...' ün istinaf isteminin reddine, asli müdahil ...' ün davalı sıfatıyla yaptığı istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2016/26 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı ... ve asli müdahil ...'ün davalarının ayrı ayrı reddine, dava konusu Muş ili Merkez ilçesi ... Köyü 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline," karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70'şer TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.