T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/205 Esas KARAR NO : 2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2025 NUMARASI : 2024/98 Esas, 2025/277 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dile…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/205 Esas KARAR NO : 2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2025 NUMARASI : 2024/98 Esas, 2025/277 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...Tesisleri" işletmecisi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 01/04/2014-31/10/2014 tarihleri arasında konaklama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre tur operatörü olarak tabir edilen davalı şirketin, hangi tarihlerde geleceği, bu gelişleri için istediği oda sayısı ve bu odaların ne kadar süre ile opsiyonda tutulacağının sözleşmede belirtildiğini, sözleşmenin tamamı değerlendirildiğinde, her maddenin, sadece davalı şirketin lehine olarak fazlasıyla abartılı bir şekilde tazmin yükümlülüğü ile birlikte kaleme alındığını, sözleşmenin 7. maddesine, iradeyi fesata uğratmak olarak nitelendirilecek şekilde, gerçekleşmeyen hiçbir konaklama ücretine "... çekilemez" ibaresinin konulduğunu, sözleşmede bu ibarenin Türkçe karşılığının verilmemesi sebebiyle bu tarz bir kandırmacanın Ticaret Kanunu ile Ticari Örf ve Adete tamamen aykırı olduğunu, tur operatörü olan davalı şirket tarafından imzalanmayan belgenin, sözleşme olarak kabul edilemeyeceğini, sözleşmeye ve mevzuata aykırı şekilde gerçekleştirilen rezervasyon iptalleri ile müvekkilinin işlettiği tesise ciddi boyutta maddi zarar verildiğini, davalı şirketin, 41 kez rezervasyon yaptırarak 32 kez rezerve iptali olmaksızın her defasında 22 adet odanın boş kalmasına sebep olarak müşteriye verilmesini engellediği için oluşan zarardan sorumlu olduğunu, bu rezervasyonlardan sadece 9 tanesinin kullanıldığını, ticari teamüllere göre rezervasyon iptallerinin uygun bir sürede davalı tarafından müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, müvekkilinin, rezerve edilen ve rezerve iptali yapılmaksızın opsiyonda tutulan oda sayısı kadar (her defasında 22 oda) temizlik ve gıda maddesi bulundurmak zorunda olduğu için gıda maddelerinden artmak suretiyle bozulan malzemenin tutarı kadar zarar ettiğini, yine rezerve edilen odaların bedeli ödenmediği gibi iptal de edilmemeleri sebebiyle müvekkilinin, bu odaları kiraya vererek kar etmesinin engellendiğini, rezervasyon yaptırıldığı halde 32 kez rezerve iptali olmaksızın her defasında 22 adet odanın boş kalmasına sebep olunduğundan müvekkilinin, 22 odanın 1 geceye tekabül eden konaklama bedeli kadar zarar ettiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının usul ve yasalara uymayan ve sözleşme dışı davranışları ile sebebiyet verdiği zarardan şimdilik 50.000,00 TL'nin her bir rezerve tarihinden geri tahsil tarihine kadar işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırıldığı üzere İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının işletmeciliğini yaptığı tesise müşteri temini konusunda taraflar arasında Otel Kontenjan ve Fiyat Anlaşması Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin tek taraflı düzenlendiği, ağır maddeler içerdiği ve mevzuata aykırı olduğu iddia edilmiş ise de tacirlerin, tüm işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranması esas olduğundan ve sözleşmeye bağlılık ilkesi yanında sözleşme serbestisi ilkesi de bulunduğundan sözleşmenin taraflar yönünden geçerli olduğunun kabulü gerektiğini, müvekkilinin toplam 174 oda ve 362 misafir olarak konaklama yapmak üzere satış işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından iptal edilen bir rezervasyon olmadığını, rezervasyon olmadığında davacı tarafından satışa mani bir durum olmadığını, otel doluluk oranları istendiğinde otelin boş olmadığının görüleceğini, "..." tabirinin TÜRSAB Talepleri Değerlendirme Kütahya çizelgesinde açıklanması ve turizm faaliyetinde bulunan tüm acenta ve tesisler tarafından bilinmesi sebebiyle bu tabirin, bilinmediği ve anlaşılamadığı iddialarının kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin imzasız olduğu açıklanmışsa da varlığı ve maddelerinin, davacı tarafından kabul edildiğini, tesisin sözleşmeyi onaylaması halinde müvekkilinin de, imzalı şekilde tesise bir örneğini gönderdiğini, bunun alınmaması veya saklanmamasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, sözleşmenin, davacının iddia ettiği şekilde iyiniyete ve adaba aykırı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 22/05/2019 TARİH VE 2016/8 ESAS 2019/775 KARAR SAYILI KARARI İLE: Taraflar arasındaki 01/04/2014 ile 31/10/2014 tarihlerini kapsayan sözleşmenin 1. maddesi gereğince, sözleşme ekinde belirtilen tarihlerde davacı tarafça, 22 odanın davalı şirkete tahsis edileceğinin belirlendiği, sözleşmenin 12. maddesine göre, tesisin, her ne sebeple olursa olsun, müşterinin otele giriş tarihinden 24 saat evvel yapılan iptaller için herhangi bir ... (konaklama yapılmayan oda için ücret talep etme hakkı) uygulayamayacağı, yani davalıya tahsis edilen ancak konaklama yapılamayan odalar için ücret talep edilemeyeceği, buna göre davacı tarafından, davalıya tahsis edilen 22 odada konaklama yapılmadığı gerekçesiyle davacının ücret talep etmesinin sözleşmeye uygun olmadığı, ayrıca uğranılan zararın, somut ve ispata elverişli delillerle ispatlanamadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. DAİREMİZİN 25/01/2024 TARİH VE 2020/1934 ESAS 2024/114 KARAR SAYILI KARARI İLE: Taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, davacının, sözleşmenin 1. maddesine göre, sözleşme ekinde olduğu belirtilen hangi tarihler arasında davalıya oda tahsis etme yükümlülüğünün bulunduğu ve hangi tarihte kaç odanın iptal edildiği belirlendikten sonra sözleşmenin 12. maddesine göre, davacının, otele giriş tarihinden 24 saat evvel yapılan iptaller için herhangi bir no-show uygulayamayacağı davalının iptal talebini zamanında otele göndermesi ve gönderdiğini ispat edebilmesi şartına bağlandığından belirlenen tarihler ile ilgili davalıya, iptal talebini zamanında davacıya gönderip göndermediğini usulü dairesinde ispat etme imkanı da tanınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre, davacının konaklama bedeli talep edebileceği gözetilerek gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/04/2025 TARİH VE 2024/98 ESAS 2025/277 KARAR SAYILI KARARI İLE: İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda, dosya kapsamına göre alınan 05/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre taraflar arasında 01/04/2014 ile 31/10/2014 tarihlerini kapsayan sözleşmenin 12. maddesinde müşterinin otele giriş tarihinden 24 saat evvel yapılan iptaller için herhangi bir ... (konaklama yapılmayan oda için ücret talep etme hakkı) uygulayamayacağının düzenlendiği, bilirkişi raporu ile taraflarca sunulan rezervasyon talepleri tablosu ile rezervasyon formlarının uyumlu olduğu, sunulan belgelere göre rezervasyon iptalleri olmadığının tespit edildiği, davalının sözleşmeye aykırı davrandığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçelerine istinaden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece tesis edilen kararın istinaf kaldırma ilamında yazılı gerekçeye aykırı olduğunu, dosyada bulunan sözleşme ve oda rezervasyon bilgi formlarından anlaşılacağı üzere, işletmede mevcut 22 adet odanın sürekli olarak davalıya rezerve edileceği kararlaştırılmasına rağmen davalının farklı tarihlerde hiçbir bildirim yapılmaksızın toplamda 32 adet oda rezervasyonunu kullanmayarak müvekkilini mali olarak zarara uğrattığını, davalının bu rezervasyonlara ilişkin bir iptal durumunu/talebini 24 saat önceden müvekkiline gönderdiğini ispat edemediğini, dolayısıyla kaldırma gerekçesine göre müvekkilinin tazminat talep etme hakkının olduğunu, ayrıca mahkeme kararında "rezervasyon iptalleri olmadığı" şeklindeki gerekçenin somut olay ile uyuşmadığını, no snow uygulaması yapılabilmesi için zaten herhangi bir rezervasyon iptalinin bulunmaması gerektiğini, mahkemenin gerekçesinin aksine müvekkilinin talebinin, yapılan rezervasyonların, 24 saat kalaya kadar iptal edilmemesi, iptal edilmemesine rağmen ise davalı tarafça kullanılmaktan imtina edilerek bedeli ödenmeyen odalara ilişkin sözleşmeye göre talep edilen no snow bedeli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeye aykırılık sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/400 Esas 2015/137 Karar sayılı kararı ile, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiş olup akabinde dosyanın gönderildiği Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce kaldırılmasından sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde işbu istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davalının, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davranıp davranmadığı, bu sebeple davacının maddi zararının bulunup bulunmadığı ve miktarı ile bu doğrultuda davacı tarafından, sözleşme hükümlerine göre davalıdan bir talepte bulunulup bulunulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/03/2019 tarihli raporda; taraflar arasında otel odalarının satışına yönelik 01/04/2014 - 31/10/2014 tarihleri arasında 6 aylık turizm sezonunu kapsayan genel bir otel kontenjan ve fiyat anlaşması sözleşmesinin düzenlendiği, davacının, somut verilere dayanmadan otel odalarından 22 tanesini davalıya opsiyonladığı ve boş kalan günler içinde rezerve edilen ve rezerve iptali yapılmaksızın opsiyonda tutulan oda sayısı kadar temizlik ve gıda malzemesi bulundurmak zorunda olduğu için gıda maddelerinden artmak suretiyle bozulan malzemenin tutarı kadar zarar ettiğinden bahisle herhangi bir hesaba ve somut delile dayanmadan şimdilik kaydıyla 50.000,00 TL'nin tazminini talep ettiği, otel işletmeciliğinin tanımı gereği, temizlik malzemesi, aşınma ve yıpranma (amortisman), kira personel, reklam ... gibi birtakım sabit giderleri -otel boş kalsa bile- üstlenmek zorunda olduğu, işin doğası gereği bir takım asgari masrafların yapıldığı, bu masrafların neler olduğu, belgeleri ve bu masrafların davalının hangi eylemleri sonucu yapıldığının ispat edilemediği, davacının, zararını ispat eden somut bir delil sunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesi yer alan "kontenjanların da bildirim yapılmaksızın otomatik olarak iptal edileceği..."; 12. maddesi "Tesis her ne sebeple olursa olsun, müşterinin otele giriş tarihinden 24 saat evvel yapılan iptaller için herhangi bir ... uygulayamaz (otelde konaklamayan müşterinin parasını Mika Tur'dan talep edemez)" ve diğer maddeleri ile turizm ve otelcilik sektörünün genel uygulama ve kabulleri gereği davacının, davalıdan alacaklı olduğunun söylenemeyeceği, davacının uğradığı zararları ispat edememekle birlikte, herhangi bir zarar oluşmuş olsaydı bile sözleşme hükümleri karşısında oluşan bu zararın davalıdan talep edilemeyeceği bildirilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece farklı bir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/03/2025 tarihli raporda; davacı tarafından sunulan bilgi/belgeler, dava dilekçesi ve eklerinden, hangi tarihlerde ve hangi rezervasyonların iptal edildiği, şayet edildiyse hangi tarihte iptal edildiğinin açık ve net olarak anlaşılamadığı, davacının öncelikle, davalının sözleşmeden kaynaklanan borç veya borçlarını ihlal ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu, ancak gerek dava dosyasına daha önce sunulan 25/03/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki sektörel tespitlere, gerekse işbu rapordaki sektörel tespitlere göre, davacı, davalının sözleşmeden kaynaklanan borç veya borçlarını ihlal ettiğini ispata yönelik somut delil sunmadığından davalının borç veya borçlarını ihlal ettiğini ispat edemediği bildirilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında 01/04/2014-31/10/2014 tarihleri arasında geçerli Oda Kontenjan ve Fiyat Anlaşması Sözleşmesi imzalandığı sabittir. Sözleşmenin 1. maddesine göre, davacı (tesis), sözleşme ekinde belirtilen tarihler arasında 22 adet standart odayı davalıya (tur operatörü) tahsis etmekle yükümlüdür. Sözleşmenin 7/2 maddesinin son cümlesinde, tesisin, tur operatörünün gerçekleşmeyen hiçbir konaklamasına no-show uygulayamayacağı; sözleşmenin 12. maddesinde ise, tesisin, her ne sebeple olursa olsun müşterinin otele giriş tarihinden 24 saat evvel yapılan iptaller için herhangi bir no-show uygulayamayacağı (otelde konaklamayan müşterinin parası davalıdan talep edilemez), davalının, iptal talebini zamanında otele göndermesi ve gönderdiğini ispat edebilmesinin iptal için yeterli olduğu, tesisin, iptal taleplerini 24 saat içerisinde davalıya konfirme ederek geri göndermekle yükümlü olduğu, geri gönderilmeyen iptal konfirmelerinden davalının sorumlu tutulamayacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemenin ara kararı ile, sözleşme ekinde belirtilen hangi tarihler arasında davalıya oda tahsis etme yükümlülüğünün bulunduğunu ve hangi tarihte kaç odanın iptal edildiğini beyan etmesi için süre verilen davacı vekili 11/03/2014 tarihli beyan dilekçesinde, 01/05/2014-08/06/2015, 09/06/2014-30/06/2014, 01/07/2014-27/07/2014, 28/07/2014-08/09/2014, 09/09/2014-30/09/2014, 04/10/2014-07/10/2014 tarihleri arasında işletmede mevcut 22 adet odanın sürekli olarak davalıya rezerve edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının 17/05/2014-18/05/2014 tarihinde 12 oda, 29/05/2014-30/05/2014 tarihinde 20 oda, 04/06/2014-05/06/2014 tarihinde 15 oda, 12/06/2014-13/06/2014 tarihinde 18 oda, 16/06/2014-17/06/2014 tarihinde 18 oda, 19/06/2014-20/06/2014 tarihinde 17 oda kullanım talebinde bulunarak hiçbir bildirim yapmaksızın toplamda 32 adet oda rezervasyonu karşılığı müvekkilinin zarara uğradığını bildirmiştir. Bir başka anlatımla davacı taraf, belirtilen tarihlerde 22 adet odanın tamamının kullanılması gerekirken bildirim yapılmaksızın kullanılmayan toplamda 32 adet oda rezervasyonu sebebiyle zarara uğradığını ileri sürmüştür. Davacı vekilinin beyanında belirttiği tarihler ve bu tarihlerde rezerve edilen oda sayısı ile cevap dilekçesi ekinde sunulan rezervasyonların konfirme edilmesi talebini içeren formlarda ki tarih ve oda sayılarının birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre belirtilen tarihlerde ve sayıda konaklamanın gerçekleşmediğine yönelik aksine bir iddia bulunmamakla birlikte davacı taraf, 22 adet odanın tamamının bildirim yapılmaksızın kullanılmadığından bahisle zararının oluştuğunu ileri sürmüş ise de, davalının, rezerve edilen odalara ilişkin bir iptal talebi bulunmamaktadır. Sözleşme uyarınca, davacı, sözleşme ekinde belirtilen tarihler arasında 22 adet standart odayı davalı tur operatörüne tahsis etmekle yükümlü olup bu noktada üzerinde durulması gereken husus, davalı tarafından 22 adet odadan daha az sayıda rezerve işlemi yapılması halinde davacının bu sebeple bir talep hakkının bulunup bulunmadığı üzerinde durmak gerekir. Davacı vekili 11/03/2014 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği tarihler arasında işletmede mevcut 22 adet odanın sürekli olarak davalıya rezerve edileceğinin kararlaştırıldığını ileri sürmüş olup söz konusu tarihler "fiyat tablosu" başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde de yer almaktadır. Ancak iddia edilenin aksine, sözleşme uyarınca davalı tur operatörünün her rezervasyonunda 22 adet odanın tamamını kullanması gibi bir zorunluluk bulunmayıp davalının rezervasyon yaptırmak istemesi halinde 22 adet odaya kadar rezervasyon hakkının bulunduğunu kabul etmek gerekir. Yoksa bu sayının altında yapılan rezervasyonlar bakımından davacının bu sebeple davalıdan zarara uğradığından bahisle talepte bulunması mümkün değildir. Kaldı ki davalının 07/01/2014 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu e-mail yazışmalarında, 22 adet odanın bir gece için konfirme edilmesinin istendiği tarihlerin bir kısmında tesisin dolu olduğunun davacı tarafından gönderilen e-mail ile bildirildiği dikkate alındığında davacının, 22 adet odanın sürekli olarak davalıya rezerve edileceğine yönelik iddiası da yerinde değildir. Bu sebeple davalı tarafından yapılan bir iptal işlemi olmadığından ve sözleşmeye göre 22 adet odadan daha sayıda yapılan rezerveler bakımından davalının ödeme yapma yükümlülüğü de bulunmadığından mahkemece davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/98 Esas, 2025/277 Karar sayılı ve 29/04/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026