11. Hukuk Dairesi 2014/16426 E. , 2015/1584 K. "" MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2013/69-2014/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala…
**11. Hukuk Dairesi 2014/16426 E. , 2015/1584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2013/69-2014/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2010/46705 sayılı "...." ibareli marka tescil başvurusunun davalı ...'nin itirazı sonucu "..." ve "..." ibareli markalar nedeniyle ...'nın 2013-M-61 sayılı kararı ile 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden nihai olarak reddedildiğini, ancak başvuru ile redde mesnet markaların benzemediğini, şekil unsurları ile "..." ibaresinin yeterli ayırdediciliği sağladığını, müvekkilinin başvurusundaki "..." ibaresi ile redde mesnet markalardaki "..." ibaresinin farklı anlamlara geldiğini, "..." ibaresinin ayırdediciliğinin bulunmadığını ileri sürerek ..'nın 2013-M-61 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının "..." kelimesini, "..." kelimesinden yararlanmak için değiştirerek başvuruda bulunduğunu, işaretlerin "..." baskın unsurları nedeniyle birbirlerine benzediğini, iltibas tehlikesinin doğacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının "başlık" anlamına gelen "..." kelimesini değil de müvekkili markaları ile iltibasa neden olan "..." kelimesi için tescil başvurusunda bulunduğunu, anlamı ve tanımlayıcılığı olmayan "..." kelimesine müvekkilince ayırdedicilik vasfı kazandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflara ait işaretlerin aynı/aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, işaretlerin kelime unsurlarında "..." ibaresi ortak ise de davacı markasında bulunan "..." ekinin kelimeye ayrı bir anlamsal, görsel ve işitsel farklılık kattığı, bu itibarla "..." ekinin ayrıca davalının markasında bulunan şekil unsurunun da ayırt ediciliği sağladığı, markaların benzer olmadığı, tüketicinin karışıklık yaşamayacağı, iltibas tehlikesinin doğmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.