10. Ceza Dairesi 2021/4328 E. , 2024/15677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/189 E., 2016/22 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet HÜKÜM : Değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
**10. Ceza Dairesi 2021/4328 E. , 2024/15677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/189 E., 2016/22 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet HÜKÜM : Değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçundan mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçu yönünden onama, 2. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanığın 15.06.2015 tarihli eylemi hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca 04.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 37 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi ve 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2015/189 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe; 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Mahkûmiyet kararının verildiği 26.01.2016 tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. A. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 26.01.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarih, 2015/189 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.