Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı... Şirketi'nde 11.000 TL'ye karşılık 22 payla şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin içinde bulunduğu finansal ve hukuki durum sebebiyle müvekkilinin 1.895.000 Euro kullandığı krediye kefil olduğunu, ancak şirketin kredi borçlarını ödememesi üzerine müvekkilinin faizleri ile birlikte bu kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, şirketin halen aktif olmayıp faaliyete geçmediğini, 09.09.2014 tarihinde başlayan kredi faiz ödemeleri için şir
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/06/2019KARAR TARİHİ : 28/09/2020GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 21/10/2020Mahkememizde görülmekte bulunan tirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı . .. 'nun aboneliği bulunmadığını, davalı borçlunun kullanmış olduğu iş yerinde tutulan tutanaklarda davalının yapılan kontrollerde sayacı devre dışı bırakarak ölçümsüz bir şekilde enerji kullandığını. kullanılan kaçak elektrik bedelinin tahsili için müvekkil kurum tarafından 57.577,37 TL üzerinden Gaziantep İcra Müdürlüğü’nün ..../... esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalı 06.05.2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiğini, itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri olan Gaziantep Tüketici veya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek, kısaca davanın reddini savunmuştur.UYUŞMAZLIK:Dava, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre tahakkuk ettirilen bedelin davalıdan tahsiline dair Gaziantep İcra müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.GEREKÇE VE KANAATTarafların iddia ve savunmaları ile duruşmadaki beyanları ve dosyadaki evrakın birlikte değerlendirilmesi neticesinde:Öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.Dosya kapsamında yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı ile diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının abone grubunun "ticarethane" olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, eldeki davada davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı ve davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'nin görevi kapsamında kalmadığı açıktır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Tacir'in tanımının yapıldığı 6102 sayılı TTK md.12'ye göre, "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." Esnaf'ın tanımının yapıldığı TTK m.15'e göre, "(1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır."5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3/1-a maddesinde, ''Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri'' olarak ifade edilmiştir.