21. Hukuk Dairesi 2012/15921 E. , 2013/20719 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden dolayı yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünül…
**21. Hukuk Dairesi 2012/15921 E. , 2013/20719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden dolayı yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, anne ve babanın iş kazası sonucu ölen sigortalı çocukları nedeni ile iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre ile BK’nun 125.maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçtiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin 1.3.1995 tarihinde ... San.Koll.Şti.nezdinde Marmara adasında bulunan mermer çıkarma işinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu 23 yaşında iken bekar olarak öldüğü, 28.8.1995 tarihli SSK müfettiş raporu ile olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacılar tarafından gelir bağlanması istemi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan başvuru üzerine 1.3.1995 tarihinde iş kazası sonucu ölen ... sağlığında davacıların geçimine sürekli katkıda bulunmadığı ve davacı baba ...'ın sigortalı işte çalıştığı gerekçesi ile gelir bağlanmasının mümkün olmadığının bildirildiği, aynı mahkemenin 2005/792 Esas ve 2006/792 Karar sayılı dosyası ile 07.11.2005 tarihinde ... ve ... Aleyhine sigortalı ... mirasçılarına aylık bağlanması istemli olarak açılan davanın süresi içerisinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu dosya kapsamında bulunan; Eyüp 4. Noterliğinde 6907 yevmiye nolu 06.04.1995 tarihinde düzenlenmiş feragat ve ibraname ile davacıların davalı ...'nden 15.000,00 TL alarak anılan şirketi bu olay nedeniyle doğan tüm alacak ve haklarından ibra ile feragat ettikleri,aynı mahkemenin 2006/611 ve 2008/315 Esasına kayıtlı dosyalar ile davacılar vekili tarafından davalılar aleyhine aynı mahiyetli iki davanın açıldığı, davaların takipsiz bırakılarak açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacılardan ...'ın 1.8.2001 tarihinden itibaren 506 Sayılı Yasaya tabi yaşlılık aylığı aldığı,davacı ...'ın ise herhangi bir gelir ve aylık almadığı,yapılan kolluk araştırmasında davacılara sağlığında sigortalı ...'ın baktığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 24 maddesinde, sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken gelirlerin toplamı, sigortalının yıllık kazancının % 70 inden aşağı ise artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir olarak verileceği, ancak bunların her birinin hissesi sigortalının yıllık kazancının % 70 inin dörtte birini geçemeyeceği bildirilmiştir. 4958 sayılı Yasa'nın 35. maddesi ile 06.08.2003 tarihinde yapılan değişikten önceki 506 sayılı Yasa’nın 69. maddesinde, geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına ölüm aylığı bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. 4958 sayılı Yasa'nın 35. maddesi ile 506 sayılı Yasa'nın 24. maddesindeki “ geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibarelerinin değiştirilip yerine” Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan” ibarelerinin getirtilmiş olması, bu tür yeni yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil, ani etkisi söz konusudur. 506 sayılı Yasa’nın 99. maddesinde zamanaşımı ve hakkın düşmesi ile ilgili düzenleme yer almaktadır.Bu maddeye göre, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından kazanılan diğer haklar ile hastalık ve analık sigortalarından doğan haklar ise, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.Geçici iş göremezlik ödeneğini veya herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığını beş yıl içinde almayanların, söz konusu ödenek, gelir veya aylıkları ödenmez.” 5510 Sayılı Yasanın 97/1.fıkrasında "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. (Mülga cümle:17.04.2008-5754 S.K./57.mad) Buna göre söz konusu yasal düzenlemelerde gelir ve aylıklar ile kazanılan diğer haklarla ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü süreden söz edilmiş ise de iş kazası,meslek hastalığı ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmez ise zamanaşımına uğrayacağı,bu durumda olanların gelir ve aylıklarının yazılı istek tarihini takip eden aybaşından başlayacağı bildirilmekle olayın iş kazası olması halinde şartları var ise hak sahiplerine yazılı talebini takip eden aybaşından itibaren iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması mümkündür. Somut olayda,yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işin esasına girilerek karar vermek gerekirken hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Öte yandan; gelir bağlanması konusunda sorumluluğu bulunmayan davalı işveren hakkında davanın husumet yokluğundan reddine karar vermek yerine Sosyal Güvenlik Kurumu dışında kalan davalı hakkında da hüküm kurulması hatalı olmuştur. Yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Kurumu dışında kalan davalıların gelir bağlanması ile ilgili sorumluluğu bulunmadığından haklarında açılan davanın reddine karar vermek,davacıların yazılı talep tarihine göre,davacı anne ve babanın geçimini sağlığında sigortalı tarafından sağlandığı anlaşılmakla 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere sosyal güvenlik kurumlarından gelir alıp almadıklarını araştırmak,sonucuna göre davacılara bekar olarak ölen sigortalının sağlığında desteğinden yararlandıklarının kabulü halinde yazılı talep tarihini takip eden aybaşından itibaren iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmasına karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.